Ama Sokrates’in hatırlattığı gibi insan bilerek yanlış yapmaz. Önce kendini yaptığı şeyin yanlış olmadığına ikna eder, ondan sonra o fiili işler. Hırsız, hırsızlığın kötü bir şey olduğunu bile bile çalmaz. Hırsızlığına çeşitli gerekçeler üretir ve ondan sonra çalar. 
Kant Saf Aklın Eleştirisi’nde: “ İnsan aklı, sahip olduğu bilginin bir türünde, aklın kendi doğası gereği görmezden gelemediği fakat bütün gücünü aştığı için de bir türlü cevap veremediği soruları yüklenen tuhaf bir kadere sahiptir.”
Akıl, belli kurallar ve ilkeler olmadan düşünemez. Özgürlük, tüm sınırların ve kuralların kaldırılması değil, aklın erdemle birlikte kullanılmasıdır. 
Molla Sadra: “Teoriye dayalı ilimlerle görmeye dayalı ilimler arasındaki fark, tadın tanımını bilen bir kişiyle onu bilfiil tatmış kişi ya da sağlık ve gücün tanımını bilen birisiyle gerçekten sağlıklı ve güçlü olan birisi arasındaki fark gibidir.”