6/10
·344 syf.··
2026 58. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:58
Serinin ilk kitabını hiç sevmediğim için bu kitaba önyargıyla başladım. Hatta puan verirken ilk kitaptan etkilenmemek için özellikle dikkat ettim. Bu yüzden beklentim çok düşük olmasına rağmen ikinci kitabın ilk kitaba göre daha iyi olduğunu söyleyebilirim. Mükemmel miydi? Hayır. Ama en azından beni hikayenin içinde tutmayı başardı. Kısaca konusundan bahsedecek olursam. Kiara, hem geçimini sağlamak hem de hasta babasının bakım masraflarını karşılayabilmek için iş bulmak zorunda olan bir genç kadın. Yeni başladığı işte resepsiyonist olarak çalışmaya başlıyor ancak zamanla çalıştığı şirketin göründüğü gibi olmadığını fark ediyor. Şirketin sahibi aslında İrlanda mafyasının lideri Liam Byrne. Fakat hikayenin asıl kırılma noktası Kiara’nın iş yerinde yaşadığı olaylar oluyor. Çalıştığı şirkette tacize uğruyor ve susturulmak için tehdit ediliyor. Liam bu durumu fark ettiğinde ise olaylar tamamen farklı bir yöne evriliyor. Kiara kendisini ilk kez Liam’ın yanında güvende hissediyor ve hikaye bu noktadan sonra ikisinin ilişkisi üzerinden ilerlemeye başlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı olay örgüsü oldu. Genel akış sıkıcı değildi olaylar birbirini takip ediyor ve kitap kolay okunuyor. Özellikle mafya temasının hikayeye yedirilişi fena değildi. Sayfalar hızlı aktığı için okurken sıkılmadım ve merak duygusu belirli ölçüde korunabildi. Ama karakterler arasındaki ilişki kısmı benim için kitabın en zayıf tarafıydı. Birbirlerinden çok hızlı etkileniyorlar ve bu etkilenmenin gelişim sürecini yeterince hissedemiyoruz. Birlikte geçirdikleri zamanlar, birbirlerini tanıma süreçleri ve duygusal yakınlaşmaları daha detaylı işlenebilirdi. Bu yüzden ilişkileri bana tam olarak geçmedi. Bir diğer problemim ise yine erkek karakterle oldu. Sanırım bu yazarın erkek karakterleriyle bir türlü
1000Kitap
Günahkârın GücüMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202656 okunma
Puan vermedi
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONIO G. ITURBE Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. Auschwitz; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita Kraus; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani": Dr. Joseph Mengele. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy Hirsch ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli; önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Fakat gerçek bir yaşam öyküsü oluşu, o korkunç ortamda filizlenen aşklar, umudun hep var olması kitabı okunur kılan en önemli unsurlar sanırım. Kitap boyunca bahsi geçen eserleri yazmazsam olmaz. Büyülü Dağ / Thomas Mann Dünyadan Aya / Jules Verne H.G.Wells kitapları Şahika / A. J. Cronin Anne Frank'ın Hatıra Defteri. Bu değerli eserler
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,901 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Firuze Kehribar Ateşi Kitap Yorumum
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:42
"Her yara kabuk bağlar derler ama bazı yaralar sanki kalp için yaratılmıştır… Onunla da olmuyor, onsuz da… " ‎ ‎Merhabalar canlarım ‎ ‎Ben geldim ve bugün sizlere daha önce MH serisiyle kalemiyle tanıştığım Mehsa'nın, beni ilk sayfadan itibaren içine çeken yepyeni kitabı Firuze: Kehribar Ateşi ile geldim. ‎ ‎Seneler önce birbirlerini çok severek evlenen Arjin ve Rohat, aşiretin ve çevrelerindeki insanların baskısı yüzünden çok büyük bir yara alıyorlar. Rohat, deliler gibi sevdiği karısı Arjin'in üzerine kuma getiriyor. Arjin ise yaşadığı acılara daha fazla dayanamıyor. Hamileliği sırasında son derece zorlu bir doğum geçiriyor ve üç gün üç gece suda kaldıktan sonra büyük bir lanet savuruyor. ‎ ‎"Bir daha bir Koçak, bir Saruhan'ın yari olmayacak ve onlardan dünyaya çocuk gelmeyecek…" ‎ ‎Ancak o an, bu lanetin yıllar sonra Firuze ve Ezra'nın hayatını altüst edeceğinden habersiz. ‎ ‎Bir kadın düşünün… Kız kardeşinin başına gelenlerin intikamını almak istiyor ve bunun için sınırlarını zorlamaya hazır. Üstelik bu kadın bir avukat: Firuze Koçak. ‎ ‎Firuze, gözü gibi sevdiği kız kardeşi Dildar'ın yaşadıklarından sonra hem yıllardır sevdiği adamdan hem de yaşadığı şehirden büyük bir ihanetle ayrılıyor. Ta ki üç yıl sonra Arjin Saruhan tarafından geri çağrılana kadar… ‎ ‎Mardin'e gitmesine on gün kalmışken beklenmedik bir şekilde erkenden dönüyor ve bir daha asla karşılaşmayacağını düşündüğü imkânsız aşkı Ezra Saruhan ile yolları yeniden kesişiyor. ‎ ‎Ama aralarında çok ağır bir cümle var: ‎ ‎"Bir daha gözün gözüme değmeyecek." ‎ ‎Ezra, ilk başlarda Firuze'nin yüzüne bile bakmıyor. Fakat zaman geçtikçe Firuze'nin davranışlarındaki gariplikleri ve Mardin'e geliş sebebini sorgulamaya başlıyor. Geçmişin sırları birer birer ortaya çıkarken bakalım Ezra, Firuze'yi
Firuze 1 - Kehribar AteşiMehsa · Ephesus Yayınları · 202646 okunma
6/10
·336 syf.··
2026 24. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:00
Ve Sonunda İkisi De Ölür, gördüğümde inanılmaz ilgimi çeken ve okumak için haziran ayını beklediğim kitaplardan biriydi. Klasikleşmiş bir "gençlik" romanından biraz daha farklı bir tona sahip çünkü içinden hiç çıkamadığınız bir hüzün var kitapta. Bu hüznün temel kaynağı da elbette adından da anlaşılacağı üzere ölmekte olan ve hayatlarının son gününü yaşayan iki insanı konu alıyor olması. Bir yerlerde ve bir zamanda Ölüm-Habercisi denen bir sistem var ve insanlar ölecekleri günün ilk saatlerinde bir telefon araması alıyorlar. Telefonun diğer ucundaki kişi, yaşamlarının son günü olduğunu haber veriyor fakat bu bir dakika sonra da olabilir yirmi dört saatin sonunda da olabilir. İşte Mateo ve Rufus, tarihler 5 Eylül 2017'yi gösterirken günün ilk saatlerinde yaşayacakları son günün haberini alırlar. Bunun üzerine, hayatlarının son gününe eşlik edebilecek birilerini bulma amacıyla kurulan "Son Arkadaş" uygulaması üzerinden birbirlerini bulurlar ve birbirlerinin Son Arkadaş'ı olmaya başlarlar. Mateo içine kapanık ve utangaç bir karakter iken Rufus daha asabi ve dışa dönük birisi. Rufus, Mateo'ya hayatı "en azından bugün" yaşaması için gereken cesareti verirken Mateo da Rufus'un içinde var olduğunu unuttuğu o yere dokunuyor ve bu "Son Arkadaş"lık birbirlerine duydukları bir aşka dönüşüyor. Hikaye genel anlamda ilgimi çekti ve bir çırpıda da okudum fakat daha yoğun duygular okumayı isterdim. Günün içinde birbirleriyle bağlantılı diğer insanların da yaşadıklarına şahit olmak güzel bir deneyimdi ama ben Mateo ve Rufus'u daha fazla okumayı kesinlikle isterdim. Duygular ve birbirlerine bağlanmaları keşke biraz daha derinlikli anlatılmış olsaydı. Yine de hayatının son gününü yaşayan iki kişinin birbirlerinin hayatına böylesine dokunduklarını okumak gerçekten farklı bir
Ve Sonunda İkisi de ÖlürAdam Silvera · Pegasus Yayınları · 20194,072 okunma
10/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2026 70. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 21:58
Merhabalar değerli kitapseverler, bugün sizlere Eda Yıldız’ın kaleminden çıkan Hayal İzi adlı kitabı tanıtmak istiyorum. Buse ve Özge çok yakın iki arkadaştır. Bir gün Özge’nin annesi hastaneye kaldırılıyor ve bu haberi duyan Buse hemen hastaneye gidiyor. Hastaneye giden Buse, Özge’nin erkek arkadaşı Hasan’ı da görüyor. Buse, Özge’nin erkek arkadaşı Hasan’ı hiç sevmiyor. Bir süre sonra Özge’nin annesi vefat ediyor ve bu kayıpla Özge yıkılıyor. Özge’nin annesinin vefatı sonrası Buse, Özge’yi hiç yalnız bırakmıyor; tabii Hasan da. Hasan’ın iş gezisi bahanesiyle Özge, Hasan ve Buse İstanbul’a gidiyorlar. Buse gezide Melih adlı biriyle tanışıyor ama o tanışma orada kalıyor, ilerisi olmuyor. Özge ilişkisini düzene sokmaya çalışırken kendisini geçmişte tanıdığı bir arkadaşıyla Hasan’ı bir arada görüp hayatı hepten altüst oluyor. Bu olay sonrasında Özge eşyalarını toplayıp annesinin geçmişte yaşadığı eve dönüyor. Sonra neler mi oldu, sonrası kitapta. Özge ve Buse’nin hayatlarında başka neler yaşanacak? Buse Melih’i tekrar görebilecek mi? Özge tekrar mutlu olabilecek mi? Özge’yi nasıl bir son bekliyor? Tüm bu soruların cevapları kitabın içinde saklı. Özge ve Buse arasında yaşanan dostluğa hayran kaldım, Hasan karakterine ise aşırı sinir oldum. Kesinlikle herkesin okuması gereken harika bir kitaptı. Yazarımızın kalemine sağlık, okuyucusu bol olsun.
Hayal İziEda Yıldız · Dorlion Yayınevi · 202164 okunma
9/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2026 77. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:46
Yazar bize bu sefer geleceği önceden bilme,zihin okuma ve telepati ile başka yaşamlarında olabileceğini anlatan fantastik bir hikaye sunuyor… Matt Haig’in Hayat İmkânsız romanı yalnızlığı,suçluluk duygusundan arınmayı,acı ve pişmanlıklarla dolu geçmişi kabullenmeyi ve ikinci bir şans için hiç bir zaman geç olmadığını vurgulayan,doğa üstü olaylar ve sırlarla işlenmiş , 70'li yaşlarındaki yas ve yalnızlıkla boğuşan emekli bir matematik öğretmeni olan Grace Winters'ın, trajik bir kaybın ardından hayata yeniden tutunma ve kendini keşfetme serüvenini anlatır. Grace; otuz yıl önce kaybettiği oğlunun yası, ardından eşinin ölümü ve yıllar önce yaşadığı bir kaçamağın ağır suçluluk duygusuyla Lincolnshire’daki küçük evinde yaşayan,hayattan tamamen elini eteğini çekmiş bir kadın. Onun bu sıradan hayatı, yıllardır görmediği bir arkadaşından İbiza Adası’nda köhne bir evin miras kalmasıyla tamamen değişir. Grace, arkadaşının ölümünün arkasındaki sır ve neden kendisine miras bıraktığının meraki ile tek yön bir biletle Akdeniz’in bu gizemli adasına adım atar. Kitap sıradan bir ada macerası olarak başlarken, Grace'in denizin derinliklerinde karşılaştığı mistik/fantastik bir güçle (La Presencia) yön değiştiriyor.Grace, arkadaşının esrarengiz ölümünü araştırırken kendini beklenmedik doğaüstü olayların, sırların ve sihirli bir dönüşümün içinde bulur.
Hayat İmkânsızMatt Haig · Domingo Yayınevi · 20245,9bin okunma