“bak sadullah efendi, dünya geniş, büyük derler ama oturacak yer bulamazsın, oturursun da hiçbiri senin olmaz. dünya geniş falan değildir; burası dar, sıkışık bi’yerdir.”
“durur durur aynı şeyleri okur, durur durur aynı resme bakar, durur durur aynı şarkıları dinlerdi. ama aynı şeyi okuduğu, baktığı ve dinlediği hiç belli olmazdı, yeni ve hayretliydi.”
“artık etrafına bakmıyordu; zaten ne var, ne yok biliyordu. içimdekini görecek olduktan sonra. aylardır her tarafta yalnız içinde bulunanları görüyordu.”