...kabinde sık sık yanyana soyunurduk.Ben çelimsiz ,zayıf ,ince;sen güçlü,iri yapılı.Daha kabindeyken kendimi acınası bulurdum,üstelik sadece senin değil bütün dünyanın önünde ,çünkü benim için her şeyin ölçüsü sendin.
İnsan zaîftir(zayıf), belaları çok.. Fakirdir, ihtiyacı pek ziyade.. Âcizdir, hayat yükü pek ağır. Eğer Kadîr-i Zülcelal'e(..Allah'a) dayanıp tevekkül etmezse ve itimad(güven) edip teslim olmazsa, vicdanı daim azab içinde kalır.
Semeresiz(sonuçsuz) meşakkatler(zorluklar), elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş veya canavar eder.
İşte ey akıl, dikkat et! Meş'um(uğursuz) bir âlet(sebep) nerede? Kâinat anahtarı nerede? Ey göz, güzel bak! Âdi bir kavvad(günah aracısı) nerede? Kütübhane-i İlahînin(ilahi kütüphanenin) mütefennin(bilgili,fen bilmlerini bilen) bir nâzırı(gören,gözeten) nerede?Ve ey dil, iyi tad! Bir tavla(ahır) kapıcısı ve bir fabrika yasakçısı nerede? Hazine-i hâssa-i rahmet (özel hazine)nâzırı nerede?
Aşk,"Beni tanımıyorsunuz,tanımanıza da gerek yok.Sevdiğim insanı sevindirmişsiniz.Çok teşekkür ediyorum."diyerek üç cümlelik isimsiz bir mektup yazmaktır.
Aşk,sevilmek değil aşk sevmektir.