"Nasıl dayandım? Nasıl dayandık"
Puan vermedi·400 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 19:07
Tantûralı Rukayye'nin, 1948 Filistin işgalinden önce başlayıp 2009 yılına kadar yaşananları anlattığı tarihi bir romandır. Filistin'in Hayfa iline bağlı bir köy olan Tantûra, 21 Mayıs 1948'de işgal ediliyor. Rukayye'nin abileri ve babası dahil olmak üzere köy halkının çoğunluğu katlediliyor; halkın geri kalanı ise topraklarından sürülüyor. Oğlu Hasan'ın isteği üzerine yazmaya başlayan Rukayye, "Yazmak beni öldürecek," der. Yaşadığı acı anıları kağıda dökmekte zorlanır. Rukayye'nin iç dünyasındaki olağanüstü karmaşa ve acı, kelimelerle ifade edemeyeceğim kadar yoğun. Her ne kadar hayali kahramanlar üzerinden aktarılsa da eserde yer alan köyler Filistin coğrafyasının bir parçasıdır. Olaylar kaynağa dayalı ve gerçektir. Kendi hayatı da beklemekle geçen yazarımız, "hayatla birlikte beklemek" vurgusunu o kadar içten ve can alıcı yapmıştır ki Rukayye'nin ve tüm Filistin halkının acısını tüm kalbimle hissettim. Annesinden emanet aldığı, boynundan hiç çıkarmadığı, evlerinin hayat kapısının anahtarını hiç olduğu yere koyamayan; ömrü boyunca hasretini çektiği deniz kıyısına, Tantûra'ya dönemeyen Rukayye'nin acısı... Dini, dili, ırkı ne olursa olsun, insan insandır.
Tanturalı KadınRadva Aşur · Ketebe Yayınevi · 2025751 okunma
8/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 15:42
En sevdiğim alıntı ile ''Sepya rengi bir dünyaya''... Yazar 1876 yılında romanda ismini belirtmese de Sultan Abdülaziz'in ölümüyle başlayan 1. ve 2. Dünya Savaşı yılları ile 1973 Arap İsrail Savaşı sürecini kapsayan geniş bir tarihsel geçmişe yer vererek oluşturduğu bu romanda aynı zamanda farklı coğrafyalara da yer vermiştir. İstanbul'dan Adana ya Lübnan, Hayfa ve Paris'e uzanan geniş bir yelpazede mekanlara ait başarılı betimlemeler, hikayeler ve bilgilere yer vererek okuyucuyu uzun bir yolculuğa çıkarıyor. En yakın arkadaşı, kader birliği yaptığı Rubar ile babasının ülkedeki değişen koşullar sonrası Lübnan'a yerleşmesi ve hayatlarının kaderlerine rehber olması sonucunda babasının şekillendiği düşünceleri doğrultusunda devrim hayalleri kuran babasının devrim önderi olmasını istediği için oğluna'' İsyan'' adını koyduğu baş karakterimizin tıp eğitimi için Lübnan'dan Paris'e gitmesiyle başlayan bir hikaye. Paris'e yerleşen eğitiminde oldukça başarılı olan İsyan, gelişen olaylar sonucunda hayatına Yahudi olan Clara'nın girmesiyle, oluşan devrimci karakteriyle, babasına olan bağı ve kardeşinin ona yaşattıkları ile oldukça akıcı bir dille okuyucuya başarılı bir şekilde aktarılıyor. Romanda özellikle birbiriyle sorun yaşayan halklara mensup kişiler arasında kurulan iyi ilişkilere dikkat çekerek, Doğu ve Batı arasındaki insan ilişkileri ve farklılıklarına değinerek bizleri oldukça hikayenin içine çekerek düşünmemize hatta bir çok tarihsel öğretiyi sorgulamamıza neden olmuştur. Kısacası farklı kültürler arasında hatta coğrafyalar arasında sıkışmış bir insanın kendi yerini bulmaya çalışan, kendini var etmeye çabalayan müthiş bir var olma savaşı... Sevdiğim herkese önereceğim bir kitap oldu. Doğunun Limanları Amin Maalouf
1000Kitap
Doğunun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 199840,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
6/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 11:30
Osmanlı padişahlarından birinin bir kızı delirince sarayın doktoru onu kendi yöntemlerince tedavi etmek ister. Tedavi sonucunda kız doktordan hamile kalır. Ve bir oğlu olur. Oğlu Osmanlı soyundan geldiği için şehzadeler gibi yaşar toplantılar düzenler. Evlerinden misafir eksik olmaz. Ermeni bir arkadaşı ile fotoğraf çekerler sürekli. Tam o sıralar birinci dünya savaşı çıkar ve ermeniler tehcir edilir. Bu nedenle Ermeni fotoğrafçı arkadaşına kızını verir. Uc çocukları olur. Salim , İffet ve İsyan tüm hikayeyi anlatan İsyan'dır. İsyan'ın babası çocuklarını bir devrimci kahraman olarak yetiştirmek ister. Ama Salim kaçakçı olur. İffet de bir Mısırlı ile evlenir. İsyan ise Fransa'ya okumaya gider. Devrimcilik ile uzaktan yakından ilgisi yoktur çünkü doktor olmak ister. Ama bir şekilde olaylara karışır ve devrimci olur. Nazilere karşı Fransa için çalışır. Ve işin sonunda kahraman ilan edilir. Eve döndüğünde babası kendisi ile gurur duyar. Ama yine de çok mutlu değildir babası çünkü oğlu Salim kaçakçılıktan hapse düşmüştür. Salim bir kahman olarak Ülkesinde çok sevilir . Yoldaşı olan Clara ile evlenir ve Hayfa'ya giderler. Orada bir yıl kaldıktan sonra babası hastalanır. Bir süre sonra babası ölünce İsyan ruhsal bir çöküntü içine girer . O sırada İsrail Arap savaşları başlamış ana buna rağmen İsyan karısına gitmek ister . Bir gün bavulunu alıp gideceği sırada Salim onu görür ve beklemesini kendisini götüreceğini söyler. Denileni yapan İsyan'ı dört adam gelip deliler hastanesine yatırırlar. Burada uzun bir sure kaldıktan sonra bir şekilde kurtulur ve karısına bir mektup yazıp her zaman buluştukları yerde onu bekler en sonunda karısı çıkıp gelir . Kitap çok övülen popüler herkesin elinden düşünmediği okuduğu bir kitap . Ancak bir tık abartıldığını düşünüyorum . Yine
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Puan vermedi·288 syf.··
2026 14. kitabı
İlber Ortaylı Seyahatnamesi'ni gezi rehberi ya da tarihçe beklentisine girmeden bitirdim. İlber Hoca'nın seyahat not defterine göz atıyormuş hissine kapılarak ve bu doğrultuda okuyarak keyifli bir süreçte ilerledim. Aksini aradığım anlarda hemen bu ruh halinden sıyrılmaya çalıştım. Bu kadar ülkeyi tarihçesiyle ve gezi rehberi niteliğinde, derinlemesine işlemesi elbet ciltleri bulurdu. Gönlüm biraz daha fazla doluluk istemiş olabilir elbet, gönül bu ister. İlber Ortaylı'nın anısına saygıyla Kitapla gezdiğim yerlerden (Biraz benden, biraz İlber Hoca' dan notlar) Suriye: Özellikle Şam tarihimizde büyük önem taşır. Şam bütün Doğu ticaretinin yapıldığı bir ticaret merkeziydi. Ayrıca Sultan Abdülhamid Han yalnızca Türklerden değil bütün İslam dünyasından topladığı bağışlarla Şamdan başlayıp, Medineye kadar uzanan Hicaz Demir Yolu'nu inşa ettirmiştir. Dört asır Osmanlı'nın hükmettiği Suriye Osmanlı mimarisinin izlerini barındırmakta. Suriye kısmını pür dikkat okurken İlber Hoca' dan şu satırlar kendime aferim dedirtti. "Asıl önemlisi bizler, Türkiye tarihini öğrenirken Suriye, Lübnan, Filistin çizgisini ihmal edemeyiz. Buraları tanımayan, bilmeyen bir gençliğin, bırakınız uzak tarihi, çok yakındaki Türkiye tarihini bile anlayıp kavraması mümkün değildir." Ürdün: Suriye ve Filistin'in aksine sonradan değil, ezelden beri bir Arap ülkesidir. İsrail: "Hayfa Osmanlı'yı özleyen şehir" Kendileri böyle dillendirmişler... Daha ötesine diyecek bir şey yok. İran:"Etnik unsurlar birbiriyle didişmiyor ama rakipler" Azerbaycan: Değişen Bakü'de Gökdelen sorununa dikkat çeken İlber Hoca, şehir mimarisinin korunması sorununu bir kez daha Bakü üzerinden dillendirmiş. Çok önemli bir konu. Rusya: Ortaylı'nın notlarından Rusya tarihine göz atıyoruz. Ünlü şair Nekrasov'un şu dizesi:"
İlber Ortaylı Seyahatnamesiİlber Ortaylı · Kronik Kitap · 20214,978 okunma
8/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 19:14
OKUDUM BİTTİ! Kitap Adı : HAYFA’NIN KIRIK PARÇALARI Yazar Adı : HULÛD HAMIS Sayfa Sayısı : 190 Kitap Puanım : 10 / 8 Kitap İncelemem : O kapağın melankolik hali beni çoktan almıştı. Haliyle başladım romana. Filistinli feminist yazar Hulûd Hamis'in ilk romanı "Hayfa'nın Kırık Parçaları", tahmin ettiğimden çok daha derin çıktı. Sadece işgal altındaki bir şehri değil, orada yaşayan bir kadının, Meyzun'un iç dünyasını da anlatıyor. Meyzun, İsrail vatandaşı olan Filistinli Hristiyan bir kadın. Modern, özgür ruhlu bir takı tasarımcısı. Ama ne yapsa da içinde büyüdüğü toplumun ve geçmişin travmalarının gölgesinden tam kurtulamıyor. Hikâyesini güçlü yan karakterler zenginleştiriyor: apolitik Müslüman erkek arkadaşı Ziyad, bir de mülteci kampında büyümüş queer karakter Şahd. Hamis, tüm bu karakterlerin gözünden kimlik, aidiyet, aşk ve cinsellik gibi konuları öyle ustalıkla işliyor ki okurken kendini Hayfa'nın sokaklarında kaybediyorsun. Dili çok akıcı. Araya serpiştirilmiş Arapça kelimelerse hikâyeye ayrı bir tat katıyor, direkt Filistin kültürünün içine çekiyor seni. Filistin deyince aklımıza çoğu zaman sadece Gazze ve siyasi haberler geliyor. Ama bu kitap, "Kırk Sekiz Arapları" denen, belki de en az tanınan Filistinli kesimin sesi oluyor. Yazarın bu bilinmeyen yüzü göstermesi ve feminist bir bakış açısı sunması romanı gerçekten özel kılıyor. Peki neden 8 verdim? Kitabı elimden bırakamadım. Karakterlerle travmalarına ortak oldum, aşklarına sevindim, kayıplarına üzüldüm. Sadece şundan 10 vermedim: Hikâye bittiğinde "Keşke biraz daha uzun olsaydı" diye düşündüm. Bazı alt metinler ve özellikle Şahd o kadar güçlüydü ki onları daha fazla görmek isterdim. Ama belki de yazar bilerek yapmıştır; sonuçta kitabın adı "Kırık Parçalar"... Mutlaka okuyun derim. Ve okurken arkaya
1000Kitap
Hayfa'nın Kırık ParçalarıHulûd Hamis · Güldünya Yayınları · 20164 okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 33. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2026 23:10
Çok gezen mi daha iyi bilir, yoksa çok okuyan mı? Peki ya bir yandan okurken diğer yandan da gezme imkânı bulanlar? Küçük bir bavul ve rehber kitaplarıyla Orta Asya'dan Avrupa'ya, Kafkaslar'dan Ortadoğu'ya 45 yıldır gezen "seyyah" İlber Ortaylı'ya eşlik etmek isterseniz İLBER ORTAYLI SEYAHATNAMESİ tam size göre... Türklerin özlemini çeken Hayfa'dan "Muhteşem Osmanlı İmparatorluğu" sergisinin yapıldığı Japonya'ya; Karlofça Antlaşması'nın imzalandığı ve bir daha Türklerin girmemesi için kapıların örüldüğü Sırbistan'dan Türkiye tarihinin önemli dönüm noktalarının yaşandığı Şam'a; 19. yüzyıl Kafkasya'sından kovulan halkların Osmanlı tarafından yerleştirildiği Ürdün'den dünyanın en orijinal müzelerine sahip İran'a; her köşesi tarih olan St. Petersburg'tan Orta Asya medeniyetini gözler önüne seren Buhara'ya; coğrafi konumu, mimari güzellikleriyle gezip görmeye değer ve her birinde Osmanlı Balkanlarının trajik bir sahifesi yatan Tuna kalelerinden etnik bakımdan renkli olması hasebiyle "karışık dondurma" denilen Makedonya'ya; Balkanlarda Osmanlı dönemini en çok yaşatan Prizren'den en iyi muhafaza edilen Türk halılarına sahip Erdel kiliselerine; yıllarca savaş halinde olmamıza rağmen kültürümüzden etkilenen eski Avusturya'dan tarihinde Mustafa Kemal gibi büyük komutanlar yetiştiren Selanik'e, bir ucu Türkiye'ye bir ucu Britanya adalarına uzanan, medeniyetin merkezi Roma'dan arşivleri ve müzeleriyle meşhur Vatikan'a; Otranto'dan Venedik'e; Estonya'dan Ukrayna'ya; Japonya'dan Singapur'a, Louvre Müzesi'nden British Museum'a muhteşem bir yolculuk...
İlber Ortaylı Seyahatnamesiİlber Ortaylı · Timaş Yayınları · 20164,978 okunma