İlmiyle âmil olmayan âlimle, amel etmeyen cahil, Allah'ın kapısından kovulmakta birbirlerine müsâvidirler. İlmiyle âmil olmayan ârifle, amel etmeyen gåfil de Allah'ın kapısından reddolunmakta birbirlerine müsâvîdirler. Çünkü kitap ve sünnetle amel etmeye yaramadıktan sonra mücerred ilim ve marifet Allah'ın huzuruna kabul edilmek ve felah bulmak için kafî sebeb değildir.
Her zaman toplumu düşünmüş; bütün iyi olduğunda bireyin de iyi olacağına inanmıştım. Bu, varlığımın esas ilkesi ve Menzoberranzan‘ı terk etmem gerektiğini anlamamı sağlayan şeydi. Şimdi, bu acı dönemde, inancımın aslında kişisel olduğunu anlıyor ya da muhtemelen bunu kabul etmeye kendimi zorluyorum. Toplum üzerine verdiğim bütün demeçlerin, aslında kendimden daha büyük bir varlığa ait olmaya çaresizce ihtiyaç duyduğumdan kaynaklanması ne kadar da ironik…
İnançlarımı ve onların doğruluğunu açıklarken aslında vaiz kürsüsünün önünde bir koyun sürüsü gibi toplananlardan hiçbir farkım yoktu.
﴾15﴿
Kim dünya hayatı ve onun ziynetini istiyorsa, orada onlara işlerinin karşılığını eksiksiz veririz; orada onlar hiçbir zarara uğratılmazlar.
﴾16﴿
Onlar, âhirette paylarına ateşten başka bir şey düşmeyen kimselerdir. Dünyada ürettikleri boşa gitmiştir; yapıp ettikleri de geçersizdir.
Hûd Suresi