Puan vermedi·367 syf.··
2018 97. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ekim 2018 00:00
@okumacemberiolusturalim etkinliğimizin biten ikinci kitabı. Aynı zamanda Okuyan kadinlar kulubu nün #herayinbiribiryayinevi etkinliğinde Epsilon Yayınevi nin biten ilk kitabı olur kendileri. #gölgebüyüsü #karacadı üçlemesine ait, ilk kitabını yine böyle bir etkinlikle Ağustos ayında okumuşum notlarımın dediğine göre. Kara Cadı'dan söz etmeden bu kitaba değinmem mümkün değil. İrlanda'da yaşayan, nesilden nesile miras olarak kan, güç ve sihir yetenekleri aktarılan, okuyucusunun çok yabancı olmadığı bir konusu vardı aslında. Kara cadı Sorcha ve onun güçlerini ele geçirmek isteyen Cabhan baş rollerdeydi kitabın yarısına kadar. Güçlerini üç çocuğuna dağıtan Sorcha, son nefesini vermişti. Kitabın devamı bu tarz kitaplarda olduğu gibi, karakterlerin birlikte olmasına rağmen, özellikle birinin hayatına yoğunlaşarak güçlerini gösterme amaçlı ilerlemişti. Bu kitabında da gelenek bozulmamış, farklı iki karakter başrol almış. Son kitabında öne çıkacak karakterler belli oldu böylece. Bol sihirli, gizemli, dostluk ve aile bağları da konu alınmış yanı sıra. Anlatımı yönünden hiç bir sorun yok ama daha akıcı olabilirdi. Kurgusu itibariyle gizemli olayların ön planda olmasını, adrenalin için fazla beklememeyi ummuştum. Genelde üçlemelerin ikinci kitaplarında yaşanan azizliğe uğradığını umuyorum. Etkinlik kapsamında bir dargın bir barışık olduğum yazarın kitabını bitirip yeni serilerine yelken açmam lazım. Umarım onlar beklentimi karşılar. "Rüyalarda buluşma olayı gerçek olsa ne güzel olurdu" diyor ve üçüncü kitaba geçiyorum. Keyifli okumalarınız daim olsun...
Gölge BüyüsüNora Roberts (J.D. Robb) · Epsilon Yayınları · 2015134 okunma
7/10
·336 syf.··
2026 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 18:40
Geçen yılın Booker ödülünü alan, Macar kökenli İngiliz D. Szalay'ın Beden kitabını okuduk. Neden ödül aldığını anlamaya çalışırken biraz devrelerimiz yanmış olabilir. Sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. Istvan'in hikayesini, sosyal becerisi çok düşük, istismarla yüzleşemeyen bir antikahramanın boşa gitmiş hayatı olarak okudum. Olay örgüsüne gelirsek; Istvan, 15 yaşında, Budapeşte'de (toplu konut bölgesi gibi anlatılan bir yerinde) annesiyle yaşamaktadır. Buraya yeni taşınmışlardır, annesi ile arasındaki duygusal uzaklık, Istvan'ın ( bence asperger ssndromuna yakın) sosyal beceri eksikliği ilk sayfalarda ortaya çıkar. Istvan'in dersleri iyidir, gelecek vaat ermektedir bu noktada. Ancak yolun başında bir şey olur. Annesi karşı dairede oturan kadına yardım etmesini ister. Komşu kadın fiziksel olarak göz alıcı olan Istvan'ı cinsel olarak istismar eder. İstvan buna olumsuz bir tepki vermez, kitabın sonuna kadar da bununla yüzleşmez, aksine yeni tanıştığı bu fiziksel-duygusal durumdan çok hoşlanır ve kadına onu sevdiğini söyler. Çizginin dışına çıktığı an, kadını görmek için kocasıyla tartıştığı sırada adamı itip ölümüne neden olmasıdır. Bir süre ıslahevinde yatar, bedeninin gücü sayesinde orada ezilmemeyi başarır, ardından orduya girer ve yine beden gücü sayesinde orduda başarılı bir asker olarak kabul edilir. Bu sürede annesi Istvan'ı destekler görünmektedir. Onun tüm fiziksel ihtiyaçlarını karşılar, sevdiği yemekleri yapar, ancak aralarında güven duygusunu hiç hissedemeyiz. Istvan duygu taşımayan, az kelimeyle konuşan, başta annesi olmak üzere hayatına giren tüm önemli kişileri onaylayan bir diyalog tarzına sahiptir. Yazar karakterin duygularını anlayabileceğimiz hiç bir gösterge bırakmaz bize. Istvan'ın babası hakkında hiç bahis geçmez, varlığından çok yokluğu
BedenDavid Szalay · İthaki Yayınları · 2026275 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2026 00:43
“Herkes Tanrı’nın kendisini seçtiğine inanıyor; Hristiyanlar, Müslümanlar…” seçilmiş din. Sizce de böyle bir şey var mı? Kutsal metinlerin arasına sıkıştırılmış ırkların kendini üstün görmesini sağlayan Tanrı’nın kelamı. Peki soruyorum Tanrı sizce kendi yarattığı kullar arasında ayrım yapmış olabilir mi? Birini diğerine zulmetsin diye yaratmış olabilir mi? Bence hayır. Bahsedildiği gibi adil ise tabi :) Çok tartışmalı bir cevap olur sanırım, bunu farklı konulardan da ele alıp din teması üzerinden konuşmazsak. Herkesin kendine göre bir din anlayışı var. Hatta bazılarının işine göre. Bana göre; başı sıkışınca Tanrı’ya inancı sonsuz olabilen, iyi zamanlarında Tanrı’yı unutabilen bir varlıktır insan. Göreceli ve sonsuza kadar tartışılabilecek bir konudur bu. Sen ak dersin ben kara. Ben inançlıyım derim sen inançsızsın dersin. Kime göre,neye göre. Ayrıca Sanane ve Bananeee? Başkalarına düşüncelerini dikte etmeye calismadığın sürece bence bir mahsuru yok. Bazen tabi dilimizi de tutamıyoruz o da ayrı. Bir şeylere körükörüne inanmak yerine benden asırlar önce yaşamış insanların düşüncelerini okumayı tercih ederim. İşte bu kitap tam olarak bizim (benim) merak ettiklerimi-zi belki de sormaya çekindiğimiz tüm soruları Spinoza eşliğinde okurla cevaplamaya çalışıyor. Şimdi gelelim kitabın konusuna; 1656 yılınının Amsterdam’ı ve Spinoza. 1910 yılının Estonya’sı ve Alfred Rosenberg (hitlerin en büyük akıl hocası, büyük fikirlerin gerçek babası) Geçmiş gelecek arasında gidip gelerek yazılmış bir kitap daha çok felsefe üzerine kurulmuş. Yalom iki insanın davranışlarının düşüncelerinin derinlerine inerek onları bir psikoterapist olarak ele alıyor. Cemaatin batıl inançlarını kabul etmeyerek, aforoz edilmiş Spinoza’nın bazı kaynakların gerçekliğine dayanarak bir topluluğuna dahil
İnsan ve Duygular
Spinoza ProblemiIrvin D. Yalom · Pegasus Yayınları · 20192,694 okunma
İvan osokin'in tuhaf hayatı- P. D. Uspenski
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 21:57
Hayatta pişmanlık duyduğum, şunu yapmasam yada bu yapsaydım dediğim çok anlar olmuştur.Geriye dönsem bu hataları yapmazdım hayatım daha güzel olurdu dediğim de çok olmuştur. Bende "osakin" gibi çok düşünmüşüm bunu. Şunu anladım sonuçta geriye dönsem yine aynı olurdu hayatım evet bu Nietzsche dediği gibi bir sonsuz döngü, geçmişte yaşanan geçmişte kaldı.peki hiç mi umut yok bence var. Önce Kendinimi değiştirmeliyim zamanın ve şartlar in lehime dönmesini beklemeden. Belki bu şansızlıklar benim kaderim,evet bir sürü dezavantajım var belki şartlar hep alehime işliyor. Belki kötülük hep beni buluyor. Ama içimdeki umut son anıma kadar devam edecek. Büyücünün dediği gibi yaşamaya devam edeceğiz. Kimse bu dünyanın bize cennet olduğunu söylemedi. Ağlayıp sızlayacak kadar güçsüz ve tembel değilim. Kitaba gelirsek şiddetle tavsiye ederim. #k:309879P P. D. Ouspensky
İvan Osokin’in Tuhaf HayatıP. D. Ouspensky · Olvido Kitap · 2021630 okunma
Asla Unutamayacağım Öyküler
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 109. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 16:52
Öncelikle sizleri uyarıyorum; hem D. N. Archeron 'u hem de yazdığı bütün hikâyeleri ne olursa olsun seven birinin yazdığı bu inceleme, nesnellikten bir hayli uzak olacaktır. Yani yorumlarımın sadece bana ait olduğunun daima bilincinde olun. Şimdilik hepinize iyi okumalar dilerim. Bu roman, içinde birbirinden farklı ve aslında yer yer o kadar da ayrı olmadığını anladığımız 15 tane kısa öyküden oluşuyor. Öykülerin uzunluğu hikâyeden hikâyeye değişiyor. Bazılarının kesin bir sonu varken bazıları da, biz devamını bilmesek bile, sonsuza kadar sürmekte. Ayrıca bir yerde gördüğünüz bir karakter ansızın bir başka öyküde karşınıza çıkabilir; kendinizi hazırlasanız iyi edersiniz. Üstelik bahsettiğim tüm bu öykülerin dışında, kitabın başı ve sonu dahi başlı başına ayrı bir hikâye. Yani Sessiz Ozan'ın hikâyesi. Geriye kalanlar ise onu lanetinden kurtarmak üzere Peri Kraliçe'nin talihsiz adama getirdiği, daha önce hiç duyulmamış gerçek öykülerin bir derlemesi. Hatta üşenmeyip size bu 15 öykünün adlarını da sırasıyla vereyim: Cadısız Köyün Cadısı, Dünyanın Kökleri, Bilinmedik Portreler, Mavi Büyüyle Dolu Küre, Meyre'nin Öyküsü, Yeminkıran, Rüzgârlar Her Şeyi Götürür, Ejder Şövalye, Gezgin Büyücü, Taksus Cadısı, İki Sarı Kasımpatı, Yırtık Kanatlar, Yüz Bin Gece, Vakit Meselesi ve de İnfeliz. Aslında hepsini çok beğendiğimi söylemeliyim çünkü çok geniş bir konu içeriğine sahipler. Yani isteseniz de asla sıkılmak için fırsat bulamıyorsunuz. Kimisinin içinde cadılar ya da büyücüler varken, bazılarında elfler, iblisler ve kadim ormanlar bulunmakta; bir başkasında şövalyeler ve ejderler birbirleriyle savaşırken, diğerinde âşıklar, canavarlar ya da hayaletlerin hikâyesi anlatılmaktadır. Fantastik ve büyülü öğelerden aklınıza her ne gelirse rastlayabileceğiniz dolu dolu bir kitap
1000Kitap
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025616 okunma
Puan vermedi·438 syf.·
2026 1. kitabı
Gerçekten bazı kitapların bir zamanı olduğuna inanıyorum :) İnce Memed’i de tam doğru zamanda okuduğumu biliyorum...Kitap o kadar akıp gitti kiii.İçinde zulme karşı bir başkaldırı var, aşk var, özgürlük arzusu var. Yaşar Kemal’in anlatımı da öyle güçlü ki çoğu zaman kitap okumaktan çok film izliyormuş gibi hissettim :D Çukurova’nın sıcağını, köylülerin çaresizliğini, dağları, yolları gerçekten gördüm sanki.En sevdiğim şeylerden biri kesinlikle diliydi. Halkın konuşma şekli çok doğal ve samimi aktarılmıştı. Hiç yabancılık çekmedim, aksine karakterlerle daha da yakınlaştım.Memed’in bu kadar haksızlığa rağmen boyun eğmemesi, sevdiği kadının peşinden gitmesi ve zamanla bir umut sembolüne dönüşmesi güzeldi ama en çok üzüldüğüm kişi Hatçe oldu :( Memed de çok acı çekti ama Hatçe’nin yaşadıkları içimi daha fazla burktu. Özellikle hapishane süreci...Kitaptaki karakterlerin hiçbiri boş yazılmamış Abdi Ağa bile sadece bir karakter değil, her dönemde ve her yerde karşımıza çıkabilecek bir düzenin temsilcisi. Bu yüzden kitap sadece Memed’in hikayesi değil ezilen insanların, sömürülen emeğin ve adalet arayışının hikaesi...Bir yandan Memed’in eşkıya oluşunu düşünmeden edemedim. Başka bir yolu var mıydı bilmiyorum. Ama kitabın bana hissettirdiği şey onun bir suçludan çok halkın içindeki isyanın ve umudun sembolü olduğu :) Serinin devamını merak ediyorum ama araya kitap almam şart :D
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma