William Shakespeare, dünyaca ünlü oyun yazarı. Soneler içinde güzel şiirlerine de tanık oluyoruz. Bu soneler kuşkusuz, ingilizcenin en ünlü şiir dizisidir. Tabiki ingilizce, özellikle de eski ingilizce ile yazılmış, Shakespeare yazdığı içinde, içinde göndermeler, kelime oyunları da eklenmesiyle çevrilmesi çok zor metinler haline geliyorlar. Talat Sait HALMAN'ın kaynak paylaşımları, kişisel eğitimi ve üzerine ne kadar uğraştığı hakkında kitap sonunda yazdığı bir not ile bu çeviriye güveniyorum. Bu şiirleri aynı kafiyede çevirmek imkansızken, gayet başarılı çeviriler çıkmış ortaya.
Shakespeare'e gelince, bu şiirlerin onun yaşamına ışık tuttuğu söyleniyor. Özellikle sarışın ve soylu bir gence yazılan ilk 126 sone. Bu soneler için birçok farklı görüş sunulmuş. O çağlarda erkeklere böyle şiirlerin yazılmasının normal olduğu, eşcinsellik olarak tanımlanmadığı ya da eşcinsel olarak görenler. Şiirlerin bir kısmı da esmer bir kıza yazılmıştır. Shakespeare iç dünyasını bu şiirlerde biraz olsun görebiliriz. Şiirlerini yazdığı kişilerin kim oldukları hala bilinmiyor. Bu şiirleri okumak hoşuma gitti ve Soneler kitabının her zaman elimin altında olması gereken önemli bir şiir kitabı olarak görüyorum.
Aşk öyle toy ki vicdan nedir bilemez, ama
Şunu bilmeyen var mı: sevgiden doğar vicdan?
Öyleyse, tatlı fettan, günahımı kınama:
Hoş varlığın suçlanır benim kusurlarımdan.
Zavallı ruh, günahkar toprağımın can evi,
Olmuşsun başkaldıran güçler elinde köle;
Niçin yanar içinde dert ve yokluk alevi,
Oysa dış duvarların süslü boyalı böyle?
Tanrı bilir, gözümle sevmiyorum ben seni:
Çünkü sana baktıkça gözüm bin kusur bulur.
Ama yüreğim sever gözün sevmediğini,
Görünüşe aldanmaz, sevgiye teslim olur.