Harun

Harun
@havodadlegolas
Paylaşımlarımın kişi ve kurumlarla bir ilgisi yoktur..
Lisans
11 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 54)
4223 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Biz ne yapacağız!
10/10
·254 syf.·
2021 45. kitabı
Bursa kadısı iken kadılığı bırakıp Üftade Hazretlerine talebe olan, kibrini kırmak için hocasının emri üzere sırtındaki işlemeli kaftanıyla Bursa sokaklarında ciğer satan, ahalinin garipseyen bakışlarına, çocukların "deli, deli" diye eğlenmelerine büyük bir sabırla tahammül gösteren Aziz Mahmud Hüdayi.. "ENE" kitabı Allah'a dost olmak için nefsinin sesini dinlemeyen, azıcık dahi nefsine meyledecek olsa nefsini ezecek ameller yapıp, en nihayetinde de yaşarken nefsini zapturapt altına almayı başarabilmiş olan Aziz Mahmud Hüdayi'nin nefsiyle mücadelesini anlatıyor ama ne mücadele.. Hocası Üftade Hazretlerine "Çok zor, çok zor..." demesi buna binaen Üftade Hazretlerinin "Bilirim zor, bilirim çok zor" demesi. Bu iki kahraman insanın, bu iki mübarek evliya zatların bu mertebeye gelmeden önce nefsleriyle ne denli cenk ettiğini ne denli büyük bir mücadele verdiklerini ortaya koyuyor. Ah, biz insanların çoğu bunlardan habersiziz. Kitabı okuduktan sonra insan düşünmeden edemiyor; benim haberim var mı, ben ne yapıyorum? "Bilmek ayrı imiş yapmak ayrı!" diyor kitapta. Biz ne yapacağız. Bizim Üftade Hazretlerimizde yok kapıdan çıkarken bizi yakalayıp karşımızda duracak.Hergün belki de kendimize sormamız gereken soru bu: Biz ne yapacağız! Spoiler İnsanlar ömür denen şeyi ne de uzun sanıyorlar. Hiç bitmeyecekmiş gibi yaşıyorlar, hiç ölmeyeceklermiş gibi dolaşıyorlar. Oysa etraflarında o kadar ölüm var ki! O kadar çok ölen var ki etraflarında. Yine de ibret almıyorlar. Ölüm denen mecburiyetin bir gün onlara da geleceğini hiç getirmiyorlar akıllarına. Sanki ölenler hep diğerleri olacakmış zannediyorlar. İnsan ne kadar nisyana meyilli, unutmaya ne kadar da alışık!
1000Kitap
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
9/10
·88 syf.·
2021 34. kitabı
Tolstoyun eserleri dünya çapında klasik kabul edildiği için üzerinde konuşmaya belki gerek yoktur ama bir de o eserlerinin yazarlarının ızdıraplarına tanık olmak, fikir sancılarını görmek yazara ve eserlerine olan bakışı daha da önemli kılacak diye düşünüyorum. Eserde Tolstoy kendi düşünsel ve özellikle hayatın amacına ait yer yer intiharı düşünecek kadar derin olan ızdırabını anlatmıştır. Kısa olmasına rağmen oldukça yoğun bir eser. Bu yüzden bir çırpıda okuyup aradan çıkarılacak gibi bir kitap değil aslında, üzerine düşünerek okunması lazım. Hayatın, yalnızca Allah ve ahiret varsa bir anlamı olabileceğini söylemesi, bu kitaptaki en samimi itirafıdır. Kitabı okurken inancı olmayan bir adamın nasıl ızdıraplar çektiğini ve mutsuz olduğunu gördükten sonra "Elhamdülillah, iyi ki Müslümanım, iyi ki inancım var." diye düşünmeme vesile oldu bende. Özellikle maneviyat duygularına önem veriyor ve Tolstoy gibi ölüm korkusunu ölümden sonraki hayata inanarak, bir devamlılık bulunacağı fikri ile gideren bir kişiyseniz, Tolstoy'un bu süreciyle yakınlık kurabilirsiniz. Farklı düşüncelere sahip insanlar için ise kitabın sonu hüsran olabilir. Hangi düşüncede olursanız olun, okumanızı tavsiye ederim. Spoiler "Her inancın özü, hayata ölüm tarafından yok edilemeyecek bir anlam vermesidir." İnanç, zenginliğin içinde ölen bir çarın, emek vererek çile çekmiş yaşlı kölelerin, yarı akıllı yaşlı kadınların, mutlu genç kadınların ve tutkulara kapılmış gençlerin sorularına yanıt verebilir.
1000Kitap
İtiraflarımLev Tolstoy · Kapra Yayıncılık · 202029,3bin okunma
10/10
·272 syf.·
2021 19. kitabı
Yazar Yavuz Bülent Bakiler hocanın S.S.C.B. döneminde gittiği Türkistan'ı daha çok da Özbekistan'ı Taşkent'i Buhara'yı anlattığı eseri... Özellikle o dönemleri bilmeyen genç nesillere tavsiye ederim.. Yavuz Bülent BÂKİLER'in bu eseri, satır satır okunması gereken; her cümlesinin sindirilmesinin şart olduğu ve Türkistan üzerine söz söyleyeceklerin kesinlikle ulaşması gereken bir çalışmadır. Yazarın şairlik vasfı gibi özelliklerinden ötürü kitap daha da önem kazanmakta. Diğer Türkî ülkelerdeki kardaşlarımızın nasıl ve hangi şartlar altında Türkiye hasretliği çektiği muhteşem bir üslupla resmedilmektedir. Hatta bir Diyarbakırlı kardaşımızın sayın Bâkiler'in ayakkabısını Türkiye topraklarının tozunu barındırdığı münasebetiyle öpmeye çalışması bu hasretlik, özlem ve çilenin hangi boyutlara ulaştığının ispatıdır. Bizler o ülkelerdeki kardaşlarımız hakkında yorum yapmadan evvel bu eseri yedire yedire okuyup; Rusların akıl almaz baskı, propaganda ve gizli zulümlerini öğrenip, belleklerini ve gönüllerini tazelemeleri gerekir. Duruşu, Türkçesi, kopuzun teline vuruşu, misafirperverliği, cömertliği, dürüstlüğü, hüznü.. TÜRK olanları tanıyın ey Türk milleti! Spoiler "Biz hepimiz Türk Milletindeniz! Özbekler, Oğuzlar, Uygarlar, Tatarlar, Azeriler, Kırgızlar, Kazaklar, Türkmenler... Türk'türler ve Türkçe konuşmaktadırlar. Dünyanın güzelliği Türktür! Artık Dünya güzel değil. Türk mazlum ve mahkûm olursa dünyanın tadı kalır mı?" "Acı çekmeyen huzurun, yokluk çekmeyen varlığın kıymetini ne bilir? İnsan, gözünü biraz da kendi içine çevirmeli. İnsan gönül kulağıyla biraz da Yaradanın sesini dinlemeli."
1000Kitap
Türkistan TürkistanYavuz Bülent Bâkiler · Gen Matbaacılık · 1992540 okunma
9/10
·76 syf.·
2021 5. kitabı
Müslümanların sözde değil özde yüz aklarındandır Dücane Cündioğlu. Dini kendi tekellerinde görüp televizyon kanallarında ahkam kesen, üstüne üstlük kendi görüşlerine riayet etmeyenleri de hafiften hafife küçümseyen zihinlere tabiri caizse ağızlarının paylarını vermeye iyi bilir. Okumak, düşünmek, mümkünse anlamak gerekir. Kelimelerin tarihine, tarih içindeki evrimine, daraltılmasına ve genişletilmesine karşı çok güzel tespitler yapan Cündioğlu bu kitabında da kavramların işaret ettiği manaları bize çok güzel gösteriyor. Felsefi deneme okumanın yanı sıra manevi bir kapı da aralıyor bizlere. Düşünmek, tohumdaki ağacı ya da ağaçtaki tohumu görebilmektir, en azından bunun için çabalamaktır. Daire'ye dair ; başlangıç ve bitiş noktası aynı bir eksen etrafında süregelen hayatımız ve bu hayatın olmazsa olmaz hedeflerini fark etmemizi sağlıyor. "Zihinlerimize giydirilen deli gömleklerini" çıkarmamıza yardım edecek sorgulamalar yapmamızı kolaylaştıran bir eser ile karşı karşıya geliyoruz. Sindirilerek okunması ve üzerinde düşünülmesi gereken orjinal yazılar mevcut. Yine yazarımızın bir kitaba isim olan sözüyle ifade edecek olursak "vaazı cedit değil Keşfi kadim" Spoiler İki kavis arasındayım. Her yaşam parantezi doğumla açılıyor ve ölümle kapanıyor; benim parantezim de doğumla açıldı ve her parantez gibi o da en nihayet ölümle kapanacak. Parantezin açılması elimde değildi; kapanması da elimde olma­yacak. Parantezi kim açtıysa o kapatacak, burası kesin. Niçin açıldı, bilmiyorum. Niçin kapanacak, onu da bilmiyorum. İki kavis arasında olup bitenlerle öylesine ki bildiğim tek şey, iki parantez arasında sıkışıp kaldığım. Bu-ara-dayım; doğumla ölüm arasında.
1000Kitap
Daire'ye DairDücane Cündioğlu · Kapı Yayınları · 2018589 okunma
10/10
·48 syf.·
2020 56. kitabı
Türkçe yazılmış en güçlü bir kaç felsefe kitabından biri olduğunu düşünüyorum. İsmet Özel'in diğer kitaplarını da okudum sevdim fakat tabiri caizse "olgunluk dönemi eseri" dedikleri şey bu olsa gerek. İsmet özel'in zaten kitabı, önce küçük risaleler halinde neşretmesinin sebebi de galiba budur. Muhteşem metinlere ev sahipliği yapmaktadır. Bir kere okuyup bir kenara bırakılacak bir kitap değildir, zaman geçtikçe tekrar okunması gereken ve her okunduğunda farklı anlamlar çıkarmamıza vesile olacak bir eser. acaba ben kendim miyim? sanatı seçmeli miydi? öğrenmeyi öğrenmek gerçeğin gerçek yüzü beklentisiz bekleyiş nesne miyim, özne miyim, kul muyum? Allah için sevmek nedir? varoluş, hayranlık, aşk insan nasıl bir ortamdır? kimin kalp gözü açılacak? vahim olan vuku bulmuştur dilden ötürü insanlaşılır gelin iman edelim inanmak girmektir ahiret bir düşünce değildir kaybolan devemizin üzerinde biz vardık müslüman ve bilgi anladıklarımız, açıkladıklarımızdan ibaret değildir tarihe sığmak ne işimize yarar hakikat? iyi olmanın yükü, kötü olmanın dehşeti gibi türkçe yazılmış muhteşem yazılar barındırır. İsmet Özel'i ve eserlerini yakından takip eden biri olarak şunu söyleyebilirim, belki sayfa sayısı olarak kısa gelebilir size bu kitaplar ama içine dünyaları sığdırmıştır kendisi.
Felsefe
Tahrir Vazifeleriİsmet Özel · Tiyo Yayınları · 20141,478 okunma