Seninle de Bitti
8/10
·277 syf.··
Beğendi
·
2023 29. kitabı
Hello yine ailesel, çevresel ve kendi kendime yarattığım travmalarıma odaklanmışken şöyle bir travmalarımı tetikleyen bir kitap okuyayım dedim. Okumuş gibi oldum sankiiiiii. Mark Wolynn kimdir? Pittburgh Üniversitesinde İngilizce ve Psikoloji bölümünden mezun olmuştur. Arizona Üniversitesinde yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. Dünyanın pek çok yerinde hastanelerde, kliniklerde, eğitim merkezlerinde konferans ve atölye çalışmaları yapmaktadır. Pittsburg Üniversitesi gibi kurum ve kuruluşlarda eğitimler vermiştir. 25 dilde yayımlanan Seninle Başlamadı Gümüş Nautilus kitap ödülünü almıştır. Yazar, depresyon, anksiyete ve obsesif düşünceler, korku ve intihar eğilimi gibi konularda uzmanlaşmıştır. Kalıtsal Aile Travması alanında dünya lideri kabul edilen Wolynn; travma terapistlerine, psikologlara, psikoterapistlere, psikiyatristlere, ruh sağlığı uzmanlarına, koçlara, danışmanlara, eğitimcilere, doktorlara ve diğer sağlık pratisyenlerine eğitim ve öğretim sağlar. Okunması basit ama uygulaması biraz yüklü olan bu kitabı okurken yine sıkıldım :) . Bunun sebebi aşırı derecede tekrara düşen bir kitap. Belki örnekleri daha kısa tutmak, aynı olaydan binlerce örnek vermemek, yeterr anladım diye içimizden atılan çığlıkları duyulsaydı daha iyi olabilirdi. Kitap totalde 280 sayfa söylediğim kısımlarla olsaydı sadece 100 sayfalık bir kitap oluyor. Biraz yorucu olduğunu itiraf etmeliyim. Ben bir psikolog , psikiyatrist veya terapist değilim. Bunlar benim hayat görüşüm. Bu görüşler 22 yaşımda olan bana aittir. Olur da ilerde haksız olursam unutmayalım diye not düşelim. Bir travmanız varsa bu kitabı okuyarak iyileşemezsiniz! Bu kitabı okuyarak kendinize teşhis koymayın. Bu tür durumlarda lütfen uzmanlardan destek alın. Kitap travmalarımızın 300.000 yıl önce bile yaşamış olan
Psikoloji
Seninle BaşlamadıMark Wolynn · Sola Yayınları · 202218,1bin okunma
"Arıyorum cebimde masalımın mutlu sonunu"
10/10
·108 syf.··
2019 11. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2019 20:51
‘’Hatıraların insanın içini acıttığı yaşlara gelmiş olmalıydı. ‘’ Karlı geçen bir hafta sonundan sonra bize el sallayan dingin bir Pazartesiye sendromsuz giren bir insan olarak inceleme yazmaya karar verdim. Depresyon şalım ve ben bu satırları yazmaya hazırız. Fonda Adelle-Hello. Şu an için her şey beni motive edecek düzeyde. Aslında uzun zamandır inceleme yazmıyorum. Gerçi ben uzun zamandır herhangi bir şey yazmıyorum. Biraz tembellik, biraz içimden gelmeme. Ama bu zinciri kırmamam için hiçbir neden yok. Bu yüzden bir kuple saçmalarsam ekranı ebediyete kadar yukarı kaydırabilirsiniz :) Ve bir tane daha ruhumu ve beyin hücrelerimi tarumar eden kitabın kapağını kapattığım için buruk bir mutluluk yaşıyorum. Bu kitap bana hatırlamak istemediğim anılarımı hatırlamama, aşamadığım bir olguyu tekrardan sorgulamama neden oldu. Bahsetmek istediğim konu kadınlar için belirlenmiş tesettür normları ve toplumun bu konu için seçmeyi uygun gördüğü (sadece) kadınları kapsayan ahlak anlayışları. Ben biraz tek yönlü kadın gözünden ele almayı deneyeceğim. Ancak bu konunun çetrefilli, dallı budaklı, ucu birçok şeye dokunan bir konu olduğu yadsınamaz bir gerçek. Ama ben bu gerçeklere değinmek istemiyorum. Değiştiremeyeceğim şeyler üzerine bir müddet akıl sağlığımı korumak için böyle bir yol izlemeye karar vereli çok oldu. Her neyse… Çador; ülkesinde savaş çıkmadan önce sürgün olmuş Akhbar ‘ın savaş bittikten bir müddet sonra ülkesine dönmesini ve ailesini arama sürecinde ruhunda yaşadığı ete kemiğe bürünmüş esas sürgünü konu alıyor. Yazarın dili oldukça sade, akıcı; mekan ve duygu betimlemeleri çok başarılı olunca konunun özüne daha fazla odaklanmanız kaçınılmaz oluyor. Akhbar ile savaşın yıkımında geriye kalmış o şehirde siz de ümidinizi bir an kaybedip; o seslerde, o kokularda, yoldan
Edebiyat
ÇadorMurathan Mungan · Metis Yayınları · 20241,678 okunma