Gerçekte, ben ortada bellek olmadığını hep düşünmüşümdür, insan soyu için bu, bir kendini savunma biçimi olabilir. Şu pek bilinen: “ne iyiydi o eski zamanlar”, hiç de, geçmişte mutsuzlukların daha az olduğu anlamına gelmez, ama bunlar hemen unutuluverir. Kuşkusuz, bu deyimin evrensel bir değeri de yoktur; örneğin ben, öncelikle kötü şeyleri hatırlamaya düşkünümdür, o denli ki, neredeyse: “ ne kötüydü o eski zamanlar” diyebilirim, ne var ki, şimdiki zaman da bana geçmiş kadar kötü gözüküyor ; öylesine belalar ve öyle acımasız suratlar, öyle çok kötülükler anımsıyorum ki, benim için bellek, iğrenç bir utanç müzesini aydınlatan titrek ışık gibidir.