Kitabı ana hatlarıyla değerlendirince çok beğendim. Metresiyle bir olup karısını öldüren karakter olarak zayıf bir adamın hikayesini okuyoruz. Karısını öldürdükten sonra evlerinin yanındaki dereye bırakıp intihar süsü vermek isteseler de işler istedikleri gibi ilerlemez ve ceset ortadan kaybolur. Hiçbir yerde cesedi bulamayan Fernand bir süre sonra karısından mektuplar almaya başlar ve bir hayaletle mektuplaştığını düşünür. Gerçekle gerçeküstünün birbirine karışmaya başladığı noktaya gelir ve algısı ciddi anlamda bozulur. Kitap ters köşe yaparak sonlanıp şaşırttı beni. Kadın zekasının ön plana çıkarıldığı güzel bir eserdi.
Tavsiye olunur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Proust'un bir dergide yayımlanan kayıp bir öyküsünü okumak keyifliydi. Yüksek sosyeteye bulunan çok hoş bir kadının kendisine hiç ilgi göstermeyen bir adama aşık olmasını ve sonunda da ondan vazgeçmesini okuyoruz. Tavsiye olunur.
Kayıtsız AdamMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 2024452 okunma
Atom bombasının yaydığı radyasyon yüzünden ölen bir çocuğun umut dolu hikayesi. Hüzün dolu, acı verici ve vurucu bir kitaptı. Herkes okumalı bu kitabı. Tavsiye olunur.
#Okudumbitti | Marquez-Albaya Mektup Yok
Oğlunu bir horoz dövüşü sırasında bildiri dağıttığı için kaybeden bir ailenin hikayesini okuyoruz.
Yıllarca devlete bir albay olarak hizmet ettiği halde söz verilmesine rağmen bir türlü emekli maaşı alamayan bir adamı ve karısıyla sefalet içinde yaşaması yüreklere dokunur cinsten. Gururları yüzünden kimseden bir şey isteyememeleri; evdeki eşyaları satmak zorunda kalmaları içler acısı.
Her cuma emekli maaşını alacağını bildirir mektupu beklemesi fakat her seferinde de hayal kırıklığına uğraması can sıkıcı.
Hüzünlü bir hikaye, Yüzyıllık Yalnızlık'a gönderme yapan detaylar olması hoşuma gitti.
Tavsiye olunur.
#Okudumbitti | Edgar Allan Poe-Morgue Sokağı Cinayetleri
Merhaba arkadaşlar. Edgar Allan Poe sevgimi bilenler bilir. Kısa ama vurucu bir hikayesini paylaşmak istiyorum sizlerle.
Paris'in ücra sokaklarından biri olan Morgue'da geçiyor olay. Kendi halinde kimseye zararı olmadan yaşayan bir anne kızın cinayete kurban gitmesine tanık oluyoruz.
Olayın kim tarafından işlendiğiyse başlı başına bir karmaşa. Yok artık bu kadarı da olmaz dediğimiz bir sonuç karşılıyor bizi.
Olayı çözen kişinin polis değil de halktan normal bir vatandaş olması ve gözlem gücünün gelişmişliği de etkileyici bir detaydı.
Çok severek okudum. Cinayetin detaylarını ince ince okumak bir miktar can sıkıcı olsa da zevkle okunan bir kitap oldu.
Tavsiye olunur.