Kimseyle tek kelime konuşmadan günlerimi geçiriyor ve sadece benim bildiğim bir hayatı yaşıyordum. İçimdeki hayatı. Gözkapaklarımın, derimin ardındaki hayatı. Kimsenin ulaşamayacağı bir yerdeydim.
İşte, bunun üzerine düşündüm, kendimi asmayı. Hatta bir ip bile buldum. Hatta ucundaki ilmekten başımı geçirip birkaç saat karanlıkta oturdum. Ne düşündüm, biliyor musun? Ölmeyi hayal etmenin ölü bir adam olmaya yettiğini. Hatta ölüme dair olanın dışında hiçbir hayalin gerçekliğinin olmadığını düşündüm.