ali ihsan sivrikaya

ali ihsan sivrikaya
@hepsibenim
amateur lifer
Hamam
klavyenin başındaki abla ayrı, vokalist ayrı hoş. bir yandan ruhum, bir yandan testest hormonlarım okşanıyor adeta. düşünüyorum en son ne zaman böyle karma bir zevk yaşadım. cevabını bulmam zor olmuyor. bir keresinde gittiğim erotik hamamda bir abla keseliyordu beni. sırtımın ve karnımın cırkını çıkartıyordu beni yatırdığı yerde. bir yandan kirlerimden arınıyor oluşun verdiği huzur, bir yandan cazibeli gürcistan hanımefendisinin attığı şehvetli bakış adeta için için boşaltıyordu beni. ateş saçan gözbebeklerini benden hiç ayırmıyordu. aynı anda da göğsüme kazıdığı kesesiyle ateşi tuzlu tenimden çıkartıyordu. olsun diyordum be. olsun. en azından insanın içine boşalması nasıl bir şeymiş onu öğreniyordum. temizlik bitti. iş geldi çattı hamamın asıl konseptine. abla elini cinsel penisimin üzerinden geçirerek havlumu çıkarmaya yeltendi. dur dedim be abla. dur. aramızda yarım saat boyunca yaşanan şeyler bu kadar basite indirgenebilir mi şu anda? beş saniye daha bakıştıktan sonra dışarıdan gelen ezan sesini duydum. kalkıp peştemal üzerinde namaza durdum. o gün regaip kandiliydi. ve abla şu an annemin yanında nevresim dikiyor. ben de geceleri 31 çekiyorum.
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gece Lambası
bugün saçlarımı son yıkayışım bugün aynaya son bakışım bir tarak alıp elime son defa gıdıklamak istiyorum parmaklarımı belki de kanatmak istiyorum tırnaklarımı yere dökülmüş, geçmişimin kepekli saçakları toplaması bana kalmış bazıları bırakmıyor bile ellerimi dolanmış parmağıma bırakma beni dercesine pazardan aldığım kelebekli tokamı kırdım bıraktım her şeyi dercesine annem en sevdiğim yemeği yapmış içine de saçını düşürmüş bir tutam çıkardım içinden ince ince çıkardım içimdekileri iğrene iğrene bu ilaçlar bebek aspirini gibi değil bu hastanenin çocuk parkı yok herkes bana acıyarak bakıyor ama yemekte acı yemem yasak bugün bandanayı son takışım yaz mevsiminde çok yakıyor doktorun vurduğu iğne kolumu yaktı babam artık yanımda sigara yakmıyor annemin canını da annemin canı çok yanıyor gözyaşları belki de bunun için var eskisi kadar su içmem yasak serumun damlayışını saymayı dün gece bıraktım çizgi film izlemeyi de bazen şarkı söylüyorum
Edebiyat
beste
bunu yapan adam bu besteyi sağlıklı bir ruh haliyle yapmış olamaz ya. odasına kapanıp ağlayarak falan yapmış olmalı. ya da ne bileyim kız kardeşini uyuşturucu baronu kaçırıp yüklü miktarda fidye istemiş olmalı veya öz oğlundan okkalı bir tokat yedikten sonra gururuna yediremeyip içini notalara kusmuş falan olmalı ne bileyim. başka türlüsünü aklım bir türlü almıyor çünkü. bu besteyi dinlerken kaç kere allaha şirk koştum, kaç kere şeytanla kumar masasına oturdum hatırlamıyorum. bazen sadece dinleyip için için ağlıyorum. bazen de gecenin bir saati evden çıkıp eski kız arkadaşımın evine gidip zorla onu dışarı çıkıyorum. hiçbir şey söylemeden dudaklarına yapışıyorum öylece. cebimden çıkardığım sustalıyı karnına dayıyorum bir yandan. bir yandan bana tokat atmasını istiyorum. kanat diyorum dudaklarımı, sonra da kanımın kokusunu içimize çeke çeke sevişelim. bırakıyorum sonra orada onu. ağlaya ağlaya yürüyorum sokaklarda. hıçkıra hıçkıra. bağıra bağıra. bazen kahkaha atıyorum ağlarken. ahaha. çok yalnızım lan. it gibi yalnızım. ne dostum var ne kardeşim. ne annem kaldı ne babam. bilmiyorum kime gideceğimi. mal gibi dolanıyorum öyle. önüme bi tinerci çıkıyor elinde bıçakla, o da yüzüme bakıp siktir git diyor. takip ediyorum ben de onu. sülük gibi yapışıyorum arkasına. konuş diyorum lan, konuşsana benimle amına kodumun çocuğu. vebalı mıyım lan ben. niye görmüyorsunuz beni siktiğimin dünyasında. hiç oralı olmuyor. ama ben katil oluyorum. göğsünden çıkardığım bıçağın kanını da üstüne sürüyorum. bir süre bekliyorum başında. ona derdimi açıyorum. bazen de bildiğim tek fıkrayı anlatıyorum. gülmüyor piç. çünkü öldü. kokmaya başlıyor sonra kalkıyorum yanından. eve gidiyorum sabaha karşı. geçiyorum aynanın karşısına. aynı fıkrayı kendime anlatıyorum bu sefer. gülmüyorum. çünkü öldüm. ben
Müzik
Sigarayı bırakmak
hocam iyi ki bu konuda bir video çekmişsiniz çünkü yaklaşık üç buçuk senedir bu illetle bir arada yaşıyorum. defalarca denememe rağmen sigarayı bir türlü bırakamıyorum. ellerinizden öper bir eşim var dünyalar güzeli, o da bu durumdan rahatsız. diyeceksiniz ki o neden rahatsız? şöyle anlatayım, örneğin eşimle birlikte balkon sefası yaparken sigaramı içmişim, keyfimi almışım, hatta son fırtımı da derin bir küfür eşliğinde atmosfere püskürtmüşüm. işte tam o esnada sigarayı tam bırakacağım ama bir şeyler oluyor elim ayağım titriyor ve sigarayı baş ve orta parmağımın arasına sıkıştırmak suretiyle adeta balistik füze fırlatır gibi eşimin yüzüne fıttırıveriyorum. bakın ben eşimi çok severek evlendim ve bazen cinsel seks yaparken bile koltuk atının ekşiliğini dilimde eritiyorum. ama bu meret elime bu şekilde yapıştığından beri eşimle alçak yüksek oynar gibi mahkeme kürsüsüne inip çıkıyoruz. allah aşkına yetkili metkili birisi varsa veriyim adresimi buna çare bulsun artık. ben de istiyorum sigarayı bırakmayı, onu ayağımın altında çiğneyip döndürmeyi, kül tablasını kirletmeyi.. ya karımın suratı yüz bir dalmaçyalıya döndü izmarit darbesinden. yüzü kahvedeki dayılar gibi kokuyor ben de soğuyorum yani.. saygılarımı sunarım.