Boileau - Narcejac / Şeytani
İnsanların aç gözlülüğüne ve karanlık taraflarına dikkat çeken ve karakter psikolojilerini çok iyi yansıtan bir psikolojik gerilim kitabı. Aynı zamanda suç romanı da diyebiliriz. Yazarların kalemleri ile yeni tanıştım ve tarzlarından çok etkilendim. Hissettirdiği korku ve suçluluk duygusunun yanında umursamazlığı bir psikolojik savaş haline döndürmeleri harikaydı.
Fernand Ravinel’in kitap boyunca yaşadığı gelgitler psikoloji sevenlerin ilgisini çekecek türden. Otuz üç yaşına geldiğinde niye Mireille ile evlendiği ya da evliliğinden üç sene sonra neden Lucienne ile gizli bir ilişki yaşadığı. Bu iki kadına karşı hisleri ve hukuk okumuşken neden kendi isteğiyle satış temsilcisi olduğu kitaba ayrı bir derinlik katmış. Bu detayları kurguya serpiştirerek ana konuyu daha sürükleyici ve gizemli bir hale getirmişler.
Fernand bir hayat sigortası imzalamış ve sevgili eşi Mireilla’ya da imzalatmıştı. Böylece birisi ölürse diğeri para alacaktı. Sigortanın tek şartı ise iki yılın dolmasıydı. Bu zaman dolmuş ve Fernand ile sevgilisi Lucienne eşini kaza sonucu boğulmuş olarak gösterecek bir plan yapmışlardı. Başarı ile planı gerçekleştirdiler ama sonra bazı şeyler akıl almaz şekilde ters gitmeye başladı. Gerçekler ve hayaller, kurban ve suçlular sanki bir sisin içinde gibi bulanıklaşmaya ve birbirine karışmaya başlamıştı.
Kurgu Fernand üzerinden ilerlediği için kadınların düşüncelerine yer verilmemiş. Bu da sonunda biraz eksiklik hissetmenize sebep oluyor. Tahmin edilebilir bir son olmasına rağmen yine de okurken merak duymanıza neden olan güzel bir eserdi.
Keyifli okumalar…
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
Şeytani, okuyucuyu en başından itibaren ustaca yönlendiren ve sonunda şok eden bir psikolojik gerilim şaheseri. Kitabın ilk bölümlerinde, Ravinel’in planladığı mükemmel cinayetin detaylarıyla karşılaşıyoruz. Fakat ilerleyen sayfalarda, olayların aslında onun düşündüğü gibi olmadığını, aksine kendisinin büyük bir oyunun kurbanı olduğunu fark ediyoruz.
Kitabın en çarpıcı yönlerinden biri, okuyucuyu ana karakterin zihnine hapsetmesi. Ravinel, yaşadığı olayları öylesine kesin bir şekilde algılıyor ki biz de onunla birlikte her şeye inanıyoruz. Ancak son bölümlerde ortaya çıkan detaylar, onun başından beri kandırıldığını ve asıl kurbanın kendisi olduğunu gösteriyor. Lucienne’in ona karşı oynadığı sinsi oyun ve Mireille’in belirsiz akıbeti, gerilim dozunu iyice artırıyor.
Finalde ise, sigorta parasının Mireille’in eline geçtiğine dair bir ima bulunuyor. Bu detay, Ravinel’in yalnızca bir piyon olduğunu ve bütün bu olayların Lucienne ve Mireille tarafından ustaca planlandığını düşündürtüyor. Oysa kitabın başında her şey Ravinel’in kontrolündeymiş gibi sunulmuştu.
Bu kitap, yalnızca bir polisiye ya da gerilim romanı değil; aynı zamanda algı yönetimi ve manipülasyon üzerine harika bir kurgu. Boileau, okuyucuya "gerçek nedir?" sorusunu sordurarak, klasik suç romanlarından farklı bir derinlik sunuyor. Olayın başından beri kim kandırdı, kim kandırıldı soruları kitabın en büyük başarısını oluşturuyor.
Sonuç olarak, Şeytani, ters köşeleri, psikolojik gerilimi ve zekice kurgusuyla okurunu içine çeken, akılda kalıcı bir eser. Özellikle son sayfalardaki gerçeklerin ortaya çıkışı, kitabı klasik cinayet hikâyelerinden ayırarak unutulmaz kılıyor. Benim için en büyük etkileyiciliği, Ravinel’in başından beri kontrolü elinde sandığı bir oyunun aslında tamamen kurbanı olmasıydı.
Farklı bir
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
Mükemmel kelimesi az kalır. Harika bir şey okudum ve kendime yetiremedim. Psikolojik gerilim türü olan bu romanın gerilimden ziyade ana karakterin psikolojik analizini çıkarmak daha çok keyif verdi bana açıkçası. Fernand’ın pişmanlığı ve aslında hiç de pişman olmaması kısmındaki kararsızlığı, düştüğü ikilemi,kendini ve olayları sorgulaması kocaman bir tiyatronun en ön sırasından oyunu takip ediyormuş duygusu verdi adeta! Yazarın yalın bir dille okuruna bu kadar detaylı his bırakması oldukça kıymetli. Romanda tek sevemediğim şey kısa olmasıydı. İki kadının iç dünyasına tam olarak giremedik maalesef. Fernand’ın karmakarışıklığı sonrası biraz da bu iki kadını okumak daha çok keyif verirdi bana.Olsun,herkesi okuması için darlayacağım yeni bir roman oldu elimde!! Şeytani
Ben ne okudum böyle
Müthiş bir kitaptı. Uzun zamandır ihtiyacım varmışta gelip beni bulmuş gibi. Görür görmez sepete ekleyip almamdan belliydi sonunu şöyle okudum psikolojik tahliller müthişti, tamamen bir polisiye değildi kesinlikle edebi yönüde çok güçlüydü. Fransada 1955te Şeytan Ruhlu İnsanlar ismiyle filmi yapılmış kitabın. Yazarlarımızın diğer kitabıda yolda gelince hemen okunacaklardan.
Buarada Soğuk Ter daha önce Vertigo ismiyle alakarga yayınevinden yayınlanmış belki elinde olan varsa aynı kitap olduğunu belirtmek istedim. Şeytanide yine alakargadan Şeytanca olarak yayınlanmış. Çok çok öneridir şu yaz günlerinde
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
Bir kadın ve bir erkek, Paris yakınlarında bir ev. Simenon romanlarını andıran bir atmosfer; karanlık, puslu. Bir cinayet işleniyor, evet diyorsun okurken, şimdi de soruşturma başlayacak çünkü klasik polisiye bir kurgu işte…
Ama öyle olmuyor. Hikâye polisiye olmaktan uzaklaşıp başka bir şeye dönüşüyor: Belki gerilime, belki psikolojik unsurlarla iç içe geçen fantastik bir öyküye.
Kitapla ilgili hiçbir spoiler duymamıştım, araştırmamıştım. Bu işin sonu nereye varacak diye diye okudum ve gerçekten aklımın ucundan bile geçmeyen bir sonla bitti. Şaşkınlıktan donakaldım diyebilirim. Zekice yazılmış, Hithock filmleri ile Simenon romanlarını andıran bir hava var kitapta. 1950’lerin savaş sonrası Paris’inde sisin içine sarmalanmış cinayetler, hayaletler ve sırlar ile birlikte yön bulmaya çalışıyor okur. Gayet keyifli bir serüven oldu diyebilirim. Türün meraklılarına tavsiyemdir.
#okudumbitti
Harika bir polisiye-gerilim romanıydı . Hem işlenen bir suç yüzünden yaşanan vicdan azabının insanı nerelere götürdüğnü görüyoruz hem de kendi içindeki o vicdan sorgulamasının ağırlığını hissediyoruz. Bence edebî anlamda da o sorgulamaların psikolojik yanıyla dolu olduğu bir kitaptı.
Sonu da hiç beklemediğim şekilde ters köşe yaptı Kesinlikle öneririm
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
Boileau-Narcejac’ın Şeytani adlı romanı, klasik bir polisiye gibi başlayıp okuru giderek daha dar ve karanlık bir psikolojik alana hapseden güçlü bir gerilim romanıydı. Eseri bitirdiğimde aklımda kalan şey olayların kendisinden çok, bu olayların karakterlerin zihninde yarattığı baskı ve güvensizlik hissi oldu. Yazarlar, suçun sonucunu değil, suç fikrinin insan ruhunda nasıl yankılandığını anlatmayı tercih ediyordu. Uzun süredir okuduğum en akıcı, merak duygusu uyandıran ve ters köşe yapan psikolojik-gerilim romanıydı diyebilirim. Ayrıca bu eser, Fransız yönetmen Henri-Georges Clouzot’nun başyapıtı olarak sinema tarihine geçen Les Diaboliques adlı filme esin vermiştir.
Romanın en güçlü yanı, okuru sürekli şüphede bırakması. Gerçek ile hayal, suçluluk ile paranoya arasındaki sınır giderek siliniyor. Yazarlar, okurun da karakterle birlikte aklını sorgulamasını sağlıyor. Finalde gelen ters köşe ise sadece şaşırtmak için değil, roman boyunca işlenen “şeytanilik” kavramını tamamlamak için var. Buradaki şeytanlık, kanlı sahnelerde değil; manipülasyonda, güç kullanımında ve zihinsel şiddette ortaya çıkıyor.
Romanın merkezinde satış temsilcisi olarak görev yapan Ferdnand’ın gözünden olaylara tanık oluyoruz. Fernand Ravinel, Paris'in kuzeyindeki Enghien'deki mütevazı evlerinde karısı Mireille'in kendisine dayattığı boğucu hayata daha fazla dayanamaz. Sevgilisi Lucienne'in ikna etmesiyle karısını öldürmeye karar verir. Böylece Fernand, doktor sevgilisi Lucienne’le birlikte hayat sigortasından alacakları parayla evlenip güney Fransa’daki Antibes’e yerleşebilecektir.
Doktor Lucienne'in temin etmeyi başardığı bir uyku hapıyla karısını uyuşturduktan sonra, Ravinel onu boğulmuş gibi göstermek için küvete sokar. Cinayet Nantes'te gerçekleştiği için Ravinel cesedi kırk sekiz saat
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
Soğuk ter kitabına bayılmıştım, o kitap sayesinde bunu sipariş ettim ama sanırım beklentimi çok yükseltmiş çünkü hiç o kadar keyif alamadım, 3 ayda anca bitirdim.
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
Kitapçıdan rastgele seçtiğim kitaplar serimizden bir diğeri... Kitabın isminden ve arkasından okuduğum kadarıyla konusundan etkilendiğim için okumak istedim ve iyi ki okudum. Fransız iki yazar tarafından kaleme alınmış bir kitap. İki yazar tarafından yazılan bir kitabı ilk defa okuyorum. Bazı noktalarda kalem farkını hissetmediğimi söylesem yalan söylemiş olurum. Açıkçası bu fark beni yalnızca bir iki noktada rahatsız etti. Onun dışında kitabın akışından bir şey eksilttiğini söyleyemem.
Kitap; satış temsilcisi Fernand ve doktor sevgilisinin hayat sigortasından para alabilmek için adamın eşini öldürüp kaza-intihar süsü vermeye çalışmalarını konu alıyor. Belli bir noktaya kadar kurbanın adamın eşi olduğuna inanıyoruz ancak şaşırtıcı bir son bizi bekliyor. Bu noktada kadın zekasına hayran kalmamak da elde olmuyor.
Fernand'ın eşini öldürmüş olmasının vicdan azabını okur da derinden hissediyor. Sonrasında adamın, cesedi bıraktıkları derede bulamayışı onu allak bullak ediyor. Kitabın büyük bir kısmında aslında Fernand'ın bu iç hırpalanışını hissederek yol alıyorsunuz. Bu sersemlik ve allak bullak olma durumu öyle bir hal alıyor ki Fernand ölü eşinden mektup almaya başlıyor ve hatta kadını görenlerin olduğunu dahi öğreniyor. Bir insanın tüm bunları yaşayıp kafayı yemediğini düşünmesi mümkün mü? Zavallı Fernand sana üzülmemek elde değil. Ancak en nihayetinde sen de katilsin.
Fernand'ın iç bunalımlarının müsaade ettiği ölçüde sürükleyici bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Çok sevdim.
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
O kadar güzeldi ki...Baştan sona nasıl okudum anlamadım... Sonu özellikle muhteşemdi..Ters köşe psikolojik gerilim okumayı seviyorsanız mutlaka okuyun derim ....
ŞeytaniPierre Boileau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024546 okunma
Pierre Boileau 28 Nisan 1906'da Paris'te, Pierre Louis Boileau olarak Fransa'da dünyaya geldi. Ölüm Korkusu (1958), Seytan ruhlu insanlar (1955) ve Seytanca (1996) tarafından tanınan bir yazardır. 16 Ocak 1989'da Beaulieu-sur-Mer, Alpes-Maritimes, Fransa'da öldü.