Öncelikle bu bir (inceleme değil) yorumdur.
Bu kitap hakkında kısaca bir değerlendirmede bulunacak olsaydım eğer; ben böyle kitabın... diye devam eden tabiri kullanırdım. Neden mi?
Destek Yayınları sosyal medyada oldukça geniş bir kitleye sahip yurdum yayınevlerinden biridir. Bu yayınevi çok satabilmek için elinden gelen her şeyi bu uğurda feda edebilir. Önceki yıllarda deli gibi denemeler basarlardı. Ahmet Batman falan filan. Son zamanlarda ise böyle sözde felsefik kitap basmaya kalkıştılar.
Gelin görün ki, bu yayınevinin bastığı iki tür arasında belirgin bir benzerlik bulunmakta. ALINTI. Yayınevinin yayınladığı eserlerin tamamına yakını içerik bakımından vasat altı, icraat bakımından ise kağıt ve zaman israfıdır.
Farabi'nin yazar gibi addedildiği bu iğrenç kitapta Farabi'ye ait birkaç alıntı dışında hiçbir şey bulamazsınız. O alıntıların da Farabi'ye ait olduğuna emin değilim. Çünkü normal Facebook, Whatsapp durumları. Hadi kamyon arkası yazısı da diyeyim. Sonunda bir kaynakça vardır diye umutlanmıştım da, hayır, hayır, İnşallah sonunda bir kaynakça vardır diye totem yapıyordum kendime. Tabii ki de yoktu!!!
Kaynakça ile ne işi olur böyle bir kitabın? Tamamen uydurma sözler üzerinden bir kitap yazılmış ve yazarına da Farabi demişlerdi. Değil, yeminle değil! BU KİTABIN YAZARI FARABİ DEĞİL!!! Yolda karşısına çıkan siyaset konusunda atıp tutan dayılardan biri olabilecek Mesud Topal diye bir şahıs çıkmış ve bir iki satır karalamış, kitabın kapağına da Farabi yazıp çok satmayı ummuş. Evet çok satabilmiş ama iyi bir hayır duası da almıştır(!).
Kitap, 120 sayfa olmasına rağmen okuması bir saatten uzun sürmedi. Kağıt israfı diye boşuna demiyorum. Bir sayfa yazı için 3 sayfa boşluk bırakılmış. Yazılanlar ise edebiyattan, felsefeseden kısacası yazın hayatından uzak