İbrahim Sadri
İbrahim sadRi… İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı, Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile, Ruhumla söndü alev, sonra ruhum da yandı, Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, Heyhat! Ülkem yıkıldı, ordugâhım da yandı, İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı, Mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum… Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı, Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, Dertli uykum da yandı, ölüme başkaldıran, Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı, İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı… …🖋️biR’ münZ’evî üstâd biR’ münZ’evî üstâd… 18/06/2026 Nurullah Genç ( Beni Yakışına )
Şiir
Beni Yakışına
beni yakışına O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı? Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı. Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum, Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı. Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi. Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı. Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut. Bülbülün küllerine konan puhum da yandı. Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile. Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı. Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım, Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı. Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme. Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı. Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı. Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin, Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı. İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı. Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı. O'ndan başka ne varsa yandı, Yandık sen ve ben. O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı.
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Üç cemre
ÜÇ CEMRE Hayat üç cemreden ibaretmiş; duydum, gördüm ve yaşadım. İlk cemre gözlerime düştü. "Cürmü kadar yer yakarmış" dediler, inandım. Doğrudur sandım ve çocukça kandım. Oysa öyle değilmiş... yanmak şifa imiş. Sonradan anladım. Her zehrin içindeki panzehir gibi, dertte saklıymış devası. Yağmur olup akıp gitsin diye ağladım. Sürdü gitti sefası. Her gözyaşı damlası, kul olmanın ifası. İkincisi yüreğime düştü, ateş olup yaktı. Ceremesi ne ki, dedim. Ateşin kini Âdem'e... toprak çaldı galebe. Kin lanetlendi ebede. Maharet kendi içine bakmak, Hem de ta derine nefsine. Nefsin kefil olur mu şu kibirli cismine? Hangi mührü vurdun, bak hayatın bu resmine? Üçüncüsünü bekliyorum, beni buradan alıp gitsin diye. Üçüncü ve son cemre... Son bir emre kadar tatil edilsin bu sahte hayat. Hesap kesilsin, defter dürülsün; berzahtır gelen... heyhat! Ve sura üflesin İsrafil, kudretin nefesiyle, Göklerle yerin ıstıraplı sesiyle. İlkinde yerle bir kâinat; avdet imkânsız. İkincisi dosta davet, Farz-ı mübin icabet. Ruhu mücerret gibi fışkırsın naaşım yerden. Sizin bildiklerinize yoktur şahitliğim ve nedametim.
Şiir
Gör bak neler oldu yüreğime Tutmam elin olmuş ellerim kır pas Zehir ettin düzenimi heyhat
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme. Ülkem yıkıldı heyhat! Ordugâhım da yandı.
Şiir
Beni gördüğünde yanar yürekten Sırlarında nihân olur pencerem Bir gün dökülünce yıldızlar gökten Kaybolan yüzünü bulur pencerem Kırık bir hayalden duyulur feryat Ne çöl Mecnun şimdi, ne dağlar Ferhat Kalbin hatırı da kalmadı, heyhat Geceyi gündüzden bilir pencerem Gönül gözü âmâ, sîneler vîran Şimdi yüzyıllara bedeldir her an Lâleyi Leylâ’da kurutur devran Yalnız ve çâresiz kalır pencerem Sarsıldı, kırıldı seneler boyu Camlarına vurdu ateşi, suyu Ecel ki bir oktur, gerilir yayı Ben ölürüm, bir gün ölür pencerem. Nurullah Genç
Şiir