'6 Nolu Koğuş', akıllı ve duyarlı toplumumuzun mesafe koymanın en iyi yol olduğunu düşündüğü bir akıl hastanesindeki yaşamın gerçeğini sunuyor. Zaten insanın doğasında vardır ki, kişinin kendi evinde yangın çıkmadığı sürece, başkasının evinde çıkan yangını sadece bir gösteri olarak görür. İnsan dünyayı her zaman onun gözünden görmüştür, daha doğrusu görebilir. Gerçek şu ki, kişi aynı acıyı kendisi yaşamadıkça başkasının acısını anlayamaz ve bunu yapabilmek için o acıyı kendisinin yaşaması ya da düşünce düzeyinin buna tamamen eşit olması gerekir. Bu romanı okuduktan sonra en azından deliliğin acısını yaşayan insanların hayatlarını kesinlikle anlayabileceksiniz.
Bir insan kendisi gibi olmak istiyorsa, kitap okumayı seviyorsa, aile içinde çalışmaya ilgisizse, herkes onu deli sanıp tımarhaneye gönderir.
Ve eğer bir başkası deliyle ilgilenirse veya onunla konuşursa, o da deli sanılarak tımarhaneye itilir. Bu fikir her çağda, her yüzyılda doğrudur.