İnsan işte, neylersin.
Kimin neyi neden yaptığı hiç belli olmuyor.
Biliyor musun Vedat kardeş, insanın nefretleri de fikirleriyle bağlantılı bazen. Ayrıca nefret hem göreceli hem de geçici bir şey. Size kendimle ilgili bir hatıramı anlatayım .
Gördüğünüz gibi ben topalım.
Gençliğimin ilk basamaklarında olduğum dönemlerde, çocuklar arkamdan Topal Topal, diye bağırıyorlardı. O zaman bütün çocuklardan nefret etmiştim. Neden bütün çocuklar?
Bu yanlış değil mi?
Hatta öyle bağıran çocuklara bile kızmamalıydım.
Onların ailelerindeydi suç.
Ben neden çocuklardan yıllarca nefret ettim?
Her şey beyinde başlar, beyinde yok olur.
Bozulan da, düzelen de beyinden geçer. Sizce annenize gerekli hayat ve şahsiyet bilgisi verilmiş miydi?
İman en büyük kurtarıcıdır.
İman teklif edilmiş miydi annenize, yoksa çevre batağına mı terk edilmişti.?
O an aklına buzdolabındaki diğer şişe geldi; buzdolabına yönelirken artık gözü hiçbir şey görmüyordu... Sonunda titreyen ellerle şişeye uzandı; binbir güçlükle kapağını açtı ve soluksuz kalmış birinin ciğerlerini havayla doldurması gibi sek rakıdan büyük bir yudum aldı... Sonra bir yudum daha; derken otuzbeşlik Yeni Rakı yarıyı buldu... Sabah sabah, aç karnına içtiği bu rakı midesini yakıyordu... Ama asıl önemlisi, uyanıkken de gördüğü karabasanlar sona ermiş, bütün sürüngenler hiç değilse bir süre için, bilinmeyen yuvalarına geri çekilmişlerdi."
Bir durumdan başka bir duruma nasıl geçtiğimi zaten bir türlü kavrayamam. Mesela, karanlıktan sonra birdenbire nasıl aydınlık olur, albayım?
Siz hiç görebildiniz mi?
Herhalde bir süre, hiç
kımıldanmadan beklemeliydim;
sonra hayata yavaş yavaş atılmalıydım. Oysa bana birdenbire işte evlendin ya,
hayatını kazanıyorsun ya, o halde hayata atıldın, dediler.
Tam atıldığım sırada söyleselerdi ya.