Gelip geçenlerin ayakları arasında, utanıp sıkılmadan, fıldır fıldır dolaşır; adım başına ya bir generale ya da bir süvari veya hassa subayına ya da bir hanımefendiye yol verirdim.Kılığımın rezilliğinifirt firt dönen gövdeciğimin bayağılığını düşündükçe sırtıma ter basar yüreğime sancılar girerdi. Herkesten daha zeki, daha kültürlü, daha soylu olmakla birlikte başkalarının yanında ezilip büzülen, horlanan, hakkını arayamayan, zararlı iğrenç bir sinekten başka bir şey olmadığımı anlardım açıkçası.