Hatice Efe

Hatice Efe
@haticeuefe
İstanbul, 24 Nisan
91 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Bağlanmanın Hazin Sonu
7/10
·128 syf.··
2024 14. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2024 01:27
İnsan; noksandan gelir. Eksik olandır, kusurlu olandır. Bundan dolayı insanı yüceltmek bizi olduğumuzdan daha eksik yapar. Yargılanmayı bekleyen bir mahkûm olan Eizõ Shimamura; yücelttiği, dost bildiği, zekası karşısında küçük dilini yuttuğu Savcı Hachirõ Tsuchida’yı hayatının tam orta noktasına koymuştu. Tsuchida, onu öyle güzel yontmuş, etkilemişti ki adeta Shimamura’yı çırağı haline getirmişti: Şeytanın Çırağı… Kendini düşüncelerini terk edip başkasının zihniyle yaşayan Shimamura, aşık olduğu şeytan tarafından aldatılınca başka birine bağlanır ve yine terk edilince önce okulunu sonra ailesini bırakarak amaçsızca yaşamaya başlar. Her gün gittiği kafedeki kızla tanışır, ona ihtiyacı olduğunu anlayınca onunla evlenir. Fakat atladığı bir şey vardır; kızı sevdiğinden değil, sadece bağlanması gereken birinin açlığını bastırmak için evlenmiştir. Eşi Tsuyuko, itaatkâr biridir. Bu durum zamanla Shimamura’yı çileden çıkarmaya başlar çünkü hayatında ilk defa itaakâr olan o değildir. O kadar alışmıştır ki itaat etmeye, yönetilmeye, çıraklığa. Eşini öldürmeye karar verdiğinde aslında son vermek istediği şey eşinin hayatı değil, içinde bulunduğu duruma son vermekti. O bir çıraktı, şeytanın çırağıydı ve öyle kalmalıydı. İnsan alışkın olmayınca mutluluk bile dayanılmaz gelebilir. Ve bazı adımların geri dönüşünü olmayabilir: şeytana tutkuyla bağlanmak gibi…
Şeytanın ÇırağıŞiro Hamao · İthaki Yayınları · 20249,7bin okunma
Kendimi bilmiyorum. Adımı bilmiyorum.
7/10
·136 syf.··
2022 10. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2022 00:00
Tek bildiği hiçbir şey bilmediği. İnsanın çelişkiler ve ihtimaller dünyasında kendini bulma çabasını, bildiğinde bildiğine pişman olacağını bilmeden çıktığı yolculukta yaşadığı gerçek dışı bir olay örgüsü. İnsanın Acayip Kısa Tarihi, insanlık tarihi boyunca öğrenme arzusunu, bu arzuya ulaşmak için çıktığı yolda tüm yolları deneyerek adeta bir yaprak gibi oradan oraya savruluşunu konu alır. Gerçeğe giden yolda kendi zihniyle çatışan başkarakter, çevresinde olup bitenleri gözlemleyerek ilerlemeye çalışıyor. Kendince tanımlamalar, doğrular belirliyor. Bunlar belki doğru belki yanlış hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. Esasen başkarakterin aradığı şey bilmek istediği değil bilmeyi aramak. Unutmak istediği acılarının bedeli. Fakat atladığı bir nokta var; acı tatlı yaşadıklarımız bizim her bir zerremizi oluşturur. Bunlardan birinin (kötünün bile) eksikliği bizi biz olmaktan çıkarıyor. Yaşamak, sonunu hatta bir saniye sonrasını bile bilmediğimiz korkunç ama bir o kadar da merak uyandırıcı yolculuktur. "Hatırladıkça anlarmış insan. Unuttukça tükenirmiş." Hafıza bellek gibidir, kapasitesi dolana kadar alır. Kapasitesinin dolduğu gün vademiz dolmuş demektir. Hafıza sınırlıyken niçin içine alacakları sıradan, hatırladıkça kedere boğan hatıralarla dolsun ki? Hayatta bir hakkımız varken niçin pişmanlık doldursun ömrümüzü? Pişmanlık asla kaçamayacağımız bir canavar gibidir. Önemli olan onun karşısında durabilecek cesareti göstermek. Korkak, kendinden bihaber olursan, mücadele etmek yerine kaçarsan, aynı yerde çaresizce dönüp durmaya mahkum kalırsın.
Edebiyat
İnsanın Acayip Kısa TarihiGüray Süngü · Ketebe Yayınları · 20212,375 okunma
7/10
·148 syf.··
2021 57. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2021 00:00
Bize çizilen yolu, nesilden nesile aktarılan veya aktarılmak istenen kalıplaşmış düşüncelerden sıyrılmak ve kendini bulmak için yaşamak... Siddhartha, ona öğretilen ve dayatılan hayatı, düşünceleri kabullenmeyip kendisi hayatı öğrenerek tecrübeler edinerek kendi yolunu kendi çizmeyi hedefleyen genç bir adam. Bu yolda edindiği iyi, kötü tüm tecrübeler olmasa Siddhartha olmazdı. Hayatımız da aynı bu şekilde ilerliyor. Attığımız her yeni adım bizi biz yapıyor. Yaptıklarımızdan ve bize yapılanlardan çıkardığımız dersler, pişmanlıklar, keşkeler benliğimizi oluşturuyor. Evini, ailesini, dostlarını bırakıp arayışa düşen Siddhartha, çıktığı bu yolda çeşitli insanlarla tanışıyor. Ve her birinden birçok şey öğrenirken onlara da birçok şey öğretiyor. Yaşı, mertebesi, eğitim seviyesi ne olursa olsun herkesin herkesten öğrenecek çok şeyi olduğu gerçeğini okuyoruz.
Edebiyat
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202446,9bin okunma
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2021 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Ağustos 2021 12:40
İki farklı hayat, iki farklı düşünce, iki farklı yaşam tarzı... Felâtun Bey alafranga özentisi olup tabiri caizse at gözlüğü takmış, kendi düşünceleri dışındaki bütün düşünceleri ve kişilikleri yerle bir edip kendini yüceltme çabasında olan bir bey iken Râkım Efendi ise kendi ayakları üzerinde durmayı küçük yaşta öğrenmiş, her türlü bilgiye açık ve aç, alaturka yaşam sürdürürken alafrangadan da nasibini alan bir beydir. Yazar, bu iki bey üzerinden Türk klasiklerinde sıkça gördüğümüz yanlış batılılaşmayı ele alırken aynı zamanda bu yeniliği layıkıyla yerine getiren kesimi de unutmuyor. Kitapta yine o dönemde kadınlarında toplumsal yaşamına yer veriliyor. Yazar, kitaptaki kadınların neredeyse her birini farklı bir statüden ve milliyetten sunarak, tamamıyla bu konu üzerinde durmasada konuya değinmiş ve gayet akıcı bir dille anlatmıştır. Unutmayın, zıtlıklar her zaman olaylara objektif bakmamızı sağlar.
Edebiyat
Felâtun Bey ile Râkım EfendiAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202528,1bin okunma
9/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2021 19:18
Hayatta yerimizi belirlerken kalıpları kullanmak farkındalıkları yok eder, tekdüze bir yaşam sunar. Oysaki hayatımızı şekillendiren, anlam kazandıran şeylerdir farklılıklar. Kitapta burjuva ahlakı ile yaşamını sürdüren, bu sebeple de artık hissiz, sıradan ve basmakalıp baş karakter, burjuvalığa ters olan suç işleme eylemini farkında olmadan gerçekleştirdikten sonra suçluluk duyduğunu fark ediyor ve ilk defa duygu durumunda bir değişiklik olmasının sevinciyle içindeki kötülüğün yaşadığını, duygularının yaşadığını görüyor. Bu keşif onu eski hayatından ve eski ruhundan koparıp hayatın en tepesinden en derinine çekiyor ve bu sayede aslında insanın yaşadığını hissetmesi için gerekli olan yaşamın varlığını görüyor. Bir anda yaşadığı bu hızlı değişimin onun ruhunda ve düşüncelerinde yarattığı aydınlanmaları okuyoruz. Kitabı okuyan herkesin hayatında kalıplaştırdığı düşüncelerinin aslında kişisel olarak büyük bir eksikliğe yol açtığı, kendini yeniliğe kapatmanın ve maalesef bu sebeple hayatı bütünüyle görüp, hissetmekten mahrum kaldığını fark etmesi dileğiyle. İyi okumalar.
Edebiyat
Olağanüstü Bir GeceStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023171,4bin okunma