Temiz kâğıdının ne olduğunu öğrenince gülmeye başladım. İşin bürokrasisi komedi gibiydi ve ben ilk defa öğreniyordum devlet denen hantal, demode çarkın vatandaşa eziyet ederek nasıl dön- mekte olduğunu.
Şer gibi görünen şeylerin tamamı geçicidir. Musibetlerin hepsi fanidir. Geçici olan şeylerse hakikatte yok sayılırlar. Zira sonsuzun içindeki sınırlı herhangi bir şeyin hükmü sıfırdır. Tolstoy, "Güzellik nedir" şeklindeki bir soruya, "Sonsuz içerisinde çatışma oluşturmayan şeydir" diye cevap verir. Sonsuz içerisinde telafi edilen hiçbir acı da hakiki değildir. Oluşan bir negatiflik, bin yıl sürdükten sonra pozitife döndüyse ve o olumluluk sonsuza dek kalıcıysa, şimdiki negatifliğin de hakiki bir varlığı yok demektir. Nietzsche der ki; "Dünyaya zaman sona ermiş gibi bakın, bükülmüş olan her şey size düz görünecektir."
Yarın ve öbür gün acıkacağım diye bugünden mideye yemek doldurmak nasıl fayda vermez ve hatta sağlığı bozarsa, gelmemiş günlerin dertlerini bugünden çekmek de öyle anlamsız ve zararlıdır. Şimdi durmadan su içmek, yarınki susuzluğu gidermez, şimdi hızlı hızlı nefes almak, bir dakika sonraki nefes alma ih- tiyacını ortadan kaldırmaz. Öyle de geçmiş ve gelecekteki acılı zamanları düşünüp şimdiye ait sabrı kullanmak, o acıları hafifletmeyeceği gibi, şimdi yaşanan dertlere karşı da dayanma gücünü zayıflatır.
Her güzel, daha güzeline nazar edildiği zaman çirkin, her mutluluk daha büyüğüyle kıyaslandığı zaman mutsuzluk olur. Konfüçyüs der ki, "Kimi mutluluğu yukar da arar, kimi de aşağıda. Halbuki mutluluk insanla aynı hizadadır."
Bilginlerin dediğine göre uzayda bir nokta halinde olan bu küçük dünyaya o kadar uzak yıldızlar vardı ki, bu hareketsiz ve ebedi ışık kemerinin altında gecenin gölgeleri belirginleşip koyulaştı.