"Ne istersen veririm Memo. Ne istersen... Yeter ki Ahmet kurtulsun."
Memo sustu konuşmadı. Daldı, dondu kaldı. Yüzü ölü kandilin ışığında, mutlulukta parıldadı. Sonra Memo gülümsedi. Elini uzattı, Gülbahar'ın saçını okşadı, dokunmaya kıyamayarak. Gülbahar ne isteyecek diye merak ediyor, gerilmiş, bütün bedeni, düşüncesiyle Memo'nun isteğini bekliyordu.
Memo sesi değişmiş, gülen, mutlu, mutlu, mutluluktan taşarak, yeryüzünde bütün isteklerine kavuşmuş bir insanın durgunluğu, sevinci, rahatlığıyla:
"Ne istersem verir misin?" dedi.
"Veririm," dedi Gülbahar, tok, inanmış, güvenli bir sesle.
"Saçından birkaç tel isterim," dedi Memo.