Nedennnn?
1/10
·240 syf.··
2025 5. kitabı
Bu kitap +18 bir kitap değil +30 olması lazım bu kitabın ksjsksk allah aşkına ne okudum ben :D 18-25 yaş arasında bi yerde olsaydım bu kitap kesinlikle cinsellikten soğuturdu. (Spoiler) Böyle saçma bi şey olamaz. Ne kurgusu var ne karakter gelişimi var, yazar kurgu namına zorla evlendirilme koymuş içine ama yani niye bu zorla evlendirme var? Neden ana karakterin annesi kızının bekaretini başka bir oğlana para karşılığı satıyor? Yani ne bilim bi neden olmalı ya bi baktık bekaret zorla satılıyo yok şu oğlanla evlencen bu oğlanla evlencen deniliyo niye abi? Yani neden neden 1800lerde geçmiyor kitap, günümüzde geçiyor her şey son derece teknolojik ve lüks niye bu kızı zorla evlendiriyoruz ve bir oğlana para verip bekaretini aldırmaya çalışıyoruz ya bu ne biçim kurgu. Ya bakın bunların her birini geçtim hadi zorlama bir hikaye çıkarayım dedin, peki kızın zorla alı konulmak istemesi? Kızın fantezisi bu! Zorla alıkonulmak istiyor zorla cinsel yönden ele geçirilsin istiyor ve seri boyu oğlanın ileride yapacağı bu hareketi yazar bize kızın düşünceleri aracılığıyla yumuşatmaya çalışıyor. Oğlan kızla zorla birlikte olunca dicez ki heeeee evet kız istekliydi zaten :Dd allah kitap aşkına bu tarz kurguları seneler önce wattpadde görürdük bu ne derdik ya bu ne. Değer miydi bu hikayenin(?) kitap olarak basılmasına? Ne gereği vardı allah aşkına. Birde yabancılar o kadar övüyo ki onlara inandık da okuduk yani. Şunu da söyliyim ikinci kısma kadar okudum ben. En son çocuk kaçırdıydı kızı dedim artık kaldıramıyorum ben bunu bıraktım. İşin ilginç tarafı kitap ilk başta çok iyi başlıyor sonra bi anda kızın saçma sapan düşüncelerini okuyoruz ama kız bunları söylerken taylor swift falan dinliyo :ddd sürekli nasıl bir azgın olduğundan falan bahsediyor, ay baygınlık geçircem cidden bak. Bu
Küçük YabancıLeigh Rivers · Koronis Yayınları · 2025389 okunma
OĞUZ ATAY'IN GİZLİ TARAFI MI VAR?
Puan vermedi·724 syf.··
2022 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2022 18:15
Doğanın gizemini çözmek gibiydi itilmiş kenar mahallelerde, yıkılmış, çatısı çarpık evlerde büyüyen çocukların zihinlerinde gezinmek. Kimisi 10 yaşına geldiğinde karnı zil çaldığı için annesinin pişirdiği yemeği beklemeden dolaptaki ucuz abur cuburlara saldırdı. Yemeğin pişmesini bekleyemediği için annesinden terlikle dayak yedi. Kimisi okulda parmak kaldırmasına rağmen öğretmeni tarafından söz hakkı verilmemiş, düşündüklerini başkalarına söylediğinde fikirlerinin yanlış olduğu söylenmişti. Bu yanlışlık öyle bir söylenmişti ki bu çocuklara ... Sanki dünyanın en kötü eylemini gerçekleştirmiş en büyük kabahatını işlemiş gibi yüzlerine vurularak söylendi fikirlerinin yanlış olduğu. Onlar kendilerini duyurmaya çalışmış lakin onları dinleyen dingin kulaklar, akıllı beyinler bulamamış insanlar topluluğuydu. Onlar kulaklarına çalınan dandini dastana ile uyutulurken, dandini dastana ne diye sorduklarında cevabı duymadan uyuyakalanlardı. Vakti zamanında herkesin hayatında tanık olduğu günümüzde de yaşanmakta olan bir toplum gerçeği var ki hepimizin şahit olduğu kültürleme sürecini bizlere gösteriyor. Toplumdan ne kadar ki yalıtılmış yaşayamıyorsak kendi birey olma duruşumuzdan o kadar mı taviz vermekteyiz? Özgün fikirlere sahip olmak için kendi çerçevemizden çıkmadan düşüncelerimizi hayata geçirme yolunda başarılı olmuş insanlar olarak dandini dastanayı bilmemek bizim yaşamlarımıza ne ölçüde perde çekti? Arıyorum ararken Altay Sayan Dağları’nın güneyi, Tanrı Dağları’nın batısı, Hazar Denizi’nin doğusunu buluyorum. Karşıma bir söylemciler çıkıyor diyorlar ki sadece Eski Türkçe konuşalım. Özümüz bizim bu. Bizler buralara ait toplumuz. Tengri teg tengride bolmış Türük Bilge Kağan’ın torunlarıyız. Dilimiz, kültürümüz, geçmişimiz, kendi bütünlüğümüzü kaybetmeyelim. Arayışım
Edebiyat
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
Reklam
KİŞİSEL GELİŞİMİN ZARARLARI HAKKINDA YARARLI KİTAP!
8/10
·379 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
118 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2021 06:51
Herkese selam. Uzun zamandır sindire sindire okuduğum bu kitabı nihayet bitirdim. Kitabı tanımadan önce yazara değinmek istiyorum. Bülent Abi yi ilk bu kitapla tanıdım. Kendisi otuz beş yaşına kadar azılı bir atesitken sonra hidayete eriyor ve tasavvufa yöneliyor. Hiçbir dönemde iki gömlek ve iki ayakkabıyı aynı anda görmediğini belirttiği yerde boğazım hafif düğümlenmişti. Kitapları satış rekorları kırmış bir dönem ancak hep korsan satıldığı için eline bir şey geçmemiştir. Anlayacağınız hep gariban yaşamıştır kendisi ve eserinde de sık sık rastlıyoruz bu izlere. Kitaptan bahsedecek olursak baştan sona bir kişisel gelişim kitaplarının zararlarını mizahi, eleştirel yer yer küfürlü anlatıyor yazarımız ve bu noktada okur rahatsızlık duyabiliyor. Kitabın adı gerçekten ilgi çekici ancak başka isimler bulmak isteseydik eğer "İlkelliğe Övgü", "Kişisel Gerileyiş", "Modernizme Yergi" "Doğunun Yüceliği ve Batının Rezilliği" bunlardan birkaçı olabilirdi sanırım. Hepimiz modern zamanlardayız ve bu zamanın getirdiği yaşayış biçimiyle iç içeyiz. Klasik dini bilgilerimden sonra Ali Şeriati den ne kadar rahatsızlık duyduysam aynı şekilde modern yaşantımla da Bülent abi den o kadar rahatsızlık duydum hatta daha fazla. Memnuniyet duyarım rahatsızlık verdiğinden dolayı çünkü bazı konulara farklı açıdan bakmamı sağladı ve heeeee demekki öyleee dedirtti çoğu yerde. Bazı noktalarda ise maalesef ikna edemedin beni Bülent abi. Kitabın benim için artısı - kişisel gelişim özelinde- Modernizm den soğutması olarak verebilirim belki bazılarımız için eksidir bilemem :) Bana krallık,monarşi gibi yüce geleneği sevdirdi bunlardan vazgeçerekten meğersem ne çok şey kaybettiğimizi gösterdiği için teşekkür ediyorum kendisine. Dileyenler şu alıntıya bakabilir
İçinizdeki Öküze Oha DeyinBülent Akyürek · Fincan Yayınları · 20171,165 okunma
7/10
·592 syf.··
2019 34. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2019 08:37
Büyük bir emekle yazıldığı her sayfasında belli ediyor kalın oluşunu aldırmadan rahatca okunabilen kitaplardan. Atatürk'ün yaptıklarını değil düşüncelerini, karakterini, özel hayatını da çok güzel detaylı bir şekilde aktarılıyor. Atatürk'ün Ölümü adlı son bölümde keşke biraz daha yaşasaydı hüznüne boğar öyle güzel aktarılmış kitap boyunca sanki yanındaymış gibi hissedince ölümüne de bir o kadar üzülüyorsunuz. Bölümlerde ya bu konuyu bu bölün başlığıyla nereye bağlayacak ne alaka diyebilirsiniz ama yazarın o ustaca yazışı heeeee dedirtiyor okudukça.
1000Kitap
AtatürkLord Kinross · Altın Kitaplar · 20232,467 okunma