İnsanlar seviştikleri sürece, her fırsatta aşklarını birbirlerine tekrarlamak isterler. Söyleyemediklerimizi kalemlerimize söyletmek en büyük zevkimizdir. Çünkü sözler uçucudur; havayı yumuşak, ılık, hafif bir musikiyle dolduran sözler anılarda kalır; ama yazılar öyle midir? Onları gözlerimizle görürüz, ellerimizle, parmaklarımızla, dudaklarımızla okşayabiliriz de.
O’nu deli gibi sevmiştim. İnsan niçin sever? Dünyada tek bir varlık tanımak, kafamızda tek bir düşünce, kalbimizde tek bir istek, dudaklarımızda tek bir isim yaşatmak. Garip bir şeydir bu; öyle bir isim ki, kaynaklarından fışkıran su zerreleri gibi, ruhumuzun derinliğinden dudaklarımıza kadar yükselir; bu ismi her yerde, her an bir dua gibi yavaş sesle fısıldar ve tekrarlarız.