Muhâtabımı çoban da olsa fukara da olsa ciddiye alırım, hâkir görmem. Dünyanın hakikatlerini Yaradan kime emanet etmiş, nereden bileceğiz? Her geceyi Kadir bil, her geleni Hızır bil diye boşuna söylememişler.
Her şeyi unutup, unutmaya çalışıp "O bir rüyaydı, geçti" diye, bundan sonra hayatına herkes gibi tahammül edip, o geçen birkaç aylık saadetini böyle birden ve ebediyen sönüvermiş görmek hicranına hazırlanmak gerektiğini görüyordu.
Bu ıstıraba mahkûm olmak için ne kabahati olduğunu düşünüp artık tahammül edemeyeceğini, kendinin her taraftan gelen bu hücumlara karşı âciz, kimsesiz ve bedbaht kaldığını görerek boynunu büküyordu.
Bu bildiriyi imzalamış bulunan Fransız kadınları, barışın neye mal olursa olsun korunması için Fransa Hükümeti'ne kayıtsız şartsız güvenleri bulunduğunu ilan ederler. Savaşın, hangi şartlar altında olursa olsun, daima bir suç, hatta bir cinayet olduğuna inandıklarını bir kere daha tekrar ederler. Anlaşmalar, fikir ve inanç alışverişleri, her zaman; zora ve silaha başvurma, asla! Dünyada barış için, bütün biçimleriyle savaşa karşı...
22 Eylül 1938, Fransız Kadınları ve Anaları Birliği