İnanmak istemeyene hiçbir delil yeterli değildir. Mesele delilin yahut argümanın ikna ediciliği değil, karşı tarafın aklını ve kalbini hakikate kapatmış olmasıdır. Bu tercihte bulunanlara hakikatin ve kurtuluşun yolları kapanmıştır.
Hikmeti olmayan hüküm kör, hükmü olmayan hikmet topaldır. Hikmet ise iyi, doğru ve güzeli aynı anda kavramaktır. Varlığa hikmet nazarıyla bakma kabiliyetini yitirmiş, aklı şaşırmış ve kalbi kararmış kişilerin fiziksel duyu organlarının sağlam olması varlığı doğru anlamaları için yeterli değildir. Akıl ve kalp birlikte çalıştığında bizi doğru sonuçlara götürebilir. Müslüman aklı kalp ve vicdan ile birlikte çalışır.
Öfke, nefret, haset, kıskançlık, kin ve husumet gibi duygular, sadece akıl dışı değildir. Bunlar aynı zaman da insanı akıl ve erdem sahibi olmaktan uzaklaştıran yıkıcı hislerdir.
Başkasının çirkinliğiyle meşgul olup da kendini güzelleştirebilen bir adam yoktur.
Kendi kusuruyla meşgul olupta güzel olmaya bir adım daha yaklaşmayan adam da yoktur.