Gargamel, Tom ve diğerleri ile pembe masada bir çay !
Geçen gün pazar sabahları erkenden uyanıp televizyon karşısına geçtiğimiz o günleri düşünüyordum. Önümüze ne koysalar sorgulamadan tüketiyorduk. İyi her zaman iyiydi, kötü her zaman kötü. Ama büyümenin o gri gerçekliği zihnimize yerleşince, insan ister istemez "Bir dakika ya, burada ciddi bir tuhaflık var" demeye başlıyor. Çocukken bizi uyutmak için anlatılan o masallar ve çizgi filmler, meğer insan doğasının en çiğ, en absürt taraflarını barındıryormuş. Gelin, o renkli ekranların arkasını biraz deşelim, hatta o meşhur "kötüleri" toplayıp birlikte bir çay içelim. Şirinler: Bir Kere de Çaya Çağırdınız mı Gargamel'i? Açılışı o meşhur mavi köyün tam ortasından yapalım. Herkesin tek bir sıfatla etiketlendiği (Sakar, Somurtkan, Süslü), bireyselliğin tamamen yok edildiği, Şirin Baba'nın mutlak otoritesi altında işleyen o kusursuz ütopya. Çocukken ekran başına geçer, onların o tekdüze, birbirinin aynı, kolektif mutluluğunu izlerdik.Ama insan sormadan edemiyor: Yahu o kadar ekmek fırınlıyorsunuz, partiler veriyorsunuz; bir kere de çaya çağırdınız mı Gargamel’i? Adamcağızı dağ başında bir kulübede tek başına delirttiniz, belki sizin de bir yemek yeseydi sizi yemeyi düşünmeyecekti ya da size altına çevirmek istemeyecekti .Herkes bu hikayeyi o mavi kalabalığın zaferini görmek için izlediğini sanır. Oysa hayatın ve hikayenin asıl tadını bilen, o tek tipleşmiş şirinliğin arkasındaki büyük resmi okuyan çok az kişi vardır. Gerçek seyirciler, herkes o mavi illüzyona alkış tutarken, sistemin dışına itilmiş, o kendi halindeki Gargamel’in yalnızlığında ya da Azman’ın o sadık, patavatsız gerçekçiliğinde kendini bulur. Çünkü sürüye ait olmak, o mavi kalabalığın içinde kaybolmak kolaydır; asıl asalet, everyone’ın Şirinleri alkışladığı bir dünyada, kendi doğasının peşinden giden o
Duygu ve Düşünce
elveda ırmak, hoşça kal alacakaranlık geçtim yıllar sonra anımsanacak alınganlıklardan ... ... şimdi benden bu uzak yol seslerini alsalar hazin öyküleri ve yüzünü özlediğim zamanları alsalar -ormandı, yağmur sonrasıydı, tazelenen yaprakların üzerinde su damlacıkları tutunuyordu, sanki geç bir vakit eve dönüyordum, yüzümü heidi'ye ısmarlamıştım annem lastik tokalarımı yakıyor, annem beni rüzgara bırakıyor bu yüzden.. gibi olmayacak şeyler söylerim sana anımsadıklarımın yanlış olduklarını yine de hepsinin bir deprem olduğunu kim bilebilir? Kim Bağışlayacak Beni? Birhan Keskin
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Deha Bey'den Şiirler:
"Yağmur'a Ninni" Uyu küçük Heidi, Erkekler ağlamaz derler, Yalan. Erkekler ağlar, Sadece kimse görmez. Ben gördüm, Sen ağlarken. Şimdi uyu, Yarın yine sorarsın: "Kediş, neden gülümsüyorsun?" Ben de derim ki: "Çünkü sen varsın." Ama bunu kimseye söyleme. Havam bozulur.
Edebiyatla ölümsüz olan çocuklar 2: 11. Oliver Twist 12. Pippi Uzunçorap 13. Bacaksız 14. Harry Potter 15. Jack Merridew 16. Anne Shirley 17. Trisha Mcfarland 18. Bruno Heasler 19. Cin Ali 20. Heidi
İlkokul'da
MEB'in dağıttığı o kalın ders kitaplarını, Pokemon,Heidi,Barbie,Şeker kız Candy desenli şirin mi şirin okul çantamıza tıkıştırıp sırtlandıktan sonra bir heves ayakkabılarımızı giyinmeye yeltenirken o çantanın balyoz misali kafamıza inmesi...İşte otuzlu yaşlarda aydınlanma yaşamak tam olarak öyle bir his...
1000Kitap
Çocukluğumuzun Netflix’i
90’ların çocukları için çizgi filmler yalnızca birer televizyon programı değildi; her biri kendi içinde bir dünya, çocukluğun en saf hâline açılan küçük kapılardı. Okuldan eve koşarak gelmenin telaşı, saatini kaçırmamak için ekran başında sabırsızca beklemenin heyecanı hâlâ hafızalarda canlı. Şirinler, Jetgiller, Pokemon, Heidi, Ninja Kaplumbağalar, Hugo, Taş Devri, Temel Reis, Tom ve Jerry, Red Kit, Scooby Doo, Casper ve Pembe Panter… Her biri çocukluğumuzun küçük ama unutulmaz parçalarıydı. Bugün sayısız kanal, sınırsız içerik var belki; ama o günlerin heyecanı, o bekleyişin değeri bambaşka. Çünkü bazı şeyler sadece izlenmez, yaşanır. Ben ise hâlâ, arada bir o dünyalara dönüp çocukluğuma misafir oluyorum. ☺
1000Kitap