Entelektüel, üstüne vazife olmayan işlerle ilgilenen kişidir. Örneğin mesleği kimyacılıktır ama coğrafya veya tarihle de uğraşır, resim yapar. Kendi dünyasının dışıyla ilgilenendir entelektüel.
Sayfa 51 - İnsan Kendini Nasıl Yetiştirir·Kitabı okudu
Başlangıç
Kitabın incelemesine başlamadan önce şunu söylemek istiyorum. Bu 1800 sayfalık dev eseri çok kısa hallerinde kitap diye basanlara hayret ediyorum. Birkaç sayfa atlasam bir şeyler kaçıracağım bu kitabı ne hakla böyle kısaltırsınız ve o kısaltılmış metinleri okuyanlar nasıl ben Savaş ve Barış okudum diyebilir?
Kazaklar kitabından sonra Tolstoy'un okuduğum ikinci kitabı Savaş ve Barış. Bu mükemmel kitabı, doğru zamanda ve acemi bir kitap okuyucusu olmadan okumanın mutluluğu içindeyim. Neden? İncelemede anlatacağım. Savaş ve Barış İş Bankası yayınları tarafından 2 Cilt olarak yayınlanmıştır. Bu eser en uzun romanlar ( ki Tolstoy bir roman olduğunu düşünmüyor.) arasında geçer. Bu 1800 sayfalık dev eser bir hikaye örgüsü barındırır, bir savaş barındırır, oluşturulduğu dönem üzerine, yoksulundan sosyetesine kadar geniş bir bilgi barındırır. Tolstoy okumanın en güzel yanı, Tolstoy gibi varlıklı bir insanın hayat felsefesi ve yaşamı sayesinde, kitaplarında askerlik, yoksulluk, soyluluk, sosyete ve yaşamın her türlüsü hakkında bilgiler alınabilir. Hayatını soylu geçirmiş bir yazar empati kurup bir yoksulu aktaramaz ve bir yoksul da sosyete hayatı hakkında sadece ön yargılarını kitabına dökecektir. Özellikle Savaş ve Barış birçok bilgiye sahip olunmadan yazılacak bir kitap değildir, eşsizdir.
Ana Tema
Napolyon ile Rusya'nın savaşı ve 5 soylu aile üzerinden dönem Rusya'sını, Napolyon'un Ruslar için kutsal şehir Moskova'yı işgali ve büyük bir yıkımının gözler önüne serilişi anlatılır. Kitap tamamen Savaş üzerinde bir anlatımla ilerlemiyor, bu büyük 5 ailenin yaşamları, karakterleri derinlemesine işlenmiştir. Dönem Rusya'sını da birçok karakterle çok güzel işlemiş. Kitabı okurken dikkat etmemiz gereken bir konu ise çok karakter ismi geçmesi ve bu karakterlerin hep
Bir olay gerçekleştiği zaman insanlar olayla ilgili düşüncelerini, dileklerini dile getirirler ve olay çok sayıda insanın ortak eyleminden doğduğu için dile getirilen düşüncelerden ve dileklerden biri, tamamen olmasa da yerine gelmiş olur. Dile getirilen düşüncelerden biri yerine gelince, bu düşünce olayla, onun öncesindeki bir emir olarak bağlantı kurmuş olur.
İnsanlar kütüğü sürüklüyorlar. Her biri nasıl ve nereye sürükleyecekleri konusundaki düşüncesini söyler. İnsanlar kütüğü sürükleyip götürüyorlar ve bunu içlerinden birinin söylediği gibi yaptıkları ortaya çıkıyor. Emri o vermiştir. İşte karşımızda en ilkel haliyle emir ve iktidar.