Hayret... Tereddüt... Heybe, çanta... Kusur, leke... İğrenmek... Dönüp çekilen... Geri dönen... Tövbe eden... Ayva... Tenasül organı... Kaptan... Yorgun, bitkin... Ne yapacağını bilmeyen... Kötülenmiş... Hayâ etme... Örtü, perde... Mektup... Ün, şöhret, nam... Lâkab... Vekillik... Adres... Bir ot cinsi...
Sayfa 332 - Ağustos 1994, Tablo: Utandıracak Hâl, Utanma
Lügat
Dünyayı değiştirmeye gücümüz yetmeyebilir ama dünyanın da bizi değiştirmeye gücü yetmez.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anlayış gösteren, yükünü hafifleten ve seni iyiliğe sevk eden insanlar artık yoksa, anlayış göstereceğin yükünü hafifleteceğin ve iyiliğe sevk edeceğin insanlar elbet vardır.
Senin, büyük ama donuk planların başkasının da (senin hayallerine göre) küçük ama istikrarlı amelleri var. Sanki gerçekleşmişçesine hayallerine bakıp, insanların gerçekleştirdiği küçük amellerini hakir görme. Yeryüzü, başkasının amellerini küçümseyerek kendi hareketsizliğini rahatlatan, kendilerine hastalık, diğerlerine de usanç yükleyen insanlarla doldu. Küfenin yükünü yolun sonunda görünür.
Gelip geçici olan dünyaya o kadar çok bağlandık ki; ebedi cennetle müjdelensek bile, ısrarla dünyada kalmak isteriz. Elimizden tutup cennete çekseler, yüzümüz dünyaya dönük kalır.
En hayırlı yatırım, kulun kalbine yapacağı yatırımdır. Temiz bir kalp, elleri de temiz kılar. Temiz olan ellerde, heybeye ancak temiz olanı doldurur.