Acaba bozdukları ahid, Allah'a verdikleri sözlerin hangisidir?
Ne idi o șey ki, Allahü Taâlâ devamını istemişti de, onlar kesip atmışlardı?
Ve yeryüzünde çıkardıkları fesâdın şekil ve rengi nasıldı acaba?..
Açıklanmıyor…
İzah gayet kısa ve muhtasar.
Zira mevzû, bir vâkanın tafsili, bir hådisenin tescili mevzuu olmayıp, örnek bir tipin tasviri ve bir insan tabiatının teşhisi mevzudur.
Buradaki tasvir, mevzuun umumunu ifâde eden bir şekildedir. Böylece bu zümrelerin Allahü Taâlâ ile aralarındaki her türlü ahid bozul-muştur.
Hakk Talâ'nın, Zât-ı İlâhisiyle bunlar arasında devamını emrettiği bütün alâkalar kesilmiştir. Yeryüzündeki her türlü fesâdı bunlar çıkarırlar...
Allah ile beşer arasındaki bu türlü bağlar kop-muştur.
Sapık seciyyelerinin icabı, AHDE VEFA göstermezler..
Sağlam yere tutunmazlar ve herhangi bir fesadı yaymaktan da çekin-mezler...
Bunlar, olgunlaşmadan hayat ağacından kopan ham meyva gibidirler...
Hamlıkları ve hayat ağacıyla irtibatlarının kesilmesi sebebiyle çürümüş, kokmuş ve hayatın bükülmez eliyle saf dışına atılmışlardır...
Bundan ötürüdür ki mü'minlerin hidâ-yete ermesine vesile olan darb-ı meseller, onların dalâlete düşmesine sebeb olmuş ve müttakilerin hidâyete ermesi onların azgınlıklarını bir kat daha artırmıştır...
Bu ilâhi davet (TEVHİD) karşısında beşeriyetten koparak vaktinde Me-dine-i münevverede yahüdi, münâfık ve müşrik suretinde yıkıcı faaliyette bulunanların bu faaliyetlerinin şeklini inceleyecek olursak, günümüzde de, devam etmekte olan ilâhi emrin karşısında, bir takım zümrelerin gayet sathi
isim(DEMOKRASİ,LAİKLİK,KOMÜNİZM) ve ünvan değişikliğiyle aynı faaliyeti yaptıklarını görürüz :
«Allah'ın ahdini te'kid ettikten sonra bozanlar.»
Sayfa 104 - Çelik yayın evi… 1. Cilt