Helin

1984 ~ george orwell
Puan vermedi·352 syf.··
2026 8. kitabı
Herkese merhabaaaa ^^ Çok sevdiğim bir yazar olan George Orwell'ın, 1984 adlı eserinin yorumuyla karşınızdayım. Distopik bir roman olan 1984'ün konusundan kısaca bahsetmek istiyorum: Dünya karanlık bir gelecektedir ve çeşitli savaşlar sonucunda üç ana ülkeye bölünmüştür. Bunlar; Okyanusya, Avrasya ve Doğuasya'dır. Hikayemiz Okyanusya'da geçer. Okyanusya'yı Büyük Birader'in başkanlık ettiği bir parti yönetir ve partinin kuralları acımasızdır. Neredeyse her yerde bir tele-ekran vardır. İnsanlar tele-ekranlarla sürekli olarak gözetlenmektedir. Parti, kendisine koşulsuz itaat edilmesini ister ve insanlara büyük bir baskı kurar. Farklı düşünenler ise düşünce polisleri tarafından yakalanır, işkence görür ve buharlaştırılırlar. Arkadaşlık, dostluk, aşk gibi kavramlar yasaklanmıştır. Keyif alarak kitap okumak bile hoş karşılanmamaktadır. Ayrıca insanlar yüz ifadelerine de dikkat etmek zorundadır. En basit bir mimik bile öldürülmelerine neden olabilir. Kullanılan dilde de sadeleştirilmeye gidilmiştir. Partinin aleyhine olan veya gereksiz görülen bütün kelimeler kaldırılmıştır. Bir olayı açıklamak için basit kelimeler kullanılmaktadır. Ayrıca parti kendi çıkarları için istediği zaman geçmiş hakkında da değişiklikler yapmaktadır. Geçmişle ilgili var olmasını istemedikleri bir bilgi olursa; onunla ilgili haberleri, kitapları, gazeteleri, filmleri, karikatürleri yok edip, o bilgiyi uygun gördükleri başka bir bilgiyle yeniden değiştirmekte ve insanları buna inanmaya zorlamaktadır. Ana karakterimiz Winston Smith işte böyle bir dünyada yaşamaktadır. İçten içe parti karşıtı düşünceleri vardır ve bizler de onun hikayesini okuruz. 1984 gerçekten çok etkilendiğim bir kitap oldu. Bir bölümünde biraz sıkılsam da yine de romanı çok başarılı ve zekice yazılmış buldum. Keyifle okuduğum ve
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200bin okunma
Reklam
Üç Anadolu Efsanesi ~ Yaşar Kemal
Puan vermedi·222 syf.··
2026 7. kitabı
Herkese merhabaaaaa ^^ Yaşar Kemal'den okuduğum ikinci kitap olan "Üç Anadolu Efsanesi" adlı eserin yorumuyla karşınızdayım: Yazarın; Köroğlu, Karacaoğlan ve Alageyik efsanelerini ustalıkla anlattığı bu eserini gerçekten çok sevdim. Su gibi akıp giden bir kitaptı. Küçükken Köroğlu efsanesini okumuştum fakat hepsini hatırlayamıyordum. Tamamını yeniden ve Yaşar Kemal'in kaleminden okumak çok farklı bir histi benim için. Kitabı okurken burnunuzda çiçek ve çam kokuları, kulağınızda dokunaklı türkülerle Anadolu'yu bucak bucak geziyor, yöre insanlarını tanıyor, karakterlerle birlikte kâh seviniyor kâh üzülüyorsunuz. Yaşar Kemal; aşk, cesaret, korku, çaresizlik, sevinç, hüzün gibi birçok insani duyguyu ve iyilikle kötülük kavramlarını bizlere çok başarılı bir biçimde aktarmış. İncelememi bitirmeden önce eserden birkaç alıntı paylaşmak istiyorum: ~"Yeter ki insanın içinde iyilik olsun, onun erişemeyeceği hiçbir yücelik yoktur. İnsan, gönlü kadar büyüktür." ~"İnsan olmadıktan sonra güzel göz, güzel kaş, sırım gibi boy herkeste var. İnsan dediğin yüreğiyle, inceliğiyle insan olmalı." ~"Nereye gittiğini bilmemesi hoşuna gidiyordu. Yeni yüzler, yeni dünyalar görmek onu kendine çekiyordu. Yeni yeni insanlara, yeni yeni şeyler söylemek... Gençti. Yüreğinde bir top ışık, bir ateş harmanı, çiçek açmış bir bahar dalı... Yürüyordu." ~"Dünyadaki bütün yaratığı, ağacı, kuşu, böceği, insanı, her şeyi, her şeyi en derin sevgisiyle kucaklardı. İliklerine kadar aşk duyardı dünyanın her şeyine. Yağmuruna, kışına, borasına, sıcağına, soğuğuna... Dünyanın en küçük, en değersiz şeyine bile kocaman açılmış çocuk gözleriyle, hayretle bakardı." Şimdiden keyifli okumalar dilerim. Mutlu, huzurlu ve bol kitaplı günler... ^^
Üç Anadolu EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202514bin okunma
Gömülü Şamdan ~ Stefan Zweig
Puan vermedi·120 syf.··
2026 6. kitabı
Herkese merhabaaaaa ^^ Bugün çok çok sevdiğim bir yazar olan Stefan Zweig'ın "Gömülü Şamdan" isimli novellasını yorumlamak üzere karşınızdayım: Yedi Kollu Şamdan ya da bir diğer ismiyle Menora, Yahudilik'te kutsal sayılan bir emanettir. Kitabımız, Roma'daki Yedi Kollu Şamdan'ın Vandallar tarafından kaçırılmasıyla başlar. Yahudi cemaatinin yaşlıları, henüz yedi yaşında olan Benyamin'i, olanlara tanıklık etmesi ve gelecek nesillere aktarması için yanlarına alarak Şamdan'ı uğurlamaya giderler. Fakat Benyamin'in kaderinde, günün birinde yaşlı bir adam olarak Şamdan'ı yeniden görmek vardır. Bizler de Yedi Kollu Şamdan'ın yıllar içindeki yolculuğunu ve Benyamin'in onu kurtarma çabasını okuruz. Kitap oldukça akıcı ve güzeldi. Ayrıca merak uyandırıyordu. Uzun zamandır Stefan Zweig'dan bir eser okumadığım için, yazarın kalemini aslında ne kadar çok özlediğimi fark ettim. Bu kitabı sizlere de tavsiye ediyorum. Yorumumu eserden birkaç alıntı paylaşarak bitirmek istiyorum: ~ "Katı düşüncelerin acı veren sapan demiriyle kırışmıştı alnı ama gür kaşlarının altındaki gözleri birer yıldız gibi müşfik ve saf kalmıştı." ~ "İnsanlar için bilmemek, sormaktan daha kötüdür. Kim çok soru sorarsa çok şey anlar. Kim daha çok şeyi anlarsa o kişi adil olur." ~ "Kalbin yazısını suskunluğun karanlığında bile okumayı biliyordu." ~ "Fakat şimdi karanlığı öncekinden daha karanlıktı." ~ "Ancak inanmaktan vazgeçmeyerek katlanabiliriz dünyaya." Mutlu, huzurlu ve bol kitaplı günler diliyorum... ^^
Gömülü ŞamdanStefan Zweig · Can Yayınları · 202017,9bin okunma
Timsah ~ Dostoyevski
Puan vermedi·88 syf.··
2026 5. kitabı
Herkese merhabaaaa ^^ Yeni bir kitap yorumuyla karşınızdayım: "Timsah"... Kitap aslında iki uzun öyküden oluşuyor. Timsah ve Gülünç Bir Adamın Düşü... Öncelikle Timsah adlı öyküyle başlamak istiyorum: İvan Matveyiç, eşi Yelena İvanovna ve aile dostları olan anlatıcımızla beraber, büyük bir timsahın sergilendiği Pasaj'a giderler. Orada İvan Matveyiç timsah tarafından yutulur ve olaylar başlar. İvan Matveyiç ölmemiştir ve timsahın karnından konuşmaya başlar. Bizler de İvan'ın ve çevresindeki insanların bu durum karşısında verdikleri tepkileri okuruz. Dostoyevski bu öyküsüyle beni sık sık gülümsetmeyi başardı. Hiciv yeteneğine hayran kaldım. İnsanları, toplumu ve olayları kara mizah kullanarak çok başarılı bir şekilde eleştirmiş. Gülünç Bir Adamın Düşü isimli öyküsü ise oldukça ilginçti. Yaşamına son vermek isteyen bir adam, küçük bir kız sayesinde bunu erteler ve uyuyakalıp bir rüya görmeye başlar. Bizler de bu tuhaf rüyayı ve ana karakterimize kattığı anlamları okuruz. Bu öykünün de oldukça etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Bu iki öykü de bana Dostoyevski'nin alışılmış tarzından farklı geldi. Yine de çok beğendim. Sizlere de tavsiye ediyorum. Mutlu ve bol kitaplı günler dilerim... ^^
TimsahFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20243,133 okunma
Émile Zola ~ Nasıl Ölünür
Puan vermedi·48 syf.··
2026 4. kitabı
Herkese merhabaaa ^^ Émile Zola'dan okuduğum ilk kitap olan Nasıl Ölünür'den bahsetmek istiyorum sizlere... Kitap kısacık ve beş öyküden oluşuyor. Bu nedenle su gibi akıp gidiyor. Kitaptaki her öyküde, farklı statülerdeki beş insanın ölümünü okuyoruz. Beni en çok etkileyen, insanların ölüm karşısında verdikleri tepkilerdi. Zengin veya fakir olsun, birinin ölümünden sonra hayat kaldığı yerden devam ediyor ve herkes yeniden kendi yaşamına odaklanıyor. Bu nedenle hayatımız boyunca çektiğimiz sıkıntıların ve yaşadığımız üzüntülerin çoğunun aslında ne kadar gereksiz olduğunu fark ediyoruz. Hayat bizlere verilmiş en büyük hediye ve her anını dolu dolu yaşamamız gerekiyor. Çünkü bir gün sona erdiğinde elimizde yaşamış olduklarımızdan başka bir şey kalmayacak. Yeterince zaman geçtikten sonra unutulacağız. Bu nedenle, uzun olmayan ömrümüzü mutluluk ve huzur içinde yaşayabilmemizin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Geriye dönüp baktığımızda hayatımızı güzel yaşadığımızı fark etmek eminim ki kendimiz için yaptığımız en değerli iyilik olacaktır. Yorumumu çok sevdiğim bir kitap olan Dorian Gray'in Portresi'nden bir alıntıyla bitirmek istiyorum: "Senin sanatın yaşamın oldu. Sen kendi kendini besteledin; yaşadığın günler senin sonelerindir." Sizlere harika bir hayat ve bol kitaplı günler dilerim...
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
Reklam