Hatçe

Hatçe
@haticecevik69_
Anasının karnından öğrenci olarak doğdu.
Hemşire adayı
19 okur puanı
Haziran 2022 tarihinde katıldı
Puan vermedi·208 syf.··
2025 12. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 23:50
Reşat Nurinin dili o kadar güzel ki edebi haz denen duyguyu derinden hissettim. Kitapta hayatı boyunca çabalamadan büyüyen ve sonrasında da elinde belli yetenekleri varken dilenciliği tercih eden bir Miskin var. Bu Miskinin en büyük düşmanı gurur o içindeki insani duyguyu törpüleyerek mesleğini -kendi deyimiyle sanatını- icra etmeye çalışıyor. Kaderle yollarını kesiştiren İsmail'i maddi yük olduğu için değil manevi yük olduğu için sevmiyor ve istemiyor. Çünkü onda bir ruh kıpırdatması oluşturuyor ve kendini sorgulattırıyor. Aslında onu çok seviyor ama korkuyor ondan. Onun bilgiye olan merakı ve açlığı kudurtuyor onu. Çünkü kendisinde olmayan tarafı gösteriyor ona. Kitapta emeğiyle belli bir refaha eremeyen tonla insan var. Bu ülkemizin hâlâ çok acı bir durumu. Talat, muallim, ve daha tonla dilendiği memur, işçi... Miskinler tekkesini; yazarının şahane dili, ve akıcılığı açısından öneririm.
Miskinler TekkesiReşat Nuri Güntekin · İnkılap Kitabevi · 20102,688 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Hatçe

, bir kitap okudu
Puan vermedi·208 syf.··
25 saatte okudu
·
2025 12. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
7.6/10 · 2.688 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 11. kitabı
Romanda üç karakter var: Şuçi, Dazai, Yozo. Yozo, kitabın ana karakteri. Şuçi ile bağlantılı yaşam benzerliği açısından Dazai, Şuçi’nin edebi karakteri. Yozo hayatı boyunca soytarılık maskesi altında saklanan biri. İnsanları anlamıyor ve anlamadığı için onaylanma ihtiyacını karşılayamıyor. Soytarılık maskesi altında güldürerek bunu karşılıyor, böyle kabul edildiğini hissediyor. Oysa ki insanlardan korkan melankolik bir yapısı var özünde. Hayatının üç aşaması var: Birincisi, soytarılık yaparak onaylandığını fark ettiği ve bu maskeyi taktığı zaman. Çocukluk fotoğrafında mutlu olmadığı halde şebekçe sırıtması. İkincisi, bu maskeye alışıyor ve harika bir oyuncu oluyor. Artık maskesi yüzüne perçinlenmiş. Bu durumu şu alıntıyla açıklığa kavuşturabiliriz: > “Öğrenci formasını giymişti ve göğüs cebinden beyaz bir mendil sarkıyordu. Hasır sandalyeye oturup bacak bacak üstüne atmıştı ve gülümsüyordu. Bu seferki gülümsemek karışıklıkları olan bir maymunun gülümsemesi değildi. Ama oldukça başarılı bir gülümsemeydi; yine de bir insanın gülümsemesinden farklıydı ve bir şey eksikti.” Çünkü kendi olamıyor. Artık soytarılık maskesini çok iyi takıyor ama kendi olmadığı için bir şeylerin eksik olması normal. Üçüncü dönem: Ne mutlu ne mutsuz, silik bir görüntüsü var. Burada olgunlaşmış ama çoktan kendi olmaya geç kaldığı için kendine ait değer yargıları yok. Bu yüzden böyle arafta kalmış bir ifadesi var. Biraz da Yozo’nun ilişkilerinden bahsedelim: Maskesini düşüren Takeiçi: Yozo, soytarılık yaparak kendini ait hissetmeye çalışıyordu. Ama Takeiçi bunu fark etti ve onun kendini berbat hissetmesine neden oldu. Çünkü kendini onun gözünde ikiyüzlü hissetmişti ve bunu yaymasından çok korkmuştu. Bu ona göre kendini çıplak görmesi gibi bir şeydi. Bu yüzden ona kendini kanıtlamaya
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma