Acaba kafamı bir çalı süpürgesiyle temizlemek mümkün müdür?.. Yalnız temiz şeyler kalsın... Fakat süpürge çöplerinden başka bir şey kalmamasından korkarım.
Kitaplarda okuduğun depresyon kelimesine bir cankurtaran simidi gibi sarılırsın. Çünkü nedense hepimizde, maddi olsun, manevi olsun, bütün dertlerimize bir isim takmak merakı vardır, bunu yapamazsak büsbütün çılgına döneriz.
Ah gençlik! Gençlik! Hiçbir şey umurunda değil, sanki tüm evrenin hazineleri senin, hüzün bile teselli eder seni, acı bile yakışır sana, kendine güvenli, küstah şöyle dersin: "Yalnız ben varım, bakın!" Ama günler akıp gider, tek bir iz bırakmadan kaybolur, sen de güneşte mum gibi, kar gibi eriyip gidersin... Ve belki de senin güzelliğinin sırrı her şeyi yapabilme ihtimali değil, her şeyi yapabileceğini düşünmektir, belki de başka bir şeye harcayamadığın gücünü rüzgara bırakmak, hepimizin kendini gerçekten savurgan sayması ve şöyle söylemeye hakkı olduğunu sanmasıdır: "Ah, zamanımı boşa harcamasaydım neler yapardım!"
Kendini boşa harcamış olur insan,
Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi,
Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.
Ah, altın gençlik! Ah, bu yorucu hayattaki tek kıymetli şey, sahip olduğumuzda ne kadar az değer veriyoruz sana ve seni kaybettiğinizde nasıl da yas tutuyoruz!