Bugün çoğumuz muhabbetin ciddiyetin zıddı olduğunu sanıyoruz. Hatta mutaassıp kimseler dindarlığı asık suratlılık sanırlar. Oysa asla öyle değildir. Nasreddin Hoca buna güzel bir örnektir. Kendisi bir molla idi. Yani medrese mezunu olan, kadılık yapan bir kişiydi. Buna rağmen işinde ölçüye sadık olduğu gibi muhabbeti de eksik olmazdı.
Aslında kulluk, bir tür sanatkarlık, yaşama sanatını iyi becerebilmek; kendi fıtratına, varoluşuna, hatta biraz daha geriye saralım; bezm-i ellette verdiğin söze sadık kalmaktır.