Okumak ya da okumamak işte bütün mesele bu
Puan vermedi·176 syf.··
2026 63. kitabı
Okul zili çalmak üzere. Herkes sırasında nefesini tutmuş son zilin çalmasını bekliyor. Zil çaldığında her biri bir teğmene,üsteğmene, general'e ya da hiç yoktan ere dönüşecek. Onlara ait olan; bir tahta, bir duvar arasına sıkışmış koskoca imparatorluklarını yani arsalarını korumakla görevli olacak olmanın heyecanı var üzerlerinde... Yetişkinlerin bir türlü dahil olamadıkları kendilerinden pek uzak hayatları ve küçüklerin dahil olmak istemedikleri kendilerinden uzak tutmaya çalıştığı çocukluklarından sıyrılıp yeni bir dünya kurdukları yer tam da onlarcasının ayaklarıyla çiğnediği bu arsa. Hareketlerinde hala korku var, çekince, endişe ve kargaşa ama yine de her şeye rağmen onlar pal sokağı çocukları. Kendilerinin olan bu arsayı kimseye kaptıracak değiller. Son güçlerini ve cesaretlerini de toplayarak korkusuz olduklarını herkese göstermek gayesindeler. En başta kendilerine... Hayat onları kenar mahallelere, pek de zengin olmayan muhitlere tükürmüş, zenginlerin gözleri önünden işte bu mahalleye süpürmüş ve talih onları yaşamları boyunca ıskalamışken son kalelerini canları pahasına savunacak ve savunacaklar... Tiyatro bu ya ne gerekirse onu yapmalılar... Okuyacaklar için şimdiden keyifli okumalar dilerim. (Ufak dipnotum cekete zehir sürülerek sahibine teslim edildiğini ümit ederek yazımı sonlandırmak istiyorum. Neden olmasın?Let them eat rich.)
Pál Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202536,2bin okunma
Puan vermedi·335 syf.··
2026 19. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 02:13
bu kitabı okurken en başından beri içime oturmayan bir şey vardı. nietzsche’nin anlatmak istediği fikirlerin büyüklüğünü inkâr etmiyorum ama sunuş şekli bana gereksiz derecede ağır ve dağınık geldi. zerdüşt karakteri üzerinden sürekli “üst insan”, “kendini aşma” gibi kavramlar dönüp duruyor ama çoğu yerde sanki bir düşünceyi net anlatmak yerine etrafında dolaşıp duruyor. bu da okumayı benim için yorucu hale getirdi. bazı bölümlerde “tamam şimdi bir şey söyleyecek” diyorsun ama ya metafora boğuluyor ya da birden yön değiştiriyor. dil açısından da beni içine çeken bir akış yoktu. felsefi metin olduğunu biliyorum ama yine de bir noktada okuyucuya tutunacak bir ritim bekliyor insan. burada o ritim bana hiç geçmedi. en çok zorlandığım şey ise sürekli tekrar eden “insanlığı aşma” fikrinin bazen motive edici değil, daha çok baskıcı hissettirmesiydi. sanki insanı geliştirmekten çok, sürekli eksik hissettirmeye çalışıyor gibi. açık konuşmam gerekirse, bu kitap bana “derinlik”ten çok “fazla yüklenilmiş anlam” gibi geldi. belki felsefi olarak güçlü bir metin ama benim okuma deneyimimde karşılığı olmadı. sonuç olarak: fikrini anlıyorum ama benim için okunması keyifli değil, daha çok zorlayıcı ve yorucu bir deneyimdi.
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,6bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Freida McFadden - Erkek Arkadaş
9/10
·320 syf.··
2026 13. kitabı
Kitabı henüz bitirdim ve düşüncelerim tazeyken hızlıca yorumlamak istedim. Öncelikle bu kitap Freida Mcfadden'dan okuduğum ikinci kitaptı ve okuduğum ilk kitabına göre (Sakın Yalan Söyleme) bu kitabı daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Bu kitabı kafamda daha az soru işaretiyle bitirdim ve sonlarında gerçekten de şaşırdığımı söyleyebilirim. Kafamdan her ihtimali geçirdiğime, herkesi şüpheli gördüğüme inanıyordum ama belli ki yanılmışım. Yazarın kitapları genel olarak inanılmaz sürükleyici, yazım dili olarak oldukça basit ve kolay okunuyor olduğundan, üstelik kendini de merak ettirdiğinden bitirmem çok uzun sürmedi ve okuma sürecinden cidden keyif aldım. Dolayısıyla ters köşeli, hafif gerilimli bir kitap arayışındaysanız kesinlikle öneririm. Spoiler olabilir! Bir puan kırmamı sağlayan tek nokta Tom'un başta soyadı ile çalıştığı yeri farklı söylemesi ve bunun üzerinde bir daha hiç durmamamız, sebebini öğrenmememiz oldu. Bunun yanında Kevin mevzusunun da sırf yazılmak için yazılıp yazılmadığını düşünüyordum fakat son sayfada o mevzu da çözüldüğünden ve eksik kalmadığından memnun kaldım. Sonda Tom'un Daisy ile kaçmasını da açıkçası beklemiyordum. Bir ihtimal polisi aramışken hislerini görmezden gelip onu polise teslim eder diye düşünmüştüm. Ancak ikisinin de kaçıp gitmesine pek üzülmedim. Jake ile Sydney'in yeniden bir araya gelmesine sevindim, Jake'i kitap boyunca çok sevdim çünkü, zaten birbirlerini unutabilmiş de değillerdi. Spoiler sonu! Bence Sakın Yalan Söyleme kitabından çok daha güzeldi dediğim gibi, kitabın işleyişi öbür kitaba kıyasla kesinlikle daha iyi aklıma yattı. Elbette çok küçük yaştaki okurlara değil fakat belirli bir yaşın üzerindeki okurlara önerebileceğim bir kitap oldu, keyifli bir okumaydı.
Erkek ArkadaşFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,611 okunma
Zaman
Puan vermedi·296 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:50
Yazarı Hüznün Fiziği romanı ile tanıdım. Spotify'dan takip ettiğim "Ben okurum" programında Zaman Sığınağı kitabının incelenecegini ve bunu da yine çok sevdiğim yazar Hakan Bıçakçı ile yapılacağını öğrendim. Sabrisizlanıp hızlıca okumaya çalıştım ama ne yazık ki kitap pek öyle hızlı okunan bir kitap değil. Bazen ithaf yaptığı konuyu araştırmak için, bazen temas ettiği bir noktayı düşünmek için, bazen devrik cümlelerini düz cümleye çevirmek için, ya da sondan başa doğru ve ya sırasını karıştırarak anlattığı bir bölümü toparlak için yavaşlıyorsunuz. Yine de yorucu sıkıcı didaktik birnkitap degil. Tam tersine bir yaz ikindisinin sakinligini barindiriyor diyebilirim. Bu incelemeyi de halen yayını dinlemeden yaziyorum. Kitabın konusu oldukça orijinal. İnsanın sadece kendisini değil koca bir kıtayı peşine takıp geçmişe kaçmaya çalışmasını anlatıyor. Psikoloji, nöroloji, tarih, siyaset, teoloji, mitoloji, gibi farklı dallardan onlarca alıntı, ilham, referans ile hem insanın kendi kişisel tarihini hem de 1900 lerden başlayarak Avrupa tarihini büyüteç altına tutuyor. Kitabın başlangıç ve gelişme bölümü hareketli ve merak uyandırıcı şekilde ilerlese de sonuç bölümünde artık tamamen hafıza kaybı, demans, Alzheimer hastalarına saygı duruşu yaparcasina konudan uzaklaşarak bitiriyor. Kendisi de sonları sevmediğini ve bu yüzden kitabın konusuna bağlı bir son yazmadığını itiraf ediyor. Klasik roman akışı isteyen, bir anadüşünce etrafında şekillenen ve sonlanan kitap arayışında olanların uzak durmasi gereken bir kitap hatta yazar. Kendi kişisel geçmişini, dünya tarihini, insanlığın yapısını seven, felsefe ve psikoloji ile ilgilenen okurlara tavsiye ederim. Ben kişisel olarak hem kendi yaşlılığımı hem çevremdeki yaşlıları hem de yaşlılık kavramı üzerinden çokça tefekkür yaptım bu
Zaman SığınağıGeorgi Gospodinov · Metis Yayıncılık · 01,707 okunma
10/10
·344 syf.··
2026 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:52
Ne okudum ben!!! İnanılmaz güzeldi, sonu daha farklı olabilirdi katil başkası çıksın isterdim, tahmin edemeyelim diye zorlama birini seçmiş gibi yazar. Amaaaaa konusu, ilerleyişleri, 3 kişi ağzından anlatılması çok iyiydi. Toplu tecavüz hem de daha çocuk olan kızlara, hayvan katli, madde kullanımı ve aşırı alkol alkol alkol olmasa güzel olurdu. Bu kısımlar beni psikolojik olarak çok yordu okurken, özellikle o 16. Doğum günü gecesi olanları nasıl unuturum bilmiyorum, korkunçtu. Tam katil evet bu diyorum o da ölüyor, bir başkası için bu diyorum o da ölüyor. En sonunda tamam bu dedim eminim artık benim diye anlatıyor tak yine değişti, son 5 sayfada bile olaylar olaylar. Priya Patel olayı tam bağlanmamış, havada kalmış bence. Hikayesi fazla eksik geldi bana. Jack’i eve davet ettiği gece 1 saat boyunca nereye gitti? Neden bütün olaylar olurken gizli bir şekilde Anna’nın annesinin evine gitti? Neyden şüphelenmişti, ne düşünüyordu? Keşke onun ağzından da hiç değilse bir bölüm okuyabilseydik her şey yerli yerine otururdu bence. Polisiye, gerilim seven herkese tavsiyedir.
Edebiyat
Ne Yaptığını BiliyorumAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20226,9bin okunma
Kaçan kovalanır hiç şaşmaz...!
10/10
·276 syf.··
2026 64. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:06
Anlatmaya nereden başlasam bilemediğim için ortasından başlamaya karar verdim. Tarık Tufan ile yıllar önce tanışmış sadece bir kitabını okuyup rafa kaldırmış beş yıl sonra yollarımız yeniden kesişmiş ve kitaplarının hepsini okumuş bulunmaktayım. Bazıları sevdim bazılarına da çok bayılmadım yalan yok. Ama Şanzelize Düğün Salonunu sevdim bence. Ana karaktere çok kızsam da her şeydi aslında sonuna ne oldu sahi? Pat diye bittin ve bir süre sessizce bakışmamıza sebep oldun, hayır istediğin bu muydu bilmiyorum. Adamın annesini kaybetmesini sonucu yaşadıklarından Eda'ya aşık olması ve onunla birlikte yaşadıkları yaşayamadıkları her şey var içinde... Ve bir kadın, kadın için göze alınanlar. Adam kadına deli gibi aşık kadın da başkasına şaşırdınız mı? Üstelik kadın her sorun yaşadığında soluğu adamın yanında alıyor. Ah Eda diyenleri duyar gibiyim. Ama sonuç olarak ne diyoruz, kaçan kovalanır ve asla şaşmaz. Acaba neden böyle seni düzgünce seven sarıp sarmalayan biri varken seni döven, aşağılayan, ciğeri beş para etmez insana gidersin ki?
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Doğan Kitap · 20248,6bin okunma