10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Bulikov olayının üstünden 5 yıl geçti. Shara Komayd başbakan oldu ve en iyi arkadaşı Turyin Mulaghesh, bir kolunu kaybettikten sonra emekliye ayrıldı.Ancak Shara onu saklandığı yerden buldu ve önemli bir görev için yardımını istedi. Voortyashtan topraklarına gizli bir görev aracılığıyla gitmeli ve bir araştırmanın içinde olan Sumitra Choudry’nin nereye kaybolduğunu çözmeliydi.Ancak oraya gittiğinde madendeki toprağın altından çıkan bir tür elektromanyetik gizli cevher ile yani Thinadeskite ile karşılaşması işin bonus kısmı oldu çünkü bu cevherin ilahi olduğu düşünülüyordu.Yani kıcacası işin içinde yine mucizevi güçler ve tanrılar dolaşıyordu.Bunu çözmek ise Turyin’e kalmıştı, en büyük yardımcıları ise Signe ve eski dostu Sigrud olacaktı. Beyaz sahil ayini, kadim bir cevher, Kılıçlar Kenti adlı öbür dünya, vahşi cinayetler, büyülü kılıçlar, ele geçirilen bedenler, gizli tüneller ve heykeller, muzaffer ordular. Yine oldukça sürükleyici ve güzel işlenmiş bir kitaptı, keyifle okudum.Polisiye ve fantastiğin bir araya gelmesiyle ortaya çok iyi bir seri çıkarmış yazar bence.Serinin ilk kitabında Shara Komayd’ın macerasını okumuştuk, bu kitapta ise Turyin Mulaghesh’e eşlik ettik ki kendisini ilk kitapta da tanımıştık.Sigrud ve kızı Signe ise işin sürpriz kısmı oldu, renk kattılar kitaba.Bakalım serinin son kitabında kimin maceralarına ortak olacağız.
Kılıçlar KentiRobert Jackson Bennett · İthaki Yayınları · 201956 okunma
Tanrıların Arabaları (Erich von Dâniken)
9/10
·232 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Kitabın özeti Erich von Däniken'in yazdığı Tanrıların Arabaları adlı kitapta, eski çağlarda uzaylıların yeryüzüne inerek henüz gelişmemiş insan topluluklarına katkıda bulunduğu öne sürülmektedir. Yazar, bu görüşünü desteklemek için günümüzde hâlâ tam olarak açıklanamamış bazı yapıları ve buluntuları örnek göstermektedir. Bunlar arasında, Peru'daki Nazca Çizgileri'nde yer alan ve yüzlerce metre uzunluğa ulaşan dev çizimler, Piri Reis haritaları, Tiahuanaco ve Sacsayhuamán'daki yaklaşık 100 ton ağırlığındaki tek parça taş bloklar ile 15 metreyi bulan teras duvarları bulunmaktadır. Ayrıca, Paskalya Adası'ndaki yüksekliği 10–20 metre arasında değişen ve ağırlıkları 50 tona ulaşan dev heykeller de bu örnekler arasında sayılmaktadır. Bunun yanında piramitler ve insan gücüyle yapılmasının çok zor olduğu düşünülen daha birçok etkileyici yapı da yazarın dikkat çektiği eserler arasındadır. Däniken'e göre, eski toplumlar üstün teknolojiye sahip bu ziyaretçiler karşısında hayrete düşmüş, onları tanrı olarak nitelendirmiş ve onlara tapmışlardır. Yazar ayrıca şu soruyu da gündeme getirmektedir: "Acaba eski çağların ileri görüşlü insanları, sahip oldukları bilgileri ve kayıtları gelecekteki insanlara ulaştırmak amacıyla piramitlere, tapınaklara ve anıtlara kodlayarak saklamış olabilirler mi?" Kitap oldukça akıcı bir anlatıma sahiptir ve keyifle okunabilmektedir. Ayrıca yazar, görüşlerini çeşitli kanıtlar sunduğunu belirterek desteklemeye çalışmaktadır. Her ne kadar kitaptaki teoriler toplumun genel kabul gören görüşleriyle örtüşmese de, okunup üzerinde düşünülmesi ve araştırılması gerektiğini düşünüyorum.
Araştırma-İnceleme-Insan ve Toplum
Tanrıların ArabalarıErich von Daniken · Artemis Yayınları · 20254,544 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma
Elif Şafak - Gökyüzünde Nehirler Var
Puan vermedi·560 syf.··
2026 15. kitabı
Yazarın okuduğum üçüncü kitabı ve genel kültürüne hayran kaldım diyebilirim ancak adeta bir Netflix dayatması gibi ana karakterin sonradan lezbiyen olmasına bence gerek yoktu. Çok spesifik konular üzerinde derin bilgisi olan bir kadın. Yaptığı aforizmalar, kıssadan hisseler de oldukça hoşuma gitti. Eserlerin anlatımı olabildiğince yoğundu. Sultan Abdülaziz'in bilekleri kesilmiş halde ölü bulunup intihar süsü verildiğinin düşünüldüğünü burada öğrendim. Kolera'nın Ganj nehrinde ortaya çıkıp dünyaya yayıldığını da yine burada öğrendim (Siktiğimin boklu Hintlileri) Yazar, Arthur Smith'i gerçekte yaşayıp ona çok benzeyen George Smith'ten esinlenerek yaratmıştır. Eser eski bir zamanda Mezopotamyanın en önemli ve zengin şehirlerinden Ninovada başlar. Buranın kralı Assur-bani-pal'dir. Daha önce şehrinin istila seliyle yağmalanıp yok olacağı, taşlarının bile sökülüp götürüleceği kehanet edilmiştir. Kral babasının en küçük oğludur ve tahta çıkması imkansız olarak düşünüldüğünden ağabeylerine savaş, savunma vs. öğretilirken kendine bölüm, edebiyat, felsefe öğretilir ve babasının kendisini seçmesiyle krallığın gelmiş geçmiş en eğitimli kralı olur. Huzuruna eski lalası olan birisi ajanlık yaptığı gerekçesiyle çıkarılır. Adam işkence görmüştür, ajanlık yapmaktadır çünkü Assurbanipal düşman ülkeleri susuzlukla terbiye etmiştir. Assurbanipal kültürlü olmasına rağmen gaddar da bir adamdır ve onu yaktırır. Buradan Thames Nehri civarı Londra'ya atlanır. Nehir her şeyin atıldığı, kötü kokan ve pis bir nehirdir. Tosher isimli bir grup insan nehre düşmüş kıymetli nesneleri avlayarak hayatını idame ettirmektedir. İçlerinde Arabella isimli hamile bir kadın vardır. Sancısı tutar ve oğlu olur. Kadın bu çocuğu büyütemeyeceğini, söyler. Kendini bile zor doyurmaktadır. Kocası alkolik, sorumsuz
Gökyüzünde Nehirler VarElif Şafak · Doğan Kitap · 20251,764 okunma
Puan vermedi·
Yıllar önce Ali Şeriatî'nin Ebu Zer isimli kitabını okurken bir şeyi içime hapsettim. Ebu Zer Kâbe'nin yanındadır. Kâbe avlusundaki putlara bakar. Yerden bir taş alır ve birinin kafasına fırlatır. Bekler...bir ses...sadece bir ses: "taşın taşa çarptığında çıkardığı ses".... Ali Şeriatî tırnak içinde verdiğim cümlesi ile bir şeyi çok sâde bir sekilde ifade etmiş: Bir puttan işitebileceği tek ses budur. Tabir-i diğerle putun kendisine ait bir sesi yoktur, puttan gelen/yansıyan ses yine insana aittir! Ahmet Turgut’un "Put" adlı kitabı, yazarın alışılagelmiş tarihi-teolojik çizgisini modern dünyanın krizleriyle harmanlayan bir eser. Yazar, bu kitapta kelime anlamı olarak "tapınılan nesne" demek olan put kavramını, sadece taş ve ahşaptan yapılan ilkel heykeller olmaktan çıkarıp modern insanın zihninde, yaşam tarzında ve ideolojilerinde var ettiği çağdaş tabularla özdeşleştiriyor. Kitap, okuyucuyu tarihsel bir düzlemden alıp bugünün dünyasındaki "görünmez putlar" ile yüzleştirmeyi ve insan doğasının zaaflarını sorgulatmayı hedefliyor. Hangi putun sesini işitiyorsak, o putun yüzünde kendi çizgilerimizi buluyoruz. Çünkü hiçbir put kendiliğinden var olmadı. Her putun CV'sinde bizim referanslarımız ve imzalarımız var.
PutAhmet Turgut · Kapı Yayınları · 202054 okunma
10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
Allak bullak edici, yoğun ve derin. Müthiş bir çalışma. Ölümle başlıyor, hem de en geriden. Yüzbinlerce yıl geride ölüm karşısında ne yapılıyordu? Ölü gömme adetleri, ritüelleri, mezar hediyeleri, mezarlıklar, anıtlar, heykeller, kafa tası kültleri ... Yazı öncesi tüm arkeolojik bulgular, mağara resimleri, heykel ve figürinler; yazı sonrasıysa tüm antik metinlerden farklı coğrafya ve kültürlerin ölüm ve ötesi, cennet ve cehennem algıları konu edinilmiş. Sonuç: İnanç siyasallaştı, bir nekropolitika var, yani ayrıcalıklı iktidar odakları mevcut yaşamı kendi çıkarlarına uygun düzenlemek için, bunu topluma dayatmak için hep öte dünya ve özellikle cehennem inancını sopa olarak kullanagelmiştir. İsmail Gezginin Ötekilerin Arkeolojisi kitabını da çok tavsiye ederim, videolarına da. Alanı arkeoloji. Çok iyi bir anlatıcı. Sınıf meselesine takıntılı. Bu çalışmasıyla tekrar takdir ve hayranlığımı kazandı. Ciddi emekli, detaylı, akademik referansları çok olan bir kitap. Kharon’un Kayığı İsmail Gezgin
Kharon’un Kayığıİsmail Gezgin · Pinhan Yayıncılık · 202515 okunma