bir kitaplık dünya

bir kitaplık dünya
10/10
·282 syf.··
Beğendi
·
2023 49. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2023 00:33
Kitapta en çok ilgimi çeken şey, “pişmanlık” kavramı üzerine kurulmuş olmasıydı. Nora’nın yaşadığı hayal kırıklıkları, kendini boşlukta hissetmesi ve “keşke”lerle dolu hayatı bana çok tanıdık geldi. Çünkü çoğumuz bazen aynı soruyu kendimize soruyoruz: “Başka türlü yaşasaydım ne olurdu?” Kütüphane fikri ise çok güzeldi. Gece yarısı açılan bu kütüphane, Nora’ya farklı hayatlarını deneme fırsatı veriyor. Başka bir iş, başka bir şehir, hatta başka ilişkiler… Sayfa sayfa ilerlerken ben de “acaba kendi hayatımda hangi kapıyı seçerdim?” diye düşündüm. Kitabın en sevdiğim yanı, her alternatifin mükemmel görünse de kendi içinde eksiklikler taşımasıydı. Yani aslında “kusursuz hayat” diye bir şey yok. Bu da bana, yaşadığımız hayatı olduğu gibi kabullenmenin önemini hatırlattı. Nora’nın sonunda fark ettiği şey bence çok değerliydi: Hayat, pişmanlıklarla değil; seçimleri kabul etmekle, küçük anların değerini bilmekle anlamlı oluyor. Kitabı bitirdiğimde içimde hafif bir umut ve rahatlama hissettim. Kısacası: Gece Yarısı Kütüphanesi, kolay okunuyor ama insanı düşündüren bir roman. Hayaller, pişmanlıklar ve seçimler üzerine derin mesajlar veriyor. Bana göre kitabın en büyük etkisi, “keşke”lerle yaşamak yerine şimdiki hayatın kıymetini görmemizi sağlaması.
1000Kitap
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,2bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2023 47. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 15:23
Bu kitabı okurken en çok George ve Lennie’nin arasındaki bağ dikkatimi çekti. İkisi de hayatta kalmaya çalışan sıradan insanlar ama aralarındaki dostluk, onları diğer işçilerden ayırıyor. George sürekli Lennie’ye sahip çıkıyor; Lennie ise çocuk gibi saf, iyi niyetli ama güç kontrolünü bilmediği için hep başlarını derde sokuyor. Onların “bir gün kendi çiftliğimizi kuracağız” hayali, aslında kitabın en umut dolu tarafıydı. Okurken ben bile o hayalin gerçekleşmesini istedim. Ama çiftlikteki diğer karakterlerin hikâyeleri de beni çok etkiledi. Candy’nin yaşlılığı yüzünden işe yaramaz görülmesi, Crooks’un sırf siyahi olduğu için dışlanması, Curley’nin karısının yalnızlığı… Hepsi insanın içinde buruk bir his bırakıyor. Her karakterin farklı bir yalnızlık sebebi var ve bu, romanı daha da derin kılıyor. Sonlara doğru yaşananlar ise çok sarsıcıydı. Özellikle George’un verdiği karar, dostluğun bazen en ağır sorumluluklarla sınandığını gösteriyor. O sahnede kitaba ara verip düşündüm; hem George’u anladım hem de çok üzüldüm. Genel olarak Fareler ve İnsanlar, kısa olmasına rağmen çok yoğun bir etki bırakan bir kitap. İnsanların hayallerinin ne kadar kırılgan olduğunu, yalnızlığın insan ruhunu nasıl kemirdiğini ve dostluğun aslında ne kadar değerli olduğunu çok güzel anlatıyor. Okuduktan sonra akılda sadece hikâye kalmıyor, aynı zamanda insan doğasına dair sorular da bırakıyor.
Edebiyat
Fareler ve İnsanlarJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 2023211,6bin okunma
7/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2023 21:27
Bu kitabı okurken beni en çok etkileyen şey, cinayetlerin ardındaki İstanbul’un tarihiyle yüz yüze gelmek oldu. Her olay, şehrin farklı bir köşesinde, farklı bir dönemine dokunarak işleniyor. Böylece sadece bir cinayetin izini sürmüyorsun, aynı zamanda İstanbul’un geçmişiyle de bağ kuruyorsun. Okurken sık sık “Bu şehir ne çok şey yaşamış” diye düşündüm. Bir yandan da Başkomiser Nevzat’ın insani tarafı beni çok etkiledi. Onun kayıplarını, yalnızlığını ve buna rağmen görevine devam edişini görmek, romandaki olaylara bambaşka bir derinlik katıyor. Cinayetler ne kadar soğuk ve sert görünse de, Nevzat’ın iç dünyası sayesinde roman sıcak ve insana dokunan bir hale geliyor. Ahmet Ümit, İstanbul Hatırası’nda polisiye gerilimi canlı tutarken aslında İstanbul’a bir selam gönderiyor. Şehrin hem güzelliklerini hem de hoyratça yıpratılmış taraflarını hissettirmek, bende güçlü bir iz bıraktı. Kitap bittiğinde sadece bir cinayet romanı okumuş gibi değil, İstanbul’un ruhuna dokunmuş gibi hissettim.
Edebiyat
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943bin okunma

bir kitaplık dünya

, bir kitap okudu
7/10
·352 syf.·
2025 14. kitabı
Robert Bryndza
8.6/10 · 247 okunma
8/10
·517 syf.··
Beğendi
·
2024 10. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2024 16:57
Jack London’ın Martin Eden kitabı aslında bir insanın hayallerinin, hırsının ve aşkının nerelere götürebileceğini anlatıyor. Martin, sıradan bir denizci. Yani hayatı boyunca ağır işlerde çalışmış, kol gücüyle geçinmiş, okumuş yazmış insanlarla pek bir ilişkisi olmamış. Ama bir gün tesadüfen tanıştığı Ruth, onun hayatında bambaşka bir kapı açıyor. Ruth, eğitimli, kültürlü, başka bir sınıftan gelen biri. Martin ondan çok etkileniyor, hatta ilk görüşte âşık oluyor diyebiliriz. Ama mesele sadece aşk değil; Ruth üzerinden başka bir dünyanın varlığını da görüyor. Yani bilgiye, kültüre, entelektüel hayata karşı inanılmaz bir merak uyanıyor onda. Martin’in asıl hikâyesi de burada başlıyor: kendini değiştirme çabası. Başta neredeyse hiçbir şey bilmiyor, ama öyle bir hırsla çalışıyor ki hayran kalmamak elde değil. Sabah akşam okuyor, yazıyor, araştırıyor. Bir yandan yazdıklarını dergilere gönderiyor ama sürekli reddediliyor. Aç kalıyor, yoksulluk çekiyor, cebinde beş kuruş yokken bile kitapların peşinde koşuyor. Bu yanıyla kitap çok gerçekçi, çünkü insanın hayallerine ulaşmasının ne kadar zor olduğunu birebir gösteriyor. Ruth ile ilişkisine gelirsek… İşte orası biraz can yakıcı. Ruth, Martin’in bu azmine hayran kalıyor ama bir yandan da onun yoksulluğundan, “alt sınıf”tan geliyor oluşundan rahatsız oluyor. Yani aşk var ama aynı zamanda bir sınıf çatışması da var. Ruth tam anlamıyla Martin’i kabullenemiyor. Bu da kitabın dramatik tarafı. Martin sonunda başarıyor aslında. Yazdıkları kabul ediliyor, ün kazanıyor, para geliyor. Ama işin acı tarafı şu: en başta ona sırtını dönenler, “başarısız” diye küçümseyenler, bu sefer etrafına doluşuyor. Herkes onunla arkadaş olmak istiyor, herkes yanında görünmek istiyor. Ama Martin’in içi bomboş kalıyor. Çünkü bunca yıl uğruna savaştığı
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025134,9bin okunma