Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dinin doğru ya da yanlış yorumlamaya müsait bir zemini vardır. Din, eğer doğru yorumlanırsa insan hayatında su ve hava kadar önemle ve tabiidir. Ancak yanlış yorumlandığında bu tabiilik bozulur. Bu yanlış yorumlamanın vereceği zarar da dinsizliğin vereceği zararla eşdeğerdir.
Düşünün bakalım televizyon karşısında muhallebi gibi gevşemiş Müslümanda değil cihat etmek, acaba kalkıp bir farzı ifa edecek kuvvet ve istek kalmış mıdır?
Biz kendimiz olduğumuz için utanmak zorunda değiliz, ümitsizliğe düşmek zorunda değiliz. Bu toprakların kültürü, bu toprakların içinden yeşermiş olan tarih, medeniyet, tüm bunlar bizim gizlenmemiz, saklanmamız gereken yerler değil, tam aksine iltica etmemiz, kendi kimliğimizi devşirebileceğimiz yerlerdir.
KS: Başarı nosyonu da yeniden gözden geçirilmesi gereken bir şey. Başarı dediğimizde, daha fazla maddi vasıta ve imkâna sahip olmayı mı anlamalıyız? Daha fazla hükmedebilme kudretine sahip olmayı mı, yoksa değerlere, fıtrata uygun bir biçimde Allah’a yakın bir hayat yaşamayı mı anlamalıyız? Kafamızı iğdiş eden başarı nosyonu da çok, Batılı bir nosyon.