O zamanlarda da arkan sağlam olacakmış biz bunu yine ve yeniden anlıyoruz.
Parça parça oluşturulmuş bir kitap gibi, birbirinden bağımsız. o zamanların koşullarına göre belki normal bu olay kurusu ama ben bir türlü kendimi veremedim.
Dava'nın konusu yani suç neydi. Neden yargılandığını bulamadan ölüp giden biri. Tüm yaptıkları havada kadı boşuna gitti. Zaten bir yerden sonra kendisi de koyverdi. Suçsuz olduğunu nasılsa kanıtlayamayaçaktı.
Ben pek hoşlanmadım kitaptan ama illaki hoşlandığımız kitapları mı okumamız gerekiyor?
"En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, bende durmadan içimi deşiyorum o bıçakla desem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." kitaptan bir alıntı yapmazsam ölürüm.
Kitabın sevenleri belki bana kızacaklar ama olumsuz inceleme yapacağım. Kitap çok ağır ilerliyor ve insanı okurken yoruyor. Milenaya mektuplarda da aynı hislere kapılmıştım.
Çok başarılı bir roman… Benim de "hiç bitmese dediğim, elimden düşüremediğim incelikli bir eser." eğer İskender Pala’yı henüz keşfetmediyseniz sizi çok güzel okumalar, keyifli saatler bekliyor demektir. Ama bir şah ve sultan değil...
Harikulade bir Yunus Emre romanı...