Öyküler zihinleri boş bir levha olan küçük çocukları şekillendirmede güzel araçlardır. Ama bazen öyküler büyük çocuklara mesaj vermek,uyarmak için de kullanılabilir. Tıpkı Sineklerin Tanrısı 'ında olduğu gibi.
Kitaba başladığımda gerçekten çocukların kuracağı düzeni merak etmiştim. Kitabımızın Mercan Adası'ına itafen yazıldığını kitap ortasındaki iken öğrendim. Kitabımız bir alegori aslında. Cennet gibi bir adaya düşen atom cağı çocuklarının orayı cehenneme dönüştürme aşamaları anlatılıyor. Karekterler ile de simgelenenler ise ilginç. Mesela 4 ana karakterden biri olan,eşitliği, adaleti, demokrasiyi savunan, pek zeki olmayan adadaki yönetim gücünü hem oy çokluğu ile hem de elindeki kutsal sayılan deniz kabuğundan alan Ralph İngiltere yönetim sistemine atıf bence. Ralph'in her daim arkasında duran, zeki olmasına rağmen hem görünüş olarak hem şiveli konuşması ile alt tabakayı simgelyen Domuzcuk yönetimin arkasındaki danışmanları simgeliyor. Zorba olmakla beraber, simgesel törenleri, gösterişi seven Jack ise faşizmi simgeler. Olaylar arkasındaki manevi yönü gören Simon ise kliseye atıf gibi geldi bana.
Saflığı simgeleyen çocukların olduğu bir adada güllük gülistanlık bir düzen beklerken yaşanan kötülükler düşünmeye sevk ediyor insanı. Insanın iyi ile kötü arasındaki tercihte ince bir çizgide durmasını güzel anlatıyor.
Ben kitabı çok sevdim. Belki sayfalarca çıkarımda bulunabilirim ama bunu kendime bırakıp size kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.