10/10
·600 syf.··
2026 191. kitabı
Divan edebiyatı bana hep mesafeli ve ağır gelirdi, ta ki Fuzûlî’nin Leylâ ve Mecnûn’una derinlemesine dalana kadar. Bu eser, modern dünyadaki "tüketilebilir" aşkların aksine; "yok olmayı", "pişmeyi" ve "gönülde yanmayı" anlatıyor.
Leyla ve MecnunFuzuli · Yelkenli Kitabevi · 20092,438 okunma
Eşekli Kütüphaneci
8/10
·147 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:33
Güzel bir kitap güzel bir anlatım. Çok masum gösterilen karakterler ve hep olumlu gösterilen çabalar eylemler... İnsanımızın misafirpeeverliği tartışılmaz. Tabiiki de hemen gaza gelip ayaklanması da... Bu yunan kesimi içinde geçerli... Nedenler mi hep aynı siyasetçiler ve dini temsilciler... Tek eleştirim hiç bir şey bu kadar masum değildir ve hiç bir kitapta... Kitaplar istenildiğinde silah ta olabilir ilaçta... Kalemi kullananın kelimeleri ustalıkla işlemesi en büyük hakareti bile masum gösterir. O nedenle her kitabın denetlenmesinden yanayım. Tabii denetleyenlerinde ne kadar tarafsız olacağı her zaman soru işareridir. Okumak cehaleti öldürür...
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt · Literatür Yayınları · 201018,3bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·174 syf.··
2026 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 00:23
**Insanlar, kendi işleri kolay ilerlesin diye başkalarına iftira atıyorlar her vakitte... ** İlk yaşadıklarımız hiçbir vakit unutulmaz.. **Mutlu olmayı en çok da çocuklar hakkediyor ya **insan, kendine uygun yeri bulmak için hep bir çalışmakta.. ** İnsan hiçbir şeyi başkası için yapmamalı, kendi için hep bir şeyler yapmalıdır..
Yurdumu ÖzledimGülten Dayıoğlu · Altın Kitaplar · 2018631 okunma
Okuduğum kitaplar, izlediğim filmler, çocukken kurduğum hayal dünyam hepsi kafamın içinde yaşayan farklı evrenlerdi benim için. Bu dünyaya ait olmayan yaratıkların, hislerin, senaryoların olduğu bir evren var pek mümkün ve paralelleri de... Şimdi düşünüyorum da şuanda yaşadığımız hayatta çoğu zaman otomatik pilot moduna geçiyoruz gözlerimiz hep dışarıda, anda değiliz. Aslında şuanda burada olduğumuz çok az an var. İşte gece yarısı kütüphanesinin olasılıklarını inşaa ettiğimiz, kodlarını yazdığımız yer burası, şimdi. Ben şuan ne yapıyorum, ne istiyorum, nereye gidiyorum, bundan memnun muyum ? Bu soruları sormayı unutuyoruz kendimize. Hayatı biz yaşamıyoruz,kendi hayatımızda çoğu zaman seyirciyiz. Kitaptaki karakter Nora, sürekli olumsuz düşünen,depresyonda (kitap boyunca görüyoruz ki bu ciddi bir sorun Nora'nın hayatında ve ben yazarın hayatından bu konuda izler taşıdığını düşünüyorum. Depresyon dışarıdan görüldüğü gibi bir şey değil bu konuda bir yorumum yok) ve kurban bilincinden çıkamamış-bir şey olsun biri bir şey yapsın da beni buradan çıkarsın diyen, kendi hayatını elleri arasına alamamış biri benim gözümde- ki kütüphaneci de bayağı sabırlı bir bayanmış Nora karakteri beni çok sıktı açıkçası. Ana fikirden sonrasını okumadım.
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
10/10
·376 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:37
Uzun zamandır okuduğum en iyi macera kitaplarından biri sanırım. Bana adeta çocukken bana kitap okumayı sevdiren deniz maceralarını hatırlattı. Kahramanımız Humphrey Van Weyden yani Hump bir deniz kazası sonrası Kurt Larsen isimli kaçak fok avlayan acımasız, otoriter ve zalim bir kaptanın gemisine düşer. Romanın anlatıcısı Hump ise edebiyat eleştirmenliği yapan, yumuşak başlı bir entelektüeldir. Kaptan hayatı sadece güçlü olanın hayatta kaldığı materyalist bir felsefeyle yorumlarken merhametten yoksun bir karakterdir. Hump ise insan onurunu ve ahlakı temsil eder. Hump hayatta kalmak için Hayalet isimli gemide fiziksel olarak güçlenmek ve vahşileşmek zorundadır. Ancak bu sırada Kaptanın aksine ahlaki olarak yozlaşmaz ve insanlık onurunu kaybetmez. Jack London diğer tüm kitaplarında olduğu gibi bu kitabına da kendi hayatından imgelemeler yerleştirmiştir. O da daha henüz 17 yaşındaylen fok avlamak için Japonya kıyalarına gitmiş ve sert deniz koşullarında hayatta kalmayı başarmıştır. Öte yandan Jack London’ı bugüne kadar hep Levent Cinemre çevirileriyle okumuştum. Başka bir çevirmen tarafından çevirisini okuyunca Levent Cinemre’nin çevirilerine ustalıkla eklediği dip ve son notlarının eksikliğini hissetmedim değil.
Deniz KurduJack London · İş Bankası Kültür Yayınları · 20148,3bin okunma
Spoiler içerirr efendimm
9/10
·344 syf.··
2026 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:40
Hayat bizi hep bize iyi gelecek insanlarla karşılaştırsın diye dua ediyorum. Bu kitabı okuduktan sonra bir kere daha aynı duayı ettim. Adelaide bazı noktalardan beni çok korkutsan da, seni çok sevdim ve umudunu kaybetmeyen, hayatta olmayı seçen biri olduğun için seninle gurur duyuyorum. Olmayacağını bildiğin halde, gelmeyecek bir sevginin peşinde koşarken kendini heba etmek bir insanı nelerin kıyısına sürüklüyormuş çok iyi göstermiş oldu bu kitap. Rory…. Sana edecek tek bir sözüm bile yok. Allah belanı verir umarım. Artık bir noktadan sonra sinir seviyem o kadar arttı ki kitabın ortalarında zaten gözlerim seğiriyordu şu adamı okurken. Çok şükür kurtulabildik senden. En başından beri Adelaide’ın Bubs ile bir şekilde yollarının kesişeceğine olan inancım ve güvenin sağolsun kitabın sonunda bir gülümsedim. Ama her şeyden önce acı ile savaşan bir kadının sadece yeni aşk arayarak iyileşmesini değil de acısını kabullenip, terapi ve uzman yardımıyla, sonuna kadar destek çıkan arkadaşlarıyla bir arada kalarak toparlamasını okumak beni çok daha fazla mutlu etti. Zevkli ve sürükleyici bir okuma oldu benim için. (Dipnot: Eloise sana aşığım, dünyanın en güzel arkadaşı, eşi ve kadınısınnnn!! Keşke Rory’e iki tane patlatabilseydin)
AdelaideGenevieve Wheeler · Kairos Kitap · 20251,946 okunma