Akıl yoluyla düşünme, zihnimin içinde birtakım kavramları evirip çevirmek değil, hakikatini bana her an takdim eden varlığın huzurunda durmayı ve onunla akıl ve Erdem’e dayalı bir ilişkiye geçmemi ifade eder. Aklımın ışığını hakikatin ışığı ile birleştirdiğimde dünya aydınlanmaya başlar. Aydınlanma, ancak bu iki ışığın birleşmesi ile mümkündür. 
Bir kuralı takip etmek tabii ki rasyonel bir hareket olarak görülebilir ve günlük hayatımızda, bilimsel keşiflerimizde, ekonomik kararlarmızda ve politik tercihlerimizde sıkça başvurduğumuz bir yöntemdir. Fakat araçsal rasyonalite, kullanışlılığına rağmen beşeri Öznellik düzleminde hareket eder ve bizi gerçeklikle ilişkilendirmek zorunda değildir. Çünkü bir kuralı takip etmek rasyonel bir sonucu garanti etmez.