etrafa bakarken gördüm; havuzun karşısındaydılar,beş insan,beşi de gözlerini dikmiş bana bakıyordu. evet karşıdaki anıt mezardan söz ediyorum. beş fotoğraf çerçevesinden bana bakan beş insandan. ama sadece fotoğraflar yoktu yeşil çimenler üzerinde; beş de mezar taşı vardı. sembolik olsalar da gerçek mezar taşlarından daha etkili görünüyorlardı ay ışığının solgun parlaklığında. onlara doğru yürüdüm. taşların üzerindeki yazılara baktım. Ali İsmail Korkmaz,Abdullah Cömert,Mehmet Ayvalıtaş,Ethem Sarısülük,Mustafa Sarı yazıyordu. bu ağaçlar kesilmesin diye yapılan direnişte yaşamını yitiren beş gencecik insanın adları. ne yapacağımı
bilmeden öylece kalakalmıştım olduğum yerde. ama rüzgarda usulca kıpırdanan ağaçlar,aynı isimleri tekrarlamayı sürdürüyorlardı kararlılıkla. ‘Ali İsmail,Abdullah,Mehmet,Ethem,Mustafa.’