Hidir

Hidir
@hidirx
Uçurtmalar kaybeden adam ...
Hüzün dinamiti
Belki eminim ki ayrılık veya uzak oluş mühim değil de asıl onu düşünmek ve bir daha hiç dönülmeyeceğini ve geride kalanları insanın bir daha göremeyeceğini düşünmesi çok feci bir şey. Seni belki bir ay görmesem ne bileyim seni 3 ay bir sene görmesem bu insana koymaz da bu bir yasak olursa ve hiç dönmemek karışınca işe çok acı oluyor. Seni anlatabilmek..kime ama? bu bok düzenin, bu dört boyut zindanın, kainat, sonsuzluk falan dedikleri bu ölümlü şakalar kaos'unun nesine, neresine anlatmak? Oysa seni düşünmek, bu kokmuş erdemlerin çok uzağında.onlarla hiçbir ilişiği sebepliliği yok.belki de mutluluk bu. Değil evlilik insan düşüncesinin ulaşabildiği bütün kavramların üstünde, biz hep birbirimizi görecek duyacağız. Her ne hal ise neyin dersen oyum. Otuz yaşında böyle çocuksu duygular kurmamı yadırgama. İnsanoğlunun -hele bizim gibilerin- kaderi bir garip. her istediğine istediği an kavuşamıyor. Kimsenin karnında açlığı ayağında yalınlığı ve sırtında çıplaklığı kalmasın diye ömrümüzden bir parça vermek hepsi bu. Ama bizler artık hayatın bu çeşit tatlılıklarından faydalanamayacak kadar baltalandık.acının fazlası daha doğrusu bu kadar manasız sıklığı uyuşturuyor kurutuyor. Şuan yanında olmayı dünyaya bin yıllığa gelmeye değişmem. Hayatı kendi icadımız fakları,prangaları zorlamak parçalamakla değiştirebiliriz. yoksa daha ikibin yıl keçiler kadar bile mutlu haysiyetli bir hayata kavuşamayız. Nicesin dilemın? Gene de benim yanımda ve ben yokken benim hayalimde kaldığında olduğun gibi kal! Saçını kızıla boya.rakını yudumlar öykünü şakı.yaşaman var olmandır beni tutan.
Reklam
Her babayiğidin harcı değildir bu sözü söylemek. arkasında durmak gerekir. Güven vermek. çünkü artık korkmayı bırakacak olan kişinin korku duygusunun yerini size olan güven alacaktır. Sığınma alacaktır. Eğer korkulanı yenemeyeceğinizi düşünüyorsanız bu sözü söylemek sizin değil size güvenenin felaketi olacaktır.
Başımı sudan çıkarırsam kurşunu yerim. suda kalırsam, boğulurum. ölüm ile ölüm arasındayım.
Kendini okutuyor amma
Puan vermedi·424 syf.··
2024 8. kitabı
Murat Menteş - Korkma Ben varım adlı kitabı üzerine bir kaç küçük cümle kurmak gerek diye düşündüm. İki yarayı birleştiren yara diye başlıyor kitap. Yarası olanların okumaması tavsiye edilir :) "aşktan kaçış varsa bile kurtuluş yoktur" diye aklımda unutamadığım bir söz de kazıyor arada kafaya. Ben kitaptan gerçeklik beklerim, öyle ki kitabı kapattıktan sonra beynimde filler sevişssin, kafamda silahlar patlasın bişeyler ciddi ciddi canlansın isterim. Malesef kitabı elime almamla bu Fu arkadaşın hikayesiyle gerçeklikten öteye biraz komik olsun diye yazılmış bir kitap olduğu kanısı bulaştı . Kitap eğlenceli gerçekten hemen bitiveriyor okutuyor kendisini, karakter tahlilleri derin sayılmasa da iyi ancak karakter geçişlerinde sıkıntı var. Sürekli kitapta özlü sözler verilmiş pek sevmiyorum ve bu özlü sözler kısa ve ne idüğü belirsiz şeyler üzerine. Kitapta ki karakterleri birbirinden ayıramıyorsunuz, sürekli yanyanalar biri konuşmaya başlıyor ama hangisi konuşuyor karışıyor ortalık. Karakterlerden çok anlatıcının kendisini görüyorsunuz, karakteri yaşatmıyor kısaca. Ama yazarın yaratıcı bir hayalgücü olduğu kesin olayları nerelerden nerelere bağladığına bazen inanamıyorsunuz :) Ödül almış bir kitap bitirdim ama iyi ki okudum diyemedim. Ama okurken çok rahat okudum diyebilirim Kitabı okurken farkettim Ersin Karabulut'un çizimleri vardı. Bu Ersin Aleviweb ve sonrasındaki RenkHaber sitesinde Sayım çınarla birlikte yazılarını yayımlayan ersin miydi evet ta kendisi:)
Korkma Ben VarımMurat Menteş · İletişim Yayınları · 20199,7bin okunma
9/10
·167 syf.··
Beğendi
·
2024 18. kitabı
Bizim büyük çaresizliğimiz Barış bıçakcının bir romanı. Bu aralar kitabı e reeder veya telefondan okumak daha bir cazip geliyor bana. Gece uyurken uzanırken sağ sola dönmeden rahatça elimde okuyup üzerine not almak tembellikten olsa gerek iyi geliyor :) "Yıldızlı bir gecede, gökyüzünün altında kendini acemi ve çaresiz hissedersen, bu, yıldızlara bakarak başka şeyler düşündüğün içindir. Yıldızlara bakarak yalnızca yıldızları düşünmek gerekir. " Bu aralar beni bayağı sardı bu kitap. Bu kitapda üzerine aldığım notları paylaşmak istedim.. "Her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi? Anılarımızı avuç dolusu su gibi her sabah yüzümüze çarpmanın işe yaramayacağına kim inandırabilir?" "Ah Çetin, ne kadar zordu değil mi bu konuşmayı dinlemek! Nasıl söyleyecektik ona! Ben hâlâ bilmiyorum Çetin, bir ölüm haberi nasıl verilir? Neyi gözetmeli insan? Haberi alacak kişinin daha az sarsılmasını mı? Böyle bir şey mümkün mü? Olabildiğince geç öğrenmesini mi? Geçen sürede ölenler dirilemeyeceğine göre! Ölümü korkunç bir şey olmaktan çıkarmaya, anlaşılır, kabul edilebilir bir şey olarak göstermeye mi çalışmalı?" "Neden bir rüya görürüz? Her şey olup bittikten sonra neden bir de rüya görürüz? Karmaşanın, keşmekeşin, hayatın yorucu zenginliğinin içinde eksik kalan nedir ki, uykunun kuytusunda ille de tamamlanması gerekir? Rüyamızda, birbiriyle ilgisiz gibi görünen ayrıntıları bilincimiz önden gürültülü bir lokomotif gibi çekip bir yere, örneğin bir anlama mı götürür? Yoksa o ayrıntılar bilincimizin balonuna batan iğneler midir?" "İstanbul'da sizde kaldığımda yere serdiğin yatakta rahat uyuyup uyumadığımı, balıklama atladıktan sonra atlarken bacaklarımı kırıp kırmadığını, sevgilini beğenip beğenmediğimi onlarca kez sorarsın. Yanıtlarımla da
Bizim Büyük ÇaresizliğimizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 202010bin okunma
Reklam