Zevk almak, bişeyden anlamak az şey midir? Şiir de böyleydi işte... Şiir yazan herkes ille de şair olmaz ama yazmayanlara göre şiirden daha çok zevk alır. Şiirle hiç uğraşmayanlar o zevki tadamazlar ve bunun ne büyük bir eksiklik olduğunu bile ayrımsayamazlar...
"1882 yılında Trieste Fuarı'nın açılışında el bombaları attığı için idam cezasına çarptırılan bir suçlunun affı için Avusturya imparatoruna yazdığı mektupta Victor Hugo şöyle diyordu: 'İdam cezası yirminci yüzyılın yasalarından silinecektir. Geleceğin hukukunu bugünden uygulamak ne güzel bişey olur!' "
Buna köylü, kır adamı milliyetçiliği de denebilir. Ama bunu şehirli adama da indirerek somutlaştırabilmek gerekmektedir. Çünkü şehirli cehalet milliyetçileri toplumu ve devleti idare eden diplomalılardır. O halde cehaleti tahsil edene diplomalı cahil de denebilir.
... hukukta, siyasette, sosyal işlerde yapılan zulüm ve haksızlıkların önüne geçilememesinin tek sebebi vardır. Millet ve halk iyi öğrenememiş, ahlâklı ve bilinçli hale gelememiştir. Ahlâklı demek, başkasına kul, köle olan değil, kimsenin hakkını yemeyen ve kimseye hakkını yedirtmeyen, kendi hakkını ve başkasının hakkını koruyan kimse demektir.
Kur'an'ın hükümlerini öcü gibi ortaya atıp karşı tarafı düşmanlığa ve inkârcılığa itmelerinin günahı bu cehli mürekkep şeriatçılara aittir. Vay bu şeriatçıların haline!