Batı'da, bir kişi piyasada para kazanır ve bunu iktidarı satın almak veya etkilemek için kullanır. Doğu'da kişi iktidarı ele geçirir ve bunu para kazanmak için kullanır. Ahlaki açıdan ikisi arasında bir fark yoktur, ancak ekonomi ve devlet üzerindeki etkileri çok farklıdır.
Bir zamanların büyük Osmanlı İmparatorlugu yenildi ve işgal edildi, kendisine bağlı İslam toprakları muzaffer devletler arasında bölüştürüldü. Teknik olarak tarafsız olmasına rağmen İran bazen müttefik, bazen rakip, bazen her ikisi olarak davranan İngiliz ve Rus kuvvetleri tarafından istila edildi.
1860'lı yılların ortalarında yeni bir hareket başladı: Genç Osmanlılar. "Genç" kelimesinin kullanımı bile ilginçtir. Artık Batı dünyasında "genç" kelimesini olumlu bir siyasi terim olarak kullanmaya alışkınız. On dokuzuncu yüzyıl Ortadoğu'sunda bu kelime yeni ve garipti. "Genç" deneyimsiz ve ham çağrışımı yapıyordu ve hiçbir grup genç oldukları için bir makama talip olmayı düşünemezdi. Aksine, saygı anlamına gelen bütün kelimeler yaşlı, kıdemli anlamına gelir. "Yaşlı" için Arapçada şeyh ve Farsçada pir kullanılır. Her ikisi de siyasi veya dini otoriteye dair yan anlamlar taşır. Türkçe ağa kelimesinin temel anlamı "büyük kardeş/ağabey"dir. Bazı Türk dillerinde "baba'', "amca'' ve hatta "abla'' anlamına gelir. Osmanlı'da ise bu kelime askeri veya diğer alanlarda emir ve otorite anlamlarını taşır. Yeniçeri Ağası birlikleri kumanda eder, devletin haremindeki siyahi hadımların başı olan Kızlar Ağası ise bu kurum içerisindeki düzeni sürdürüyordu. Batı dillerinde yaş -kıdem-için benzer bir saygı ifadesi vardır; elder, alderman, senate, senator ve senior gibi kelimeler ortak anlamlara sahiptir. Hem Genç Osmanlılar'ın hem de halefleri olan Genç Türkler'in, isimlerindeki "genç" kelimesinin Türkçedeki günlük kullanımından kaçınmaları dikkate değerdir. Genç Osmanlılar kendilerine Yeni diyordu. Genç Türkler kendilerine Fransızca isimlerinin çeviriyazımını kullanarak jöntürk diyorlardı.
Batılılar, tiranlık ve özgürlük kavramları arasında iyi ve kötü devleti düşünürler. Ortadoğu'da serbesti veya özgürlük hukuki değil siyasi bir kavramdır. Bu ifadeler köle olmayan biri anlamına geliyordu ve Batı'nın aksine Müslümanlar köleliği ve özgürlüğü siyasi metafor olarak kullanmıyorlardı. Geleneksel Müslümanlar için, tiranlığın zıttı serbesti değil adaletti.