Hatice Akb

Hatice Akb
@haticeeakb
“ne kadar mustarip olursanız olun, güneş bu ıstırabın arasında er geç bir çatlak buluyor, oradan altın bir ejder gibi kayıyor. sizi iç mahzeninizden çıkarıyor, bir yığın imkanı bir masal gibi anlatıyor. sanki, ‘bana inan, ben her mucizenin kaynağıyım, herşey elimden gelir; toprağı altın yaparım. ölüleri saçlarından tutup silker, uykularından uyandırırım. düşünceleri bal gibi eritir, kendi cevherime benzetirim. ben hayatın efendisiyim. bulunduğum yerde yeis ve hüzün olamaz. ben, şarabın neşesi ve balın tadıyım’ diyordu. ve bu nasihati dinleyen hayat, her üzüntünün üstünde cıvıl cıvıl ötüyordu.”
Sayfa 22 - Dergâh Yayınları
Edebiyat
Reklam
(..) betimlemeyi okurken buruna akdeniz kokusu geliyor
“bunlar, elmas kadar parlak bir güneşin altında, bin türlü arızasında onu kabul eden, onunla değişen, hiddetli sükuneti, uzun baygınlıkları, lezzetleri hep onunla beraber yürüyen bir denizin karşısında, bayıltıcı portakal çiçeği, hanımeli, fül kokuları arasında oluyordu.”
Sayfa 23 - Dergâh Yayınları
Edebiyat
“bir gün, her ninnide milyonlarca çocuk başı ve rüyası vardır, demişti.”
Sayfa 15 - Dergâh Yayınları
Edebiyat
her hâli ve bakışıyla dünyaya ve dünyanın şu çağına “evet, buradayım ama ben, sizlerden değilim.” bakışı ile bakardı.
Sayfa 77 - İletişim Yayınları
Edebiyat