süreyya

süreyya
@henriette13
Öğrenci
Psikoloji
14 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Demian,Mevlana,Freud
Puan vermedi·200 syf.··
2025 21. kitabı
"...Çünkü öldürmek istediğiniz falan ya da filan kişi değil, bir başkasının kılığına giren sizsiniz kuşkusuz. Biz bir insandan nefret ettiğimizde, kendi içimizde yuvalanıp bu insanın görüntüsüyle karşımıza çıkan birinden nefret ederiz. Bizim kendi içimizde olmayan şey, bizi kızdırmaz." Yani Mevlânâ'nın da dediği gibi “Baktığın benim, gördüğün sensin.” Freud’un deyimiyle bu, ruhun kendi bastırılmış gölgeleriyle savaşından başka bir şey değildir. İnsan bazen aynaya bakarken değil, nefret ettiği bir yüzün gözbebeklerinde kendi karanlığını görür. Çünkü her öfke, bilinçdışında yankılanan bir hatıradır ,bizden kopmuş ama hâlâ bize ait olan bir parçanın çığlığı.
Psikoloji
DemianHermann Hesse · Can Yayınları · 20216,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dönüşüm ve Kapitalizm
Puan vermedi·74 syf.··
2025 1. kitabı
Gregor işe gidemediği için şirketin temsilcisi, onu kontrol etmeye evine gelir. Temsilci, Gregor’un neden işe gelmediğini sorar. Kapının arkasından Gregor’a seslenerek, “Artık seni savunmak için en küçük isteğim bile yok, işteki konumun bundan sonra çok da güçlü değil” der. Bu sözlerin ardından Gregor telaşla kapıyı açar ve yolda olduğunu, birazdan ofiste olacağını söyler (Kafka, 2014:12). Gregor, hayatındaki bu olağanüstü değişimi yalnızca mesleki yaşamı açısından önemli görmüştür. Onun için en büyük felaket, işini kaybetmektir; çünkü o iş ailesini ayakta tutmaktadır. Gregor, toplumun bir parçası olmaya öylesine kapılmıştır ki, kendi yaşamı onun için kritik bir önem taşımamaktadır. Şirket temsilcisi için de Gregor’un işe gelmemesi önemliydi. Çünkü temsilci, Gregor’un değerini yaptığı işle ölçmekte ve ona göre değerlendirmekteydi. Temsilcinin Gregor’a biçtiği değer, modern toplumlarda bireyin konumuna karşılık gelmektedir.
DönüşümFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022267,9bin okunma
Hızlı ve Yavaş Düşünme , Evrimsel Psikoloji
Puan vermedi·567 syf.··
2025 4. kitabı
Yazar, kitabına insan doğasının iki temel işleyiş biçimini tanıtarak başlıyor. İlki, hızlı kararlar veren, kestirme yolları tercih eden ve mevcut verilerin yeterliliğini sorgulamadan sonuca ulaşan hızlı sistemimizdir. İkincisi ise dikkatli düşünen, her ayrıntıyı hesaba katan ama yavaş ilerleyen analitik yanımızdır. Yazar, bu bilişsel özellikleri kitapta araştırmalar ve günlük örneklerle çok iyi bir şekilde açıklamıştır. Daha iyi anlaşılması için sistemlere 1 ve 2 adını vermiştir. Örnekler, yüz ifadelerinden yaptığımız hızlı çıkarımlarla başlamaktadır. Ben bu durumu, evrimsel psikoloji dersinde konuştuğumuz annelerin sahip olduğu özel yüz okuma becerisiyle ilişkilendirdim. Bir anne, bebeğinin o andaki ihtiyacını yüz ifadesinden anlayabilir; bu bir hayatta kalma becerisidir veya duruma göre dış tehditleri algılama yeteneği gelişmiştir. Bu bizi Sistem 1’e götürmektedir. Bunu yaparken anne, çocuğu korumak için donatılmış zihinsel pratiklerini kullanmaktadır. Bunun dışında, ses tonumuzu ve yüz ifademizi karşımızdaki kişinin yüz ifadelerine ve beden diline göre ayarlamamız da Sistem 1’in özelliklerine örnek olarak verilebilir.
Hızlı ve Yavaş DüşünmeDaniel Kahneman · Varlık Yayınları · 20181,819 okunma
Bilişsel Psikoloji ve Çalınan Dikkatimiz
Puan vermedi·320 syf.··
2025 5. kitabı
Yazar bu kitapta, bize içinde bulunduğumuz ama bizi içinde olduğumuzu anlayacak kadar bile dikkat kapasitesi bırakmayan bir sorunu ele almış.Algımızın, dikkatimizin isteğimiz dışında ‘çalındığını’ ve bunun suçlusunun biz değil başka kuvvetler olduğunu anlatmış.Kendinde de aynı sorunu fark edip teknolojiden uzaklaşmaya karar veren yazar bizi bu konuda aydınlatmaya çalışmış.Kitabı okudukça kendi hayatımızla bağdaştırıyoruz.En basitinden kitabı okuduğumu süre boyunca bile okumamıza engel olan en büyük etken telefonumdu. Rapora kitabın başından şu alıntıyla başlamak istiyorum: “Yirmi birinci yüzyıl ba¬şında hayatta olmak, dikkatimizi toplama - odaklanma - becerimizin çatlayıp kırılmasını beraberinde getiriyordu.” İçinde bulunduğumuz yüzyılın en gelişmiş getirisi ve şansı olan teknoloji aslında insan doğasını farklı kılan algı , dikkat ve zeka ayrıcalığını bizden alıyor aynı zamanda.Bizi biz yapan özellikler yavaşça eriyor ve bu durumu engelleyecek bilişsel güce bile sahip olamıyoruz çoğu zaman. İlk bölümde 50. Sayfada yazarın dikkat kapasitemizle ilgili önerisi ilgimi çekti.Şöyle yazıyordu: " Odaklanmakta zorluk yaşıyorsanız önce on dakika tek bir işle uğraşmayı deneyin, sonra bırakın bir dakika dağılsın dikkatiniz, sonra on dakika daha böyle böyle gidin. " Hari’nin önerdiği “10 dakika odaklan, 1 dakika dağıt, tekrar başla” yöntemi, dikkati sabit bir kanal değil, esnek ve yönetilebilir bir süreç olarak ele alır. Bu yöntem, bilişsel psikolojide sürdürülebilir dikkat olarak tanımlanan becerinin gelişimini doğrudan destekler. Sürdürülebilir dikkat, bir göreve uzun süreli odaklanmayı ifade eder. Ancak modern dünyada artan uyarıcı yükü ve bölünmüş dikkat alışkanlıkları nedeniyle bireyler bu beceriyi korumakta ve sürdürmekte zorlanmaktadır. Hari’nin yöntemi, sürdürülebilir
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma