Prag, 1942. Anthropoid Operasyonu. Londra'dan gönderilen iki Çekoslovak paraşütçü, Gestapo şefi, Nazi istihbarat servisinin lideri, milyonlarca Yahudi'nin öldürülmesinden sorumlu olan "Prag Kasabı" , " Sarışın Canavar" ve " III. Reich ' in en tehlikeli adamı" Reinhard Heydrich'i öldürmek üzere görevlendirilmişlerdir.
Hayal etmekte bile zorlandığımız bir insanlık suçunun ve tarihin akışını değiştiren bir suikastın anatomisi...
Kitabı okurken bazen sıkıldım ama başlamıştım bir kere bitirmeliydim. Sonunda bitirmenin sevincini yaşadım. Yazar kendi yaşamış ve yaşadıklarınj kendi yorumlamış...
Açıkçası ben bir roman okumayı düşleyerek bu kitabı almıştım. Okumaya başlamadan önce hiç bir bilgi edinmedim. Bunun roman gibi olmadığını bilsem büyük ihtimal okumazdım.
Yazar kitabı daha çok bir tarih örgüsü anlatır şekilde geniş ele almış. Reinhard Heydrich'in yaşadığı suikastı ele alacağını düşünürken, öncesi ve o ana kadar Heydrich nasıl o pozisyona geldi, Almanya neler yaptı, Hitler nereler yaptı görüyoruz.
Kitap kesinlikle roman değil baştan söylemiş olayım, okumak isteyenler buna göre alsın bu kitabı. Resmen tarih dersi hissiyatı yaşattı. Neyse ki, suikast süreci çok akıcı ve tatmin edici olduğundan kitaba puanım 8 oldu.
Prag kasabını bilmeyenler, tarih ile ilgilenenlerin okumasını öneririm.
Herkese iyi okumalar.
Savaş ve şerefsizlik arasında bir seçim yapmanız gerekiyordu. Şerefsizliği seçtiniz. Ve savaşacaksınız.
Churchill İkinci Dunya Savaşı öncesi Avam Kamarasında Avrupa'nın halini bu sözlerle özetlemişti.
Çünkü korkak iki devlet olan İngiltere ve Fransa, imtiyazlar vermeleri için Çekleri zorlayarak Hitler'in temel hedefini gerçekleştirmesini geçici bir süre için engellemiş ve " Kesin ve mutlak bir yenilgiyi önledik"diye çığırtkanlık yapmaktaydilar.
1946 da Nürnberg'de Çekoslovakya temsilcisi, Alman genelkurmay başkanı Keitel'e sorar :
"Batı ülkeleri 1938 de Prag'a destek verseydi, Reich yine de Cekoslovakya'ya saldırır mıydı?Keitel şöyle cevap verir : Tabii ki hayır. Askeri olarak o kadar güçlü değildik."
Almanya'nın Prag işgali.
Gestapo şefi, milyonlarca Yahudi'nin ölümünden sorumlu Prag kasabı Reinhard Heydrich 'e suikast yapmak için bir araya gelen paraşütçüler... Ve bir suikastin anatomisi...
Bence harika bir kitaptı. Uzun zamandır okumamak için hep geri atıyordum, keşke bekletmeseymişim . Çok beğendim.
Prag Kasabı Reinhard Heydrich, Nazi kodamanları arasında suikastla öldürülebilen tek isimdir. O, 3. Reich'a hizmet verdiği kurumun en tepesindeki isim değildir ama şüphesiz, Nazilerin Hitler'den sonra en korktuğu isimdir. Çünkü Heydrich, şefi Himmler'in altında SD teşkilatının başındadır ve görevi Reich'a hizmet veren diğer kodamanlar hakkında dosya tutmaktır. Bu, Heydrich'in Hitler hariç -belki Hitler de dahil- herkes hakkında her şeyi bilmesi, bütün kirli çamaşırların toplandığı kara bir sepet olması demektir. Heydrich, bu vasfının üstüne bir de işgal edilmiş olan Çek ülkesinin başına genel vali olarak atanır. Bir yandan Nazilere korku salan Heydrich, beri yandan Çek halkına dehşeti yaşatan isim olmuştur. İşlediği suçlar bakımından Karl Frank'la yarışacak denli yükseklere çıkmıştır. Onu yok etmeye Naziler cesaret edememiş olsa da iki Çek paraşütçü, halklarına yapılan zulme daha fazla sessiz kalamayıp işini bitirmeye karar vermiştir. Londra tarafından da desteklenen bu operasyon Anthropoid Operasyonu adını alacaktır.
Laurent Binet'nin kitabı (kitabın adı Heydrich'in "Himmler'in İkinci Beyni" lakabının Almanca kısaltmasıdır) birinci bölümde Sarışın Canavar'ın yükselişini ve Çek işgalini anlatır. İkinci bölümde ise (nefes nefese bir anlatımla) operasyonu dakika dakika işler. Kimi eksik, kimi yanlış bilgiler de verir. Sık sık olayı anlatmayı kesip kitabı anlatmaya döner ve bu tarzı bu biyografik tarih kitabına edebi bir can da verir. Binet, operasyonu anlatırken bir yazar olmaktan çıkar, operasyonun yapıldığı yerde ve sonrasında Gabcik ve Kubis'in saklandığı kilisede görünmez bir görgü tanığına dönüşür. Kitabın en başarılı yönü de tam olarak bu kendini vakfetme çabasında gizlidir.
Pegasus Yayınları'ndan sessiz sedasız çıkan ve benim gibi döneme meraklı bir okurun bile