Beni gördüğünde yanar yürekten
Sırlarında nihân olur pencerem
Bir gün dökülünce yıldızlar gökten
Kaybolan yüzünü bulur pencerem
Kırık bir hayalden duyulur feryat
Ne çöl Mecnun şimdi, ne dağlar Ferhat
Kalbin hatırı da kalmadı, heyhat
Geceyi gündüzden bilir pencerem
Gönül gözü âmâ, sîneler vîran
Şimdi yüzyıllara bedeldir her an
Lâleyi Leylâ’da kurutur devran
Yalnız ve çâresiz kalır pencerem
Sarsıldı, kırıldı seneler boyu
Camlarına vurdu ateşi, suyu
Ecel ki bir oktur, gerilir yayı
Ben ölürüm, bir gün ölür pencerem.
Nurullah Genç
Gönlüm
Ne bu gelgit, ne bu savrulma, birazcık dur a gönlüm.
Seni kim atmadadır bir yazısın bir tura gönlüm.
İkilik zulmeti kat,teke düş, tek de hakikat.
Teke düşmez ise heyhat, dahi ziftten kara gönlüm.
Seni tasvir nice dava, ne deniz resmi ne sahra.
Nasıl anlatsa ki mısra, seni tarif zor a gönlüm.
Kimi dosttur ama nadan, kimi evlat ama yaban.
Nice bin kurtçuğa meydan, bu kabuksuz yara gönlüm.
Kamu zehri içmişe farz et, ki felek sunmada şerbet.
Yine gelmez ana nöbet, ama bekler sıra gönlüm.
Dili lokmanına baktır, sana lütfettiği Hak’tır.
O nazar ektiği aşktır, o tohum çün sera gönlüm.
Arayış sinede kurşun, bırakın öylece dursun.
Gün olur belki bulursun, ara gönlüm, ara gönlüm…
Ömer Demirbağ
Ömer Demirbağ
Tek başıma karanlıkta yürüyorum. Sadece sessizliğin çığlıkları kulaklarımda. Bir ışık görsem koşuyorum sarılmaya. Heyhat! Çok uzaktaki o ışık sönmek üzere olan bir yıldızın ışığıymış. Sonradan fark ediyorum çok çok uzaklarda olsa da göz bebeğimin içine konmuş.
Gelmedin, son hayal de yanıp kül oldu
Bu deruni kavgada kırılan gönül oldu
Şimdi menziller elem; yürek duman; sine çak
Devleri mahkum eden hayatım şimdi helâk
Gelmedin; yıldırımlar düştü hülyalarıma
Nasıl kıydın be zalim, masum rüyalarıma
Sana doğru her adım neden hep ölüm sunar
Seni her andığımda renk solar desen yanar
Hangi rüzgar böyle sabırla koşar ardından
Hangi el nakış nakış gergef dokur ardından
Susarsam anlatır mı seni göklere tarih?
Bensiz olur mu sabah, güler mi kara talih
Gelmedin koptu zincir parçalandı anılar
Sardı bütün ruhumu tükenmeyen ağrılar
Kalbimin pembe köşkü harab oldu gelmedin
Bahçesinde açan gül türab oldu Gelmedin
Bil ki kıyamet kopsa bu ateş sönmeyecek
Heyhât! Şair mehtaba bir daha dönmeyecek
Nurullah Genç